İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/233 E. 2026/511 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/233
Karar No
2026/511
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/233 Esas KARAR NO :2026/511

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:29/03/2025 KARAR TARİHİ:25/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 29/03/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı müvekkille ait ... plakalı araç arasında 13.07.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, mevcut kazada müvekkile ait araç sürücüsünün kusursuz ve davalının sevk ve idaresinde bulunan ... araç %100 kusurlu olduğunu, bu durumun hem dilekçemizin ekinde yer alan Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağından hem de HMK m. 293 uyarınca dilekçemizin ekinde dosyaya sunduğu E.3. Sınıf Emniyet Trafik Şube Müdürü Adli Trafik Bilirkişisi ... tarafından düzenlenen Uzman Bilirkişi Raporuna göre de ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu kanaatine varıldığını, her ne kadar kazanç kaybı bedeline ilişkin bir tespitte bulunulmuşsa da, yargılama sırasında celbedilecek belge, resim ve sair deliller doğrultusunda yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonrasında kazanç kaybı bedeli alacaklarının miktarı belirlenebilir hale geleceğini, bu nedenle davamız belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu, kazanç kaybı alacağı için yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda arttırım talebinde bulunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla, huzurdaki dava şimdilik 100,00-TL üzerinden ikame edildiğini, araçtaki hasarın bu denli yüksek oluşu, alacağımızın sürüncemede kalması ihtimalleri bulunduğundan ayrıca davalı yanın olay tarihinden bugüne dek ödeme yapmaktan kaçınması dava süresince mal kaçırma tehlikesinin bulunması, dava tutarının yüksek olma ihtimali ve olası mal kaçırma durumunun mevcudiyeti halinde zararın tazmininin imkansız hale gelecek olması durumları göz önünde bulundurularak yaklaşık ispat hususu da gerçekleşmiş olduğundan İİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca dava konusu alacağımız celbedilecek deliller ve yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde kesin ve tartışmasız olarak belirlenmesine müteakip talep arttırım hakkımız kalmak kaydıyla, mahkemece takdir edilecek tutar üzerinden, İİK'nın 257. ve devamı maddeleri gereğince aleyhine ihtiyati haciz istenilen davalıların haczedilebilir menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının borcu karşılamaya yeter düzeyde ihtiyaten haczine karar verilmesini, kaza sebebiyle oluşan kazanç kaybı alacaklarının şimdilik 100,00-TL'sinin ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranı üzerinden ve kaza tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tazminini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın Asliye hukuk Mahkemeleri’nde açılması gerekirken görevsiz olan mahkemenizde açıldığından, öncelikle Mahkemenize görev açısından itiraz ettiklerini, mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddini, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava olarak kabul edildiğinden bu davalara bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olduğunu, burada olay davacı tarafın ticari işletmesi ile alakalı olmayıp basit bir trafik kazası olduğunu, dolayısıyla iş bu davanın görev yönünden reddi gerektiğini, ...'ın dava dilekçesinde de belirtildiği üzere ikametgâhı Konya olan bir gerçek kişi olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca bir davalıya karşı açılacak davalarda genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, müvekkilin ikametgâhı Konya’da bulunmasına rağmen, dava haksız ve dayanaktan yoksun biçimde İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılmış olduğunu, yetki yönünden açık bir aykırılık oluşturduğunu, bu itibarla mahkemenizin yetkisiz olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, diğer bir husus ise zamanaşımı itirazları olduğunu, davacı huzurdaki davayı süresi içerisinde açmadığından davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddini, araç türü (ticari kullanım), Günlük kazanç kaybı veya kiralama bedeli gibi kriterlerin belgelerle ispatı gerektiği, davanın usulden reddini, açıklanan nedenlerle davanın esastan reddini, karşı tarafın ihtiyati haciz/tedbir talebinin reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 14/04/2026 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile; Dava dilekçelerinin sonuç ve istem kısmında 100,00-TL olarak talep ettikleri araç mahrumiyet bedeli alacaklarını 3.898,82 TL arttırarak 3.998,82 TL olacak şekilde kaza tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faizi, yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: - SBGM'den, ... Sigorta'dan, Aksigorta'dan gelen cevabi yazılar, - 2025/... Arabuluculuk Son Tutanağı, - Makine Mühendisi ve Trafik Uzmanı bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 