Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/570 E. 2026/854 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/570
Karar No
2026/854
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/570 Esas

KARAR NO: 2026/854

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 06/02/2024

NUMARASI: 2022/847 E. - 2024/86 K.

DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin savunma sanayi ve bilişim alanlarında faaliyette bulunan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin faaliyetleri sırasında iki adet çeki, tedarik yaptığı ... Şti. namına ciro ederek, ... şirketinin ... ve ... Şubelerine 28.03.2022 ve 30.03.2022 tarihlerinde teslim ederek gönderimini yapmak istediklerini, bu iki çekin göndericiye ulaşmaması üzerine kargo şubesi ile irtibata geçtiklerini ancak bu kargonun kendilerindeyken kaybolduğu bilgisinin verildiğini, bu durum hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, zayi edilen çeklere, kötü niyetli üçüncü kişilerin haksız şekilde yararlanarak sebepsiz zenginleşmesine mahal vermemek ve müvekkilinin mağdur olmaması adına ihtiyati tedbir kararı verilerek ödeme yasağı konulmasına ve çeklerin kayıp nedeniyle iptaline karar verilmesi amacıyla İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/335 E. sayılı davasının açıldığını, teminat karşılığında ilgili çeke ödeme yasağı konulduğunu, kaybolan bu çekleri ele geçiren kişiler tarafından, müvekkil şirketçe ciro edilen .... Şti. şirketinin kaşesi yapılarak ve bu şirket yetkilisi adına sahte imza yapılarak şeklen geçerli bir ciro silsilesi varmış gibi bir izlenim uyandırılarak nihayetinde davalı Faktoring şirketine verildiğini, davaya konu edilen çeklerin davalı faktoring şirketi tarafından bankaya ibraz edildiğini, çeklere ödeme yasağı konulduğu bilinmesine rağmen bilinçli olarak icra takibine ve hacze konu edildiğini, müvekkili şirket tarafından haciz baskısı ile icra takiplerine ilişkin ödemeleri yapmak zorunda kaldıklarını, müvekkilinin borçlu olmadığı halde icra tehdidi altında ortadan kaybolmuş çekler nedeni ile aralarında ticari ilişki bulunmayan davalı firmaya ödeme yaptığını beyanla işbu ödemelerin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talebi ile dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına davacı tarafından kısmi ödeme yapıldığını, yüksek miktarlı ödemenin başka bir dosya borçlusu tarafından yapıldığını, diğer icra takip dosyası olan ..... Esas sayılı dosyasında davacı yanın taraf olmadığını, bu nedenle dosyaya da herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkili faktoring şirketinin alacağı teşvik eden belgelere binaen faktoring işlemi yaptığını ve dava konusu çekleri usulüne uygun olarak ciro yolu ile tevdi aldığını, dava konusu çekler üzerinde müvekkilinin cirosu bulunduğunu, müvekkilinin çekin yetkili hamil olduğunu, çeklerin ciro yolu ile müvekkiline geçtiğini, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin çekin çalındığına veya kaybolduğuna ilişkin suç duyurusundan haberdar olmasının da mümkün olmadığını, müvekkilinin borçlunun zararına hareket etmesi gibi bir durum söz konusu olmayacağından iyi niyetli hamil olan müvekkili yönünden davanın reddi talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davacının davasının reddine, karar verilmiştir

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin savunma sanayi alanında faaliyet gösterdiğini, tedarikçisine gönderilmek üzere kargoya verilen iki adet çekin kargoda kaybolduğunu, bu hususta zayi nedeniyle iptal davası açılıp ödeme yasağı kararı alındığını, ancak çekleri ele geçiren kişilerin sahte ciro silsilesi oluşturarak çekleri davalı faktoring şirketine devrettiğini, davalı şirketin ödeme yasağını bilmesine rağmen icra takibi başlattığını ve müvekkilinin haciz baskısı altında borçlu olmadığı bu tutarı ödemek zorunda kaldığını, yerel mahkemenin ise eksