Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1462 E. 2026/1375 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1462
Karar No
2026/1375
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1462

KARAR NO:2026/1375

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:22.05.2026 tarihli ara karar

NUMARASI:2026/435 Esas

DAVANIN KONUSU:İtirazın iptali (Ticari satımdan kaynaklanan)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili talep dilekçesinde özetle;.... AŞ kurulduğu günden beri motorlu perde, perde vb birçok ürün seçeneğinin imalat ve satışını yaptığını, davalının siparişi üzerine müvekkili şirketin üretip teslim ettiği 10 adet Zıp perde ve 1 adet kumanda satışına ilişkin olarak 13.02.2025 tarihli,... numaralı, 743.635,08 TL bedelli fatura ve e-irsaliye düzenlendiğini, davalının faturayı kabul ederek ticari defterlerine işlediğini, müvekkilinin kestiği fatura bedelinin 743.635,08 TL olup, bahse konu ürünler için davalı şirket tarafından 16.08.2024 tarihinde avans olarak 250.000,00 TL ödeme yapıldığını, avans ödemesinden sonra kalan bakiyenin 493.635,80 TL olduğunu, bakiye tutarın fatura tarihinden itibaren on beş gün içerisinde ödenmesi gerektiği halde fatura borcuna istinaden 14.02.2025 tarihinde 100.000,00 TL ve son olarak 17.02.2025 tarihinde 100.000,00 TL’lik ödeme yapıldığını, davalı borçlunun bakiye kalan borcunun 293.635,08-TL olduğunu, davalının borcunu tüm taleplere rağmen ödememesi üzerine taraflarınca Kadıköy... Noterliğinin 01/07/2025 tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarnamenin keşide edildiğini, davalının fatura bakiyesini yaklaşık altı aya yakın gecikmeye, keşide edilen ihtara ve verilen süreye rağmen ödememesi üzerine İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile bakiye 293.635,08-TL alacak ve faizleri için ilamsız icra takibi başlatıldığını, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını anlaşamama ile dosyanın kapatıldığını, davalı şirketin taraflar arasında cari hesap alacağı olarak likit olan, davalı tarafça da bilinip ticari defterlerine işlenerek kabul edilmiş olan bir tutara ilişkin ikame edilmiş icra takibine itiraz etmesinin kötü niyetli ve icra inkâr tazminatını gerektirecek bir hareket olduğunu, davalının kabul ederek ticari defterlerine işlemiş olduğu ve bir kısmını ödemiş olduğu fatura bakiyesini ödemeye yanaşmaması ve sadece " hiçbir borcum yoktur" şeklinde haksız ve mesnetsiz bir itirazda bulunmuş olmasının davalının kötü niyetli ve mal kaçırma saiki ile hareket ettiğini gösterdiğini iddia ederek, öncelikle takip tutarı kadar ihtiyati haciz kararı verilmesini, esas bakımından ise davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranındaki icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 22.05.2026 tarihli ara kararında; "... İhtiyati tedbir/haciz kararları esas hakkında kesin bir kanaat oluşmadan ve tam bir ispat aranmadan, yaklaşık ispatın varlığının yeterli olduğu hallerde verilen geçici nitelikte hukuki korumaya ilişkin kararlardır. Buna göre somut olayda, dava dilekçesi ile sunulan ve dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden talebin haklılığını ortaya koyacak yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı, taraflarca sunulacak delillerin değerlendirilmesinin ardından davacının talep edebileceği bir alacak miktarı bulunup bulunmadığının belirlenebileceği, henüz alacak iddiasının ihtilaflı olduğu, alacağın bu haliyle muaccel olduğundan söz edilemeyeceği, davalının İİK'nun 257/2.maddesinde bentler halinde belirlenen davranışlar içerisine girdiği yönünde dosyamıza herhangi bir delil de sunulmamış olduğu anlaşıldığından bu aşamada verilecek ihtiyati haciz kararının ölçülü olmayacağı değerlendirilerek..." gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine, karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; toplanan ve sunulan deliller göz önünde bulundurulduğunda, mahkemece verilen ret kararının isabetli olmadığını, davada ortaya çıkan delil ve durumlar neticesinde davalının müvekkili şirkete borçlu olduğu ve bunun ticari kayıt ve defterlerine girerek vergi dairesine de bildirdiğinin görüldüğünü, ayrıca davalının bakiye ödemeyi yapmayıp tahsilatı geciktirmeye çalışmış olmasının da ödeme aczini gösterdiğini ihtiyati haciz ve gerekse ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğunu, davalının kabul ederek ticari defterlerine işlemiş olduğu ve bir kısmını ödemiş olduğu bakiye faturayı ödemeye yanaşmamasının ve hiç bir borcu olmadığına yönelik haksız ve mesnetsiz itirazda bulunmuş olmasının borçlu davalının kötü niyetli ve mal kaçırma saiki ile hareket ettiğini göstermekte olduğunu, delil listesinde sunulan vergi dairesinden istenilen dosyaya gelen BA-BS formlarına göre davalı şirketin müvekkile olan borcunu ticari defterlerine işlediğini ve alacağın ispatlandığını, dolayısı ile yaklaşık ispat ölçüsünün ötesinde davanın ispatlanmış olduğunu, emsal ilamlardan da mahkemenin bu türlü taleplerde ihtiyati haciz talebini kabul ettiğini iddia ederek, mahkemenin 22.05.2026 tarihli ara kararının kaldırılmasını ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Talep, esas dava içinde İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati hacze ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş, bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Esas dava, ticari satıma ilişkin fatura ve açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık, ihtiyati haczin yasal şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğu konusunda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli olup kesin bir ispat aranmaz. Somut olayda, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 13.02.2025 tarihli ticari satım konusu KDV dâhil 743.635,08 TL tutarında e-fatura düzenlemiştir. 