Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4761 E. 2026/1992 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4761
- Karar No
- 2026/1992
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1963 E., 2024/787 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/146 E., 2022/291 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, .......... ili ....... ilçesi ........... köyü 1 01... ve 9, 1 05... , 1 07... , 1 30... , 1 31... ve 22... ada 4 parsellerin tarla ve 1 10... ve 1 33... parsellerin ise ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildiği; bilahare 1 31... parselin 16.11.2022 tarihinde mera olarak tahsis edilerek mera özel siciline kaydedildiği, ......... köyü 1 10... parsel sayılı taşınmazın tarla niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiği, 2006 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5304 sayılı Kanun'la değişik 4. maddesi hükmüne göre orman sayılan alanda yapılan kısmi kadastro sırasında 1 02... ve 1 35... parsel sayılı taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildikleri anlaşılmıştır. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ...... ili ....... ilçesi ....... köyü 1 10... parselin bir bölümünün, ....... ilçesi ........ köyünde bulunan 1 35... ve 1 02... sayılı orman parsellerinin bir bölümünün, 1 31... sayılı mera parselinin bir bölümünün, 1 01... ve 9, 1 05... , 1 07... , 1 30... , 1 31... ve 22... ada 4 ve 71 parsellerin tamamının tapu kayıtlarının iptal edilip muris ........... mirasçıları adlarına tapuya tescillerine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu ........ ili ...... ilçesi ... köyü 1 35... , 1 30... ve 1 02... parsel ve ...... köyü 1 10... parsel sayılı taşınmazlara dair açılan davanın reddine, dava konusu ...... köyü 1 01... , 1 01... , 1 05... , 1 33... , 1 33... , 1 31... ve 1 31... parsel sayılı taşınmazın (K) harfiyle gösterilen 9.103,42 m²lik kısmı, 1 10... parsel sayılı taşınmazın (I) harfiyle gösterilen 11.789,30 m²lik kısmı ve 1 07... parsel numaralı taşınmazlara yönelik açılan davanın kabulüne ve taşınmazların miras bırakan ......... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ......... köyü 1 35... ve 1 30... parseller ile ......... köyü 1 10... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacılar lehine imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşmadığı, dava konusu diğer taşınmazlar yönünden tespit tarihinden geriye doğru 20 yılı aşkın bir süredir nizasız, fasılasız ve malik sıfatı ile zilyetliğinin bulunduğu ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin kanuni şartların davacı yan lehine gerçekleştiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddedilen taşınmazlarına yönelik hükmün hatalı olduğunu, imar-ihya ile zilyetlikle kazanım koşullarının davacılar lehine oluştuğunu, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme yapıldığını ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayalı olarak hüküm kurulduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davacı yararına, davaya konu edilen taşınmaz üzerinde zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluşmamış olduğunu, hükme esas alınan ziraat mühendisi bilirkişisi raporlarında; ........ köyünde bulunan dava konusu taşınmazların ve kabul hükmüne konu 1 01... ve 3, 1 05... , 1 33... ve 71, 1 31... ve 22, 1 10... ve 1 07... parsel sayılı taşınmazların hemen hemen tamamı için "Dava konusu parsellerde imar ve ihya konusunda herhangi bir çabaya rastlanmadığı, imar-ihya için bir emek ve para harcanmadığı, doğal yapısı ile kaldığı, imar ve ihya ile kazanılan bir yer olmadığının" tespit edildiği keşif tutanağına geçen Mahkeme gözleminde de dava konusu taşınmazların tarım yapılmayan boş arazi olduğunu, 1 10... ve 1 33... parsel üzerinde ise keven bitkilerinin bulunduğu gözlemine yer verildiğini, bu tespitlerden, davacıların dava konusu taşınmazlarda ekonomik amaca uygun bir kullanımlarının olmadığını, zilyetlikle mülk edinmeye elverişli 20 yıllık kesintisiz bir zilyetliğinin bulunmadığını, zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığı anlaşıldığını, dava konusu taşınmazların tamamı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken bazı parseller yönünden hatalı ve çelişkili raporları esas alınarak davanın kabulüne karar verildiğini, her bir hava fotoğrafında taşınmazların için ayrı ayrı değerlendirilmediğini, tespit tarihine yakın tarihli uydu görüntüleri incelenmediğini, çelişkili ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporlarına itibar edildiğini, dava konusu taşınmazları orman alanı ile çevrili ve bütünlük arz ettiğini ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; davanın tümden reddini talep ettiklerini, taşınmazlar üzerinde çok uzun zamandır zilyetliğin olmadığını, taşınmazların geçmişte ve halen tarımsal faaliyette kullanılmadıkları gibi gerek orman içi açıklık olmaları gerekse çok yüksek eğimli olup toprak muhafaza karakteri taşımaları nedeniyle taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacaklarını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile de kazanılmalarının mümkün olmadığını, evveliyatının orman arazisi olduğu ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden ve harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.