Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2482 E. 2026/2661 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2482
Karar No
2026/2661
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2026/2482

KARAR NO:2026/2661

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:26/02/2026

NUMARASI:2026/116 D.İŞ - 2026/123 K

DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz

KARAR TARİHİ:06/10/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İhtiyati haciz talep eden vekilinin dilekçesinde özetle; Müvekkil kurum ekiplerince 04.12.2025 tarihinde Otel işletme adresinde yapılan kaçak elektrik tüketimi tespitini, davalının sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ettiğini, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirildiğini, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketildiği tespit edilerek ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, akabinde EPTHY mevzuatı kapsamında toplam 210.116,80 TL bedelli kaçak tüketim faturaları tahakkuk ettirildiğini, karşı tarafın iş bu fatura borçlarını ödemediğini, icra takibinin başlatıldığını ancak ödeme emrinin tebliğ edilmediğini beyanla ,210.116,80 TL kaçak elektrik tüketim faturası kaynaklı toplam alacak tutarı 230.641,01 TL üzerinden İstanbul 37. İcra Dairesi ... dosyasında borca yeter miktardaki menkul ve gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi ve muhafazası ile öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise de takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 26/02/2026 tarihli ara karar ile ; talebin kısmen kabulÜ ile Davalı ... Şirketi yönünden, 230.641,01-TL üzerinden %15 teminat ile yukarıda yazılı belgeler nedeni ile yine yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı borçluların, yukarıda belirtilen borç tutarı ile sınırlı olmak kaydıyla ve İcra ve İflas Kanununda muayyen tahditler dairesinde, yukarıda yazılı teminatın yatırılması koşulu ile menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının İhtiyaten Haczine,Davalı ... yönünden şirket yetkilisi olduğu yaklaşık olarak ispat edilemediğinden REDDİNE karar verilmiştir.Mahkemenin ara kararına davalı vekilinin 09/03/2026 tarihli dilekçesi ile itiraz edilmekle itirazın mürafaalı olarak incelenmesi ile ,23/06/2026 tarihli ara karar ile ,"mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararına karşı yetki ve ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığı nedenleriyle itiraz edildiği, davalının yerleşim yeri itibariyle mahkememizin görevli ve yetkili olduğu, talebe konu alacağın yaklaşık olarak ispat edildiği" gerekçesiyle İhtiyati Hacze İtirazın Reddine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı şirket vekilince verilen istinaf dilekçesinde ;" ek kararda yalnızca 'talebe konu alacağın yaklaşık olarak ispat edildiği kanaatine varıldığından itirazın reddine.' şeklinde hüküm kurulmuştur. Mahkeme kararlarının somut ve hukuki gerekçe içermesi gerekmektedir.Daha önce mahkemeye sunmuş olduğumuz itiraz dilekçesinde; yetki itirazı, ödeme emrinin usulsüzlüğü, tutanağın ispat gücü ve ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı tarafımızca ileri sürülmüştür. Söz konusu ek kararda ise tüm bu itirazlar ele alınmamış ve gerekçesiz şekilde hüküm kurulmuştur.Somut olayda karşı taraf ... A.Ş. bir özel hukuk tüzel kişisidir.Tutanak, kendi çalışanlarınca düzenlenmiş olup müvekkil şirketin imzasını içermemekte ve müvekkil tarafından kabul edilmemektedir.Tutanağa eklenen fotoğraf ve görüntü kayıtlarının doğruluğu tespit edilmemiştir.Müvekkil .... Şti., ticaret siciline tescilli adresiyle faaliyet göstermekte; muayyen yerleşim yeri mevcuttur. Alacaklı, ihtiyati haciz dilekçesinde ve mahkeme kararı gerekçesinde müvekkilin mallarını kaçırma, gizleme veya kaçma girişiminde bulunduğuna dair somut hiçbir olgu ortaya konulamamıştır. Bu durumda ihtiyati haczi usule uygun kılacak herhangi bir durum söz konusu değildir.Dava konusu alacak, nihai hukuki niteliği bakımından kaçak elektrik kullanımından doğan bir alacak olup yargılamayı gerektirmektedir. Bu nitelikteki bir alacak için, borçlunun yerleşim yeri belirli ve ticari faaliyeti süregelen bir şirket aleyhine, ölçülülük ilkesini gözetmeksizin ihtiyati haciz kararı verilmesi ve itirazın gerekçesiz biçimde reddedilmesi açıkça usule ve hukuka aykırıdır." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın kaldırılması istenmiştir.Yapılan inceleme sonucunda;Davalı şirket hakkında işyeri ile ilgili olarak kaçak elektrik tespit tutanağı tutulduğu,kaçak ve kaçak ek faturalar düzenlendiği, tutanakta abone/kullanan kısmında davalı isim ve imzasının bulunmadığı görülmektedir.İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır.Dosyadaki bilgi ,belge ve beyanlara göre yapılan değerlendirmede;davacı tarafça dosyaya sunulan belge içeriklerine göre, talebin para alacağına ilişkin bulunduğu, somut olay ve dava konusu bakımından,,davalı şirket yönünden yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, dava konusu alacağın muaccel olduğu ve ödenmediği, rehin ile temin edilmediği, bu aşamada mevcut delil durumuna göre, İİK'nın 257. md. hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği değerlendirilerek ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve itirazın reddine karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından ,davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2482, K. 2026/2661, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2482-e-2026-2661-k-8ce61f2eba83