01.07.2025 tarihli Kadıköy .. Noterliğinde düzenlenen ihtarname ile söz konusu fatura ve taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında ödenmeyen 293.635,08 TL'lik borç ve temerrüt faizinin üç iş günü içerisinde ödenmesi talep edilmiştir. İhtarname içeriğinde, müvekkilinin üretip teslim ettiği 10 adet ... Perde ve bir adet kumanda satışına ilişkin şirkete 13.02.2025 tarihli fatura ve e-irsaliye kesildiği, faturanın kabul edilerek ticari defterlere işlendiği, ilk olarak 16.08.2024 tarihinde 250.000,00 TL, 14.02.2025 tarihinde 100.000,00 TL ve son olarak 17.02.2025 tarihinde 100.000,00 TL'lik ödeme yapıldığı ancak bakiye 293.635,08 TL'Lik borcun ödenmediğinin belirtildiği, davacı tarafça ihtarnameye konu edilen 293.635,08 TL bakiye fatura alacağı ile işlemiş faiz olmak üzere toplam 312.483,08 TL alacağın tahsili amacı ile davalı hakkında İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 31.03.2026 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin borca ve ferilerine itiraz etmiş olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya ibraz edilen Sarıgazi Vergi Dairesi Müdürlüğünün 03.06.2026 tarihli BA/BS formuna ilişkin cevabı yazısında; Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik belge olarak düzenlenen belgelerin 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren form BA ve BS bildirimlerine dâhil edilmeyeceği, elektronik olarak düzenlenen belgelerin BA/BS formuna dâhil etme zorunluluğunun bulunmadığı, elektronik olarak düzenlenen belgelerin mükellef tarafından bildirim zorunluluğu olmaksızın kayıtlarda yer aldığı, 01.03.2023 tarihi itibariyle uygulanmak üzere tüm alış veya satışların elektronik belge olarak düzenlenen belgelerden oluşan mükelleflerin ilgili dönem form BA ve form BS bildirimlerini verme yükümlülüğünün kaldırıldığı, elektronik belge uygulamalarının yaygınlaşması, elektronik ortamda düzenlenen belgelere erişimin kolaylaşması ve kamu kurumları arasındaki bilgi paylaşımının etkinleşmesine bağlı olarak vergi mükelleflerinin uyum maliyetlerinin azaltılması, mükellef ve meslek mensupları tarafından verilmesi gereken bildirimlerin azaltılması amacıyla Eylül 2024 dönemi bildirimlerinden başlamak üzere form BA ve form BS bildirimlerinin verilmesi uygulamasına son verilmesinin uygun bulunduğu belirtilerek, karşılaştırmalı alış satış analizinin gönderilmiş olduğu görülmüştür. Davacı tarafça dava dilekçesine delil olarak e-fatura, ihtarname örneği ile birlikte karşılaştırmalı alış satış analiz raporu örneklerini eklemiştir. Davalı şirkete ait 2025 yılına ilişkin 29.09.2025 tarihli karşılaştırmalı alış-satış analiz raporunda davacı şirketin yer aldığı, alınan mal veya hizmet KDV hariç tutarın 619.695,90 TL olarak gösterilmiş olduğu, söz konusu bedelin takip konusu yapılan fatura toplam bedeli kadar olduğu anlaşılmıştır. Deliller arasında yer alan davalı şirkete ilişkin 2025 yılına ait karşılaştırmalı alış satış analiz belgesindeki davacı şirkete ilişkin bilgiler ve diğer deliller dikkate alındığında, İİK'nın 258. maddesi kapsamında alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat getirmeye yeterli delillerin ibraz edilmiş olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince, takip konusu asıl alacak bakımından ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, talebin reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun asıl alacak bakımından kabulü gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair 22.05.2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin 293.635,08 TL asıl alacak üzerinden kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu 22.05.2026 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;

1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca teminat karşılığı kısmen kabulü ile davalının 293.635,08 TL davacı alacağını karşılamaya yeterli miktardaki haczi kabil taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine,

2-İİK'nın 259. maddesi uyarınca takdiren %15 oranında belirlenen 44.045,26 TL nakdî teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın icrası için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, ihtiyati haciz talep eden davacı vekiline verilmesine,

3-İhtiyati haciz kararı dava içinde talep edildiğinden, davacı yararına avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,

4-Kararın asıl icra dosyası üzerinden yerine getirilmesine,

5-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harcının ise talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,

6-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

7-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

8-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 14.07.2026

KANUN YOLU : İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 362/1.f maddeleri uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1462, K. 2026/1375, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1462-e-2026-1375-k-3e4e3b6bdc65