Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1263 E. 2026/1234 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1263
Karar No
2026/1234
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1263

KARAR NO:2026/1234

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:06.05.2026 tarihli ara karar

NUMARASI:2025/725 Esas (Derdest)

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/155 esas, 2026/198 karar sayılı dosyası ile birleşen dosyadan verilen ihtiyati tedbir kararına ... vekili tarafından yapılan itirazın ara kararda yazılı nedenlerle reddine dair verilen 06.05.2026 tarihli ara karara karşı, itiraz eden feri müdahil vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; Davalı bankanın müvekkili aleyhine İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlattığını, borcun kaynağının keşidecisi müvekkili firma olan ... seri numaralı 30/08/2025 vade tarihli 1.500.000,00 TL bedelli çek olduğunu, keşideci müvekkili ile ilk lehtar olarak çekleri uhdesinde bulunduran ve sonrasında ciro eden davalı ... Şti. arasında 2-3 yıldır devam eden ticari ilişki olduğunu, müvekkili şirket temin etmek istediği mal siparişlerinin avansı olarak ... ... şubesine ait hesaptan toplam 40 adet çek keşide ederek bu şirkete verdiğini, söz konusu şirket çeklerin avans niteliğinde kendisine teslim edildiğini, müvekkile imzalayarak sunduğu çek giriş bordrolarıyla teyit ettiğini, devam eden süreçte ... isimli şirketin taahhüt ettiği ticari malları müvekkil firmaya teslim etmediğini, buna rağmen teslim etmediği mallar için faturalar düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin bu durumu kabul etmeyerek faturalara itiraz ettiğini, devam eden süreçte malların tesliminin yapılmayacağını anlamaları üzerine çeklerin kendilerine teslimini istemişlerse de çeklerin kendilerine teslim edilmediğini bunun üzerine çekler için İstanbul 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/474 d.iş sayılı dosyasından tedbir kararı aldıklarını, akabinde bu firmaya karşı İstanbul 21. Atm'nin 2025/725 sayılı dosyasından dava açtıklarını, bu aşamada ... şirketinin konkordato talebinde bulunduğunu ve şirket hakkında geçici mühlet kararı verildiğini, bu firmanın konkordato başvurusunda bulunurken krediler karşılığında bir takım çeklerin teminat olarak verdiğini, genel uygulamada bankaların kullandırdıkları kredilerin teminatı olarak kıymetli evrak aldığının bilinen bir husus olduğunu, ... isimli firmanın konkordato mahkemesine verdiği dilekçe ile davalı bankanın dilekçeleri birlikte değerlendirildiğinde davaya konu çekin de kullanılan kredilerin teminatı olarak verildiğinin anlaşılacağını beyan ederek, öncelikle yargılama giderlerini karşılamaya durumu olmayan müvekkilinin adli yardım talebinde bulunduklarını, İİK nun 72/2 ve HMK 389. Ve davamı maddeleri uyarınca müvekkili aleyhine başlatılacak icra takiplerinin ve ihtiyati haciz kararların uygulanmasının tedbiren önlenmesine ve bu suretle takibin durdurulmasına, ödemeden men edilmesi yönünde teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini, davanın İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/725 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, akabinde yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilerek, davacının takibe konu çek yönünden İstanbul 9. İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyasında borçlu olmadığının ve davalının teminat olarak rehin cirosu kapsamında devir almış olduğu çekten kaynaklı meşru hamil olmadığının ve kıymetli evraka bağlı hakları bu suretle kullanamayacağının ayrı ayrı tespitine ve takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Tedbire itiraz eden birleşen davalı ... vekili itiraz dilekçesinde özetle; Müvekkili Banka tarafından imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden davalı lehtar ... ... Şirketi’ne ( İlyasbey Vergi Dairesi No. ...) ticari krediler kullandırıldığını, Adı geçen borçlu, Müvekkili Bankaya olan kredi borcunu ödemek amacıyla, davaya konu çeki Müvekkili Bankaya ciro ve teslim ettiğini, Davaya konu çek ibrazında karşılıksız çıktığını ve müvekkili Banka tarafından İstanbul 9. İcra Dairesi ... sayılı dosyası ile 16.01.2026 günü icra takibi başlatıldığını, Müvekkili bankanın tarafların arasındaki temel ilişkiyi ve bu ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlıkları bilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili bakımından asıl olan iyi niyet olduğunu, olayda bilerek borçlu zararına hareketten söz edilemeyeceğini, zira çek metninde taraflar arasındaki ilişkiyi açıklayan, mutlak ya da nisbi def’i hakkı veren bir kayıt da bulunmadığını, davacı, lehtar ile arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan bedelsizlik def'ini iyi niyetli hamil konumunda olan müvekkili bankaya karşı ileri süremeyeceğini, davanın tamamen mesnetsiz olup, reddi gerektiğini, zira, davacı zamanında davaya konu çek hakkında hukuki girişimlerde bulunmayarak çekin tedavülde dolaşmasına sebebiyet verdiğini, şayet çek hakkında zamanında dava açılarak tedbir almış olsaydı, müvekkili bankanın bu çeki ciro yoluyla almayacak ve huzurdaki dava konusu olay da meydana gelmeyeceğini, bu nedenlerle 31/03/2026 tarihli ara karara karşı itirazlarının kabulü ile ara kararda hükmedilen ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasını, aksi halde çek bedelinin tamamının mahkeme veznesine depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan esas yargılaması sırasında, ihtiyati tedbire itirazın değerlendirildiği 06.05.2026 tarihli ara kararla; "Mahkememizde görülmekte olan Asıl davada davacı tarafça 40 adet çek yönünden davalı lehtara karşı menfi tespit davası açılmış, ayrıca bu çeklerin tamamı için İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/474 Değişik iş sayılı dosyasında ödemeden men tedbiri verilmiş, %20 oranında teminat alındığı, mahkememizce de tedbirin devamına karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizin asıl davasında 10/10/2025 tarihli tensip tutanağının, 11 nolu ara kararı gereği; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/474 D.iş sayılı dosyasından verilen tedbir kararlarının devamına karar verilmiştir. Mahkememiz dosyası ile İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/155 esas, 2026/198 karar ile birleşen davada ihtiyati tedbir talebi, mahkememizin 31/03/2026 tarihli ara kararı ile; "Birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/155 esas sayılı dosyasında davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, keşidecisi ... Şirketi olan, ... seri numaralı, 30/08/2025 vade tarihli, 1.500.000,00 TL bedeli çek nedeniyle İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyasındaki davacı yönünden tedbiren durdurulmasına ve çeklerin bankaya ibrazı halinde ödenmemesine, bedeline bloke konulmasına, " şeklinde karar verilmiştir.Mahkememizce itiraz üzerine mürafaa günü verilerek 06/05/2026 tarihinde duruşma açılmıştır.Mahkememizin mürafaa duruşmasında itiraz eden ... vekili hazır olmadığı anlaşılmıştır.Duruşmaya katılan davacı vekili: " itirazın reddine karar verilsin" şeklinde beyanda bulunmuştur.Taraflar arasındaki ilişkinin durumu, çeklerin veriliş amacı ve şekli ile verilen tedbir kararının niteliği nazara alındığında, tedbirin devamının uygun olacağı, " gerekçesiyle, ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, birleşen davada davalı, asıl davada feri müdahil ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Feri müdahil, birleşen dosyada davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davacının işbu davadaki menfi tespit talebinde keşidecisi ... Şirketi, muhatap bankası ... ...-... Şubesi olan 1.500.000,00 TL bedelli, 30.08.2025 düzenleme tarihli, yetkili hamili müvekkil ...A.Ş.-... Şb. olan ... seri numaralı çek için de talepte bulunmuş ve ''Mahkememiz dosyası ile İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/155 esas, 2026/198 karar ile birleşen davada ihtiyati tedbir talebi, mahkemenin31/03/2026 tarihli ara kararı ile; "Birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/155 esas sayılı dosyasında davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, keşidecisi ... Şirketi olan, ... seri numaralı, 30/08/2025 vade tarihli,1.500.000,00 TL bedeli çek nedeniyle Istanbul 9. İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyasındaki davacı yönünden tedbiren durdurulmasına ve çeklerin bankaya ibrazı halinde ödenmemesine, bedeline bloke konulmasına, "şeklinde karar verildiğini, itiraz üzerine duruşma açılarak tedbire yönelik itirazların reddine karar verildiğini, yetkili hamil sıfatıyla çekin tahsili için İstanbul 9. İcra Dairesi ... sayılı dosyası ile 16.01.2026 günü icra takibi başlatıldığını, işbu davadaki iddiaların tamamen temel ilişkiye dayalı olduğunu ve kambiyo senetlerindeki soyutluk ilkesi nedeniyle iyi niyetli hamil müvekkili bankayı bağlamayacağını, keşideci ... İnşaat'ın lehtar ile arasındaki uyuşmazlıkların (veya konkordato süreçlerinin) müvekkili bankaya karşı bir ödemeden men gerekçesi yapılamayacağını, kötü niyetin ispat yükünün karşı tarafta olduğunu, İlk Derece Mahkemesi'nin "ilk cirantanın kötü niyetli olduğu iddiasına dayalı menfi tespit yargılamasının hukuken hatalı olarak müvekkili bankayı bağlayacağı" gerekçesiyle tedbiri kaldırmamasının, kambiyo hukukunun tedavül güvenliği ilkesiyle çeliştiğini, kötü niyeti sabit olana kadar yetkili hamilin haklarından tam anlamıyla yararlandırılması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden verildiği söylenilen çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin icra takibinden önce açılan menfi tespit davasıdır.İlk derece mahkemesince, birleşen davada davalı bankanın İİK'nın 72. maddesine dayalı ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiş; bu ara karara karşı, ... vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar ... feri müdahil sıfatı ile istinaf başvurusunda bulunmuş ise de; Birleşen İstanbul 4. ATM 2026/155 E.sayılı dosyasında istinaf başvurusunda bulunan bankanın taraf olduğu anlaşılmakla bankanın istinaf başvurusu incelenmiştir.İİK'nın 72/2. Maddesi uyarınca "İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme talep üzerine alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere gösterilerek teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir"6100 Sayılı HMK 389. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir."6100 Sayılı HMK 390. maddesi uyarınca "Tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır."Davacı çeklerin bedelsizliği iddiasıyla menfi tespit ve çeklerin istirdatı, yani çeklerin kendisine iadesi talebinde bulunmuş olup; birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/155 E. 2026/198 K. Sayılı dosyasında mahkemenin 31.03.2026 tarihli ara kararıyla davaya konu çek yönünden ihtiyati tedbir kararı verildiği, birleşen dosyada davalı ... vekili tarafından ihtiyati tedbir kararına itiraz edildiği, mahkemece itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar kambiyo senedi niteliğinde olan çek sebepten mücerret ödeme aracı olup, temel ilişkideki defiler sözleşmeye taraf olmayan üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez ise de somut olayda bankanın birleşen İstanbul 4. ATM 2026/155 E.sayılı dosyasında taraf olduğu anlaşılmaktadır.Temel ilişkinin tarafları yönünden çek bir ödeme vasıtası olup, kural olarak mevcut bir borcun ifası amacıyla verildiği kabul edilir. Davacı tarafından sunulan çek giriş bordrosu, fatura ve hesap mutabakatı ile dava konusu çeklerin avans olarak verildiği yaklaşık olarak ispat edilmiş olup mal teslimini ispat yükü karşı tarafa aittir. Bankanın iyi niyetli hâmil olup olmadığı yargılama sonucu ortaya çıkacaktır. Davacı yönünden HMK'nın 390/3. maddesinde belirtilen yaklaşık ispat koşulu somut olayda gerçekleşmiştir. Asıl davalının da konkordato başvurusunda bulunduğu göz önüne alındığında mahkemenin kararında isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 394/son maddeleri uyarınca uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, itiraz eden banka vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 394/son maddeleri uyarınca, feri müdahil- birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Feri müdahil vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,

3-Feri müdahil tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 394/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 25.06.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 394/son maddeleri uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1263, K. 2026/1234, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1263-e-2026-1234-k-8fcc5d02cd1b