Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/397 E. 2026/1514 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/397
- Karar No
- 2026/1514
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/397 KARAR NO : 2026/1514
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP :...
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/12/2025 NUMARASI : 2025/14 HAKEM ESAS- 2025/4 HAKEM KARAR
DAVACI : ... VEKİLİ : ... İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 13/10/2026 KARARIN YAZ. TARİH : 13/10/2026
Taraflar arasındaki davada mahkemece verilen hüküm aleyhine istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmuş olmakla, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... mahallesinde bulunan ve davalı belediye başkanlığı tarafından denizden dolgu ile temin elde edilen golf alanının 28/11/2022 tarihinde davalı belediyeye tahsil ediliğini, öncesinde tesisin belediye tarafından 15/11/2019-17/02/2022 tarihleri arası Türkiye Golf Fedarasyonuna yıllık KDV dahil 320.000,00 TL bedelle, 18/02/2022 tarihinden itibaren ise yıllık 492.000,00 TL+KDV bedelle ...'ne kiralandığını belirterek, 15/11/2019-14/11/2020 dönemi için 271.187,00 TL, 15/11/2020-14/11/2021 dönemi için 303.025,00 TL, 15/11/2021-17/02/2022 dönemi için 92.349,00 TL, 18/02/2022-28/11/2022 dönemi için 382.817,00 TL için toplam 1.049.378,00-TL alacağın her bir yılına ilişkin olanın ayrı ayrı vade tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 5393 sayılı kanunun 79. Maddesi uyarınca müvekkil idarenin tasarrufunda bulunan bir alanda mevzuat hükümlerine uygun tesislerin imal edildiğini, tasarruf yetkisinin Maliye Bakanlığı tarafından uygun bulunduğunu, bu sürecin gecikmesinin müvekkilinin kusur ve sorumluluğunda olmadığını, ... tesisin 15/11/2019 tarihli ek protokol ile 5 yıllık süre ile KDV dahil 320.000,00 TL bedelle kiralandığını, 15/11/2019 tarihli ek protokol iptal edilerek golf tesislerinin 18/12/2022 tarihinde geri teslim alındığını, yapılan sözleşme kapsamında içme suyu bedelinin müvekkili tarafından karşılandığını ve imalatlar yapıldığını, yapılan imalatların güncel tutarının 633.102.076,00 TL'ye ulaştığını, ayrıca doğrudan ödenen tutarların güncellenmiş haliyle 22.722.723,54 TL olduğunu, toplamda belediyenin bugüne kadar yaptığı yatırımın 657.909.185,06 TL olduğunu, ... ile sözleşmenin başlangıç tarihinin 18/02/2022 olarak belirlendiğini, bu şirketin kira gelirinin 18/06/2022 - 28/11/2022 tarihleri arası olduğunu, tesisten 15/11/2019 - 28/1/2022 tarihleri arası elde edilen toplam kira bedelinin 1.126.185,78-TL olduğunu ayrıca ... ile yapılan sözleşme uyarınca sözleşme süresinde içme ve sulama suyu bedeli olan 2.084.385,52-TL'nin müvekkili tarafından karşılandığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, "1-Tüm dosya kapsamından ... ili ... ilçesi ...mevkinde bulunan ve halen golf tesisleri olarak kullanılan toplam 552.131,79 m2 yüzölçümlü alanın ....tarafından denizden dolgu ile elde edildiği, ... Müdürlüğüne yazılan 01/08/2019 tarih ve 29905 sayılı yazısı ile 5393 Sayılı Kanunun 79. maddesi gereği belediye adına devredilmesini istediğindiği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mili Emlak Genel Müdürlüğü'nün Samsun Valiliğine gönderdiği 28/11/2022 tarihli yazı ile tesisin... tasarrufuna bırakılmasının uygun bulunduğu ancak bahse konu taşınmazın bu tarih öncesi Büyükşehir Belediyesi tarafından kiraya verilmek suretiyle gelir elde edildiği ancak bu dönemdeki tasarruf yetkisinin davacı tarafa ait olduğu ileri sürülerek işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. 2-Davalı belediyenin dava konusu taşınmazı denizden doldurmak suretiyle kazandığı, tasarruf yetkisinin kendisine bırakılma tarihine kadar bu yerin devletin hüküm ve tasarruf altında olduğu bu nedenle kiralamak suretiyle elde ettiği gelirin tahsilinin talep edildiği, davacı ile davalı arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmaması sebebiyle talebin niteliğinin ecrimisil (haksız işgal tazminatı) olduğu tespit edilmiştir. 3-Öğreti ve yargı kararlarına göre ecrimisil tazminatı zilyet olmayan malikin malik olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat türüdür. 