25/11/2025 tarihli bilirkişi kök raporu ve 28/03/2026 tarihli bilirkişi ek raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Dava konusu trafik kazası nedeni ile davacının kazanç kaybından doğan maddi tazminata hak kazanıp kazanmadığı ile bunun miktarı, davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir. Mahkememizce re'sen görevlendirilen Makine Mühendisi ve Trafik Uzmanı bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 25/11/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; ".. A — Davalı ... adına kayıtlı ... plakalı araç sürücüsü ...'nın kazanın oluşumunda %75 (Yüzde Yetmiş beş) oranında ASLİ KUSURLU olduğu, B — Davacı ... İnşaat ve Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı kazaya karışan ... plakalı araç si sü ...'un kazanın oluşumunda 9625 (Yüzde Yirmi beş) oranında TALİ KUSURLU olduğu. C- Mahrumiyet Bedelinin 3.998,82 TL ( KDV dahil ) olacağı,.." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı tarafların beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmekle; taraf vekillerinin rapora karşı itiraz ve beyanları incelenerek; aracın günlük kira bedeli hususunda onarımda kaldığı tarih aralığındaki gerçek fiyat araştırması yapılarak ikame aracın kullanıldığı il koşullarındaki ortalama fiyat tekrar belirlenmek ve sonuçta bir değişiklik olup olmadığı belirtilmek üzere önceki bilirkişiden ek rapor hazırlanması istenilmiştir. Mahkememizce re'sen görevlendirilen Makine Mühendisi ve Trafik Uzmanı bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 28.03.2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ".. * Kök raporda sunduğumuz güncel kiralama bedelleri tespit edilirken ortalama kiralama fiyatları tespit edilerek 6 adet örnek kiralama bedelinin ortalaması alınarak KDV dahil 1.333 TL tespit edilmiştir. İlanların tamamı incelenmiş olup çok düşük ve çok yüksek bedelli ilanlar elimine edilerek ortalama rakamlar dikkate alınmıştır. İlanlardaki fiyatlar KDV dahil rakamlar olduğu için ayrıca KDV eklenmesi doğru olmayacaktır.* 2023 -2025 yılları arasında ülkemizdeki enflasyon artışları çok yüksek olduğu için kök rapordaki enflasyon hesabına göre ilgili tarihlerdeki TÜFE farkı 9057,14 olduğu için kaza tarihindeki günlük kiralama fiyatı 571,26 TL olarak tespit edilmektedir. Bu sebeplerle 7 günlük araçtan mahrum kalınacak süre boyunca oluşacak 3.998,82 TL ( KDV dahil ) mahrumiyet bedeli olduğu,.." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Davalı tarafça rapora beyan ve itiraz dilekçesi sunulduğu, davacı tarafça bedel artırımında bulunulduğu görülmüştür. Davalı vekilinin yeni rapor alınmasına yönelik talebinin mevcut raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle reddine karar verilmiş ve tahkikat aşaması sonlandırılmıştır. Tüm dosya kapsamından; taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu 13/07/2023 tarihli trafik kazası nedeni ile davacının kazanç kaybından doğan maddi tazminata hak kazanıp kazanmadığı ile bunun miktarı, davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir. Dava konusu ... plakalı kamyonetin trafik tescil kayıtlarında yapılan incelemede kaza tarihinde ticari olduğu görüldüğünden mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. Haksız fiillerde seçimlik yetki düzenlemesi bulunduğu, zarar görenin yerleşim yerinin de yetkili olduğu görülmekle davalının yetki ilk itirazının reddine dair karar verilmiştir. Ceza zamanaşımı uygulandığından bu yöndeki davalı definin de reddine karar verilmiştir. Davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunduğu kanaatine varılmıştır. Kazadaki kusur oranları hususunda yapılan bilirkişi incelemesinde davalı adına kayıtlı ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %75 oranında asli kusurlu olduğu, davacı adına kayıtlı ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %25 oranında tali kusurlu olduğu değerlendirmesi mahkememizce de hükme esas alınmıştır. Bilirkişi raporunda 7 günlük araçtan mahrum kalınacak süre boyunca oluşacak 3.998,82 TL ( KDV dahil ) mahrumiyet bedeli olduğu hususundaki değerlendirme mahkememizce hükme esas alınmış; davacı vekilinin talep arttırımda bulunduğu, eksik harcı tamamladığı görülmekle, 3.998,82 TL kazanç kaybı miktarının 13/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;. 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; 3.998,82 TL maddi tazminatın 13/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harç ile 66,57 TL tamamlama harcından mahsubu ile eksik 50,03 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç, 66,57 TL tamamlama harcı, 14.000,00TL bilirkişi ücreti ve 460,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 15.757,37 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 3.998,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 6-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/233, K. 2026/511, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-233-e-2026-511-k-ea5dd2e65467