Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2519 E. 2026/2646 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2519
- Karar No
- 2026/2646
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/2519
KARAR NO:2026/2646
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:21/08/2026
NUMARASI:2026/1605 E -
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:06/10/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlunun kullanımında bulunan ... yardımcı tesisat numaralı "... Beyoğlu/İstanbul " adreste 11.12.2025 tarihinde yapılan kontrolde, "Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Madde 1/a fıkrasında yer alan ilgili kullanım yerinde ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan elektrik enerjisi kullanıldığı " hususları tespit edilmiş olup karşı tarafın işbu tüketiminin, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-a maddesi kapsamında kaçak elektrik kullanımı niteliğinde olması sebebiyle davalı/borçlu adına ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini, davalının işbu kaçak elektrik kullanımına istinaden davalı adına Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda 16/12/2024-11/12/2025 tarihleri arasında 360 GÜN X 31,02 KW X 0,6 X 9,6H =64323 kWh enerji tüketimi karşılığı 842.207,64-TL tutarında kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, fatura hesaplaması, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri kapsamında yapılmış ve kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirilmiş olup tespit ve tahakkukta hata bulunmadığını, şirketlerince uygulanması zorunlu olan, onaylı ulusal tarife bileşenleri hakkında müvekkil şirketin herhangi bir tasarrufu söz konusu olmayıp konu hakkında tasarruf sahibi olan Kurum EPDK olduğunu, dolayısıyla müvekkil şirket tespit ve tahakkukları hukuka uygun olduğunu, öncelikle davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, davalı/borçlunun İstanbul 31. İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamını, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ,müvekkili şirketin dava konusu yerle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını,fiilen kullandığı ve kiraladığı yerin başka yer olduğunu beyanla ,adresini bildirimiştir.Mahkemece 21/08/2026 tarihli ara karar ile ; davacı vekilinin İhtiyati Haciz Talebinin Reddine karar verilmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden fatura tahakkuk ettirilmiş olduğu, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olsa da bu takibin borçlunun itirazı üzerine durdurulduğu, buna ilişkin olarak ilk derece mahkemesinden ihtiyati haciz kararı talep edildiği, talebin reddine karar verildiği, davalı yanın müvekkili kurumun dağıtımını sağladığı elektriği Kaçak/Usulsüz kullandığı, bu kullanımın mevcudiyeti dava dilekçesi ile sunmuş oldukları kaçak tespit tutanağından,görüntülerden,Kaçak Tahakkuk Hesap Bülteninden ve faturalardan kesin olarak anlaşıldığı, Kanunun öngördüğü şekilde alacak ve haciz sebepleri hakkında net deliller sunulmuş olmasına rağmen İlk derece mahkemesince talebin haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiği,2024 tarihli güncel istinaf ve Yargıtay kararlarında kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı fatura alacaklarının, dosya sunulan kaçak görüntüleri, video kayıtları ve mükerrer tutanaklar ile yaklaşık ispatın sağladığından bahisle ihtiyati haciz talebinin kabul edilebileceğine ilişkin güncel kararları bulunduğunu,kaçak elektrik kullanımından kaynaklı farklı BAM kararlarına ilişkin Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2024/83 Esas 2024/1218 Karar sayılı dosyasından verdiği 25.03.2024 tarihli kararı ile uyuşmazlığı gidermiş, özetle her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, elektrik abonesinin kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğine karar verdiğini,diğer yandan kaçak tutanaklarının aksi sabit olana kadar geçerli belgelerden olduğu,İİK 257. Madde hükmünün açık olup,somut olayda ihtiyati haciz koşullarının mevcut olduğunu,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosyadaki belge ve bilgilere göre;davalı hakkında işyeri ile ilgili olarak kaçak elektrik tespit tutanağı tutulduğu,kaçak ve kaçak ek faturalar düzenlendiği, tutanakta abone/kullanan kısmında davalı isim ve imzasının bulunmadığı,mahal 2 hafta önce boşaltılmış olduğundan güç tesbiti yapılamadığının tutanağa yazıldığı görülmektedir.Takip dosyasındaki borca itiraz dilekçesinde ,davalı vekilince müvekkilinin borcunun bulunmadığından bahisle itiraz edildiği görülmüştür.İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa,rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.Talep eden tarafça dosyaya kaçak elektrik tesbit tutanağı,fotoğraflar,tahakkuk belgeleri ,fatura delil olarak sunulmuştur.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir.( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır.Dosyadaki bilgi ,belge ve beyanlara,cevap dilekçesi içeriği ve eklerine göre yapılan değerlendirmede;davacı tarafça dosyaya sunulan yukarıdaki belge içeriklerine göre, talebin para alacağına ilişkin bulunduğu ,somut olay ve dava konusu bakımından yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediği anlaşılmakla ,davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/10/2026