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İBK'nda; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira bedeli, en fazlası mahrum kalınan gelir kaybı karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. 4721 sayılı TMK'nın 995. maddesinin 1. fıkrasında, iyi niyetli olmayan zilyedin geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır. Haksız işgal eden kişiden ecrimisil ile birlikte her dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faiz de talep edilebilir. Kamu hukukunda ise ecrimisil alacağını doğuran olay hazineye ait ya da devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmaz malların geçerli bir hukuki sebebe dayanmayan fuzüli işgalidir. 4-Dava konusu yapılan alanın ...Mahallesinde bulunan ...m² olarak alanın büyükşehir belediyesi tarafından denizden doldurulmak suretiyle elde edildiği ve golf sahası olarak bilindiği dosya kapsamıyla sabittir. Büyükşehir Belediye Başkanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğüne yazdığı 01/08/2019 tarihli yazı ile söz konusu golf alanının 5393 sayılı kanunu 79/2.maddesi gereği kendisine devredilmesini talep etmiştir. Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü ise 28/11/2022 tarihli yazı ile söz konusu talebi uygun bulmuştur. Davada çözümlenecek sorun ise ilgili alanın davalıya tahsisinin yapılmasından önce 15/11/2019 tarihinden itibaren kiraya verilerek kullanılması sebebiyle tahsisin yapıldığı 28/11/2022 tarihine kadar ecrimisil ödemekle yükümlü olup olmadığına ilişkindir. 5-3621 Sayılı Kıyı Kanununun 7. maddesi "Kamu yararının gerektirdiği hallerde, uygulama imar planı kararı ile deniz, göl ve akarsularda ekolojik özellikler dikkate alınarak doldurma ve kurutma suretiyle arazi elde edilebilir. ...Bu araziler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır, özel mülkiyet konusu olamaz." hükmünü içermektedir. 5393 Belediye Kanunu 79/2.maddesinde "...belediye tarafından deniz, akarsu ve gölden doldurma suretiyle kazanılan alanlar Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak kullanılmak şartıyla Maliye Bakanlığı tarafından belediyelerin, büyükşehirlerde, Büyükşehir Belediyelerin tasarrufuna bırakılır..." hükmü bulunmaktadır. Anılan mevzuat hükmü karşısında denizden doldurularak kazanılan golf sahasının kiraya verildiği, 15/11/2019 tarihi ile davalıya tahsis yapılan 28/11/2022 tarihleri arasında mülkiyet hakkının Hazineye ait olduğu ve tahsis kararının olmadığı bu dönemde kiraya verilmek suretiyle gelir getirecek şekilde 3.kişilere kullandırılması sebebiyle Hazinenin ecrimisil talebinde bulunabileceği kanaatine varılmıştır. 6-Davalı belediye dava konusu yapılan golf sahasını 15/11/2019-18/02/2022 tarihleri arasında Türkiye Golf Federasyonu Başkanlığına, 18/02/2022- 28/11/2022 tarihleri arasında Green Sanat Spor Sanayi Ticaret Limited Şirketine kiraya verdiği ve gelir elde ettiği sabittir. Talep, elde edilen gelirin ödenmesine ilişkindir. Ecrimisil alacağının en azı kira bedeli olduğundan ve talepte bu hususa yönelik olmakla davalı belediyenin golf federasyonu ve Green Sanat Spor Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile yaptığı kira sözleşmeleri kapsamında ecrimisil hesabı yapılmalıdır. 7-Bilirkişiden alınan 11/09/2025 tarihli raporda; .... ile yapılan kira sözleşmeleri kapsamında başlangıç ve bitiş dönemleri tespit edilerek 15/11/2019-14/11/2020 dönem için 271.187,00 TL, 15/11/2020-14/11/2021 dönemi için 303.024,35 TL, 15/11/2021-18/12/2022 tarihleri arası 92.348,12 TL olmak üzere toplam 666.559,47 TL ecrimisil tespit edilmiştir. Raporda ... ile yapılan sözleşmedeki ödeme maddesi nazara alınarak 18/06/2022 tarihinden başlamak üzere aylık 41.000,00 TL üzerinden hesaplama yapılmıştır. Ancak ecrimisil alacağında önemli olan kira bedelinin ödeneceği tarih değil taşınmazın fiilen kullanıma bırakıldığı tarihtir. Bu kapsamda davalı ile ... arasında yapılan sözleşmenin başlangıç tarihi 18/02/2022 olduğundan bu tarihten itibaren davacıya karşı ecrimisil ödemekle yükümlü olması gerektiği kanaatine varılmıştır. Buradan hareketle aylık 41.000,00 TL üzerinden 18/02/2022 tarihi ile 28/11/2022 tarihi arası toplam ecrimisil bedeli 382.666,67 TL hesaplanmıştır. 8-Ecrimisil alacaklarından dönem sonlarından itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir. Bu nedenle ... ile yapılan kira sözleşesi kapsamında 15/11/2019-14/11/2020 dönemi için 271.187,00 TL'nin 14/11/2020 tarihinden, 15/11/2020 - 14/11/2021 dönemi için 303.025,35 TL'nin 14/11/2021 tarihinden, 15/11/2021 - 17/02/2022 dönemi için 92.348,12 TL'nin 17/02/2022 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir. ... ile yapılan sözleşme aylık ise de 18/02/2022- 28/11/2022 dönemi için toplam 382.666,67 TL'nin 28/11/2022 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. 9-a)Davalı idare 2019 yılında tahsis talebinde bulunmuş ise de, bu husus tahsis kararı alınmadığı sürece taşınmazın hukuka uygun kullanıldığı anlamına gelmez. Mülkiyet sahibi Hazine tarafından açıkça izin verilmediği müddetçe davalının kullanımı haksız işgal mahiyetindedir. Bu nedenle bu yöne ilişkin savunma yerinde görülmemiştir. b)Dava konusu alanda belediyenin masraf yapmış olması kullanım izni vermez. Yapılan masraf elde edilen gelirin karşılığıdır. Bu kapsamda ... ile yapılan sözleşmedeki hükümler ve davalının ödemeleri davacı tarafı bağlayıcı nitelikte değildir. Aynı şekilde davalının sözleşme yaptığı ... kira bedelinin sözleşme tarihinden daha sonraki bir tarihten itibaren başlayacağına ilişkin hüküm yukarıda açıklandığı üzere haksız işgal tazminatının başlangıç tarihini değiştirmez. Davalının fiilen kullanım tarihinden itibaren sorumluluğu başlamaktadır. Açıklanan bu sebeplerle davalının beyanları yerinde görülmemiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçe ile, davanın kabulüne, 15/11/2019-14/11/2020 dönemi için 271.187,00 TL'nin 14/11/2020 tarihinden, 15/11/2020- 14/11/2021 dönemi için 303.025,35 TL'nin 14/11/2021 tarihinden, 15/11/2021 - 17/02/2022 dönemi için 92.348,12 TL'nin 17/02/2022 tarihinden, 18/02/2022- 28/11/2022 dönem için toplam 382.666,67 TL'nin 28/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, müvekkil idareye tahsis edilen dolgu sahası üzerine yapılan golf sahası ve tesislerin tamamının müvekkil idare tarafından bedeli ödenmek suretiyle yapıldığını, daha sonra ... ile imzalanan protokol ile 5 yıllık süre ile işletilmek üzere federasyona bırakıldığını, tesislerin... kullanımında olduğu dönemde sulama/içme suyu bedeli olan 2.084.385,52-TL'nin müvekkili tarafından karşılandığını, bu dönem için federasyondan tahsil edilen toplam tutarın ise (kira/gecikme faizi ve masraflar dahil) 907.519,11-TL olduğunu, mahkemece söz konusu alandaki yatırım davacı tarafça yapılmış gibi karar verildiğini, davacı tarafın kanuni zorunluluk arzeden devir işlemini yıllar boyunca sürüncemede bırakarak yapmamış olması ve sonunda kendi gecikmesi sebebiyle geç yapılan devir işlemine kadar geçen süre için bir de ecrimisil talep etmesinin kötüniyet olduğunu, kötüniyetin hukuk tarafından korunamayacağını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminde bulunmuştur. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının yerinde olduğundan bahisle davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, ecrimisil alacağı istemine ilişkindir. Dosyadaki belgeler, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve dairemizce de benimsenen gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, tahsis kararı öncesi taşınmazı kullanan davalının ecrimisil ödemekle yükümlü olduğu, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 3533 Sayılı Kanun'un 6/2-a ve HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 3533 Sayılı Kanun'un 6/2-a ve 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 71.672,70-TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 17.909,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 53.763,70-TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeni ile davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-6100 sayılı HMK'nun 359/4. maddesi gereğince işbu kararın yerel mahkeme tarafından taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 3533 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/10/2026
Başkan... Üye.... Üye... Katip... e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı