Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1288 E. 2026/1337 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1288
Karar No
2026/1337
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1288

KARAR NO:2026/1337

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:22/04/2026 tarihli ara karar

NUMARASI:2026/345 E.

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali

Taraflar arasında görülen itirazın iptali talepli dava dosyasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının davacıya ticari ilişkiden kaynaklı olarak fatura borcu bulunduğunu, fatura konusu malın teslimine ilişkin imzalı irsaliyelerin bulunduğunu, borçlu davalı aleyhine Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, imzalı irsaliye tutanaklarından görüleceği üzere, malların belli bir kısmının 05/11/2025 diğer kısmı ise 09/11/2025 tarihinde teslim edildiğini, bununla birlikte, davalı şirketin 16/11/2025 tarihinde 100.000-TL ve 30.000-TL olmak üzere teslim edilen mallara istinaden ödeme yapıldığını, buradan açıkça görüleceği üzere davalı şirketin davacı yanca ikame edilen icra takibine haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz etmiş olup süreci uzatma saiki güttüğününü gösterdiğini, malları kaçırma ihtimali olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca, 671.526,79-TL alacağın hukuki açıdan korunması için borçlunun taşınır, taşınmaz mallarıyla, bankalarda, üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine, öncelikle teminatsız, aksi kanaatte uygun görülecek teminat tutarı üzerinden ihtiyati haciz konmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 22.04.2026 tarihli ara kararında; "... 2004 sayılı İİK'nun 257. maddesi; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Buna karşılık; vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması yada taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir." hükmü düzenlenmiş olmakla; Mahkememizce yapılan incelemede; davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunduğu belgelerde imzası olan şahısların farklı kişiler olduğu, işbu kişilerin davalı şirkette imza yetkilerinin bulunup bulunmadığına ilişkin kayıtların dosyaya sunulmadığı, dosyada fatura haricinde usulüne uygun bir mutabakat da bulunmadığı bu hali ile yaklaşık ispata elverişli yeterli bilgi ve belgenin mevcut olmadığı anlaşılmış olduğundan davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; fatura ve fatura konusu malın teslimine ilişkin imzalı irsaliyeler ile sabit olacağı üzere ilgili alacağın varlığı şüphe götürmez derece gerçek olduğunu, yaklaşık ispatın fazlasıyla oluştuğunu, ticari ilişkiye ait faturaları ve fatura konusu malın teslimine ilişkin imzalı irsaliyeleri değerlendirmeksizin belgelerde yer alan imzaların farklı kişilere ait olduğu ve bu kişilerin davalı şirkette imza yetkilerinin bulunup bulunmadığına ilişkin kayıtların sunulmadığı gerekçesinin yerinde olmadığını, imza atan isimlerin (... - ...) şirketin çalışanları olduğunu, mal tesliminden sonra davalı şirket tarafından müvekkili şirket hesapları uhdesine ödenen meblağlar dikkate alındığında verilen kararın hatalı olduğunu, imza atan kişilerin yetkili olup olmadığına dair itirazda bulunacak olanın davalı şirket olduğunu, ihtiyati haciz kararının kabulü gerektiğini, bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, ticari satım ilişkisi kapsamında faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine; istinaf, ihtiyati haciz sisteminin reddi ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen 22.04.2026 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddi ara kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, davacı alacaklının ihtiyati haciz talebinin reddine dair mahkeme ara kararının yerinde olup olmadığı, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.İİK'nın 257.maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Yukarıda da belirtildiği gibi, İİK'nın 258/2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı konusunda kanaat verecek delillerin dosyaya ibrazı yeterlidir.Somut olayda, davalı yanca icra takibine karşı sunulan itiraz dilekçesine göre ticari ilişkinin davalının kabulünde olduğu görülmekte olup dosyada yer alan faturalara, teslim eden ile teslim alan isim ve imzası taşıyan teslim tutanaklarına, ödeme dekontları birlikte değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz talep eden alacaklının, İİK'nın 258. maddesinde öngörülen alacağın miktarı ve varlığı hakkında mahkemeye kanaat getirecek belgeleri sunduğunun kabulü gerekir.Teslim tutanaklarındaki imzalar yargılama sırasında değerlendirilecektir. Bu sebeple alacaklının talep konusu 671.526,79 TL alacağının miktarı ve varlığı hakkında kanaat getirecek belgeleri sunduğu ve yaklaşık ispatın gerçekleştiği gerekçesiyle talebin kabulü gerekirken reddi usul ve yasaya aykırı olduğundan alacaklı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,Dairemizce 671.526,79 TL yönünden davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin %15 oranında teminat karşılığında kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair 22.04.2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu 22.04.2026 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına, davacı alacaklı vekilinin ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;

1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca teminat karşılığı kabulü ile davalının 671.526,79 TL alacağı karşılamaya yeterli miktardaki haczi kabil menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine,

2-İİK'nın 259. maddesi uyarınca takdiren %15 oranında belirlenen 100.729,01 TL nakdî teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın icrası için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, ihtiyati haciz talep eden davacı alacaklı vekiline verilmesine,

3-Kararın icra dosyası üzerinden yerine getirilmesine,

4-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harcının ise talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,

5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

6-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

7-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 09.07.2026

KANUN YOLU : İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 362/1.f maddeleri uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1288, K. 2026/1337, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1288-e-2026-1337-k-25791bcdcbcd