Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1701 E. 2026/1583 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1701
- Karar No
- 2026/1583
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1701
KARAR NO: 2026/1583
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25.05.2026 tarihli Ara Karar
NUMARASI: 2026/1541 Esas
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki söz konusu olduğunu, davalının müvekkili şirkete 185.557,26 TL borcunun olduğunu, davalının üzerine düşen ödemeye ilişkin edimlerini yerine getirmediğinin ortada olduğunu, davalı şirketin icra takibine yönelik yapmış olduğu itirazın tek amacının icra takibini durdurmak ve itirazın iptali neticesinde müvekkilinin alacağının tahsilini imkansız hale getirmek olduğunu iddia ederek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, müvekkilinin alacağının tahsilinin ileride imkansız hale gelmesi ihtimali de dikkate alınarak, öncelikle teminatsız aksi kanaatte ise uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 25.05.2026 tarihli ara kararıyla; "...Hukuki koruma tedbirlerinden biri olan ihtiyati haciz İİK 257 vd maddelerde düzenlenmiştir. Talepte bulunan tarafından talebin dayanağı olarak sunulan alacağın varlığı ve muaccel olduğuna ilişkin belgeler, alacağın varlığı yönünde yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiği yönünde Mahkememizde bir kanaat oluşturmamıştır. Talepte bulunanın aleyhine talepte bulunan kişiden alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne miktar alacaklı bulunduğu ancak yargılama ile belirlenebilecek niteliktedir.
Hal böyle olunca, talepte bulunan tarafından sunulan bilgi ve belgeler kapsamında İİK 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmediği sonucuna varıldığından...." gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin reddine, karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı borçlu ile aralarında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, takibe konu alacağın muavin defteri ve fatura alacağından kaynaklandığını, faturalar incelendiğinde takip tarihi itibariyle davalının müvekkiline 185.557,26 TL borcu bulunduğunu, müvekkili tarafından davalıya ticari satış yapıldığını ancak malların bedelinin müvekkiline ödenmediğini, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, delillerden anlaşılacağı üzere takip tarihi itibariyle müvekkilinin alacağı olduğunu, yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, kesin ispatın aranmadığını belirterek, mahkemenin 25.05.2026 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik ara kararın kaldırılmasına ve öncelikle teminatsız olarak, aksi takdirde uygun bir teminatla ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, ticari satıma ilişkin bakiye fatura alacağının tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair 25.05.2026 tarihli kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı vekili davalı hakkında, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 185.557,26 TL alacağın tahsili amacı ile 24.04.2026 tarihinde ilamsız icra takibi başlatmıştır. Takibe dayanak olarak, muavin defteri, fatura alacağı gösterilmiştir. İİK'nın 257.maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.
İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; e-fatura örneklerini ve muavin defter örneğini ibraz etmiştir. Talep tarihi itibariyle takip konusu edilen bakiye fatura alacağına dair kanaat getirici delillerin yeterli olduğundan söz edilemeyecektir. Özellikle ticari satım sonucunda düzenlendiği anlaşılan faturalardan dolayı kanaat getirici deliller mevcut değildir. Yargılamanın devam eden aşamalarında kanaat getirici delillerin ibrazı halinde yeniden ihtiyati haciz talebinde bulunulabileceğinden mahkemece verilen ret kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Kararda yer verilen alacağın yargılama ile belirleneceğine dair niteleme geçici hukuki koruma niteliğindeki ihtiyati haciz talebine uygun düşmemekle birlikte sonuca etkili görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen 25.05.2026 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 24.09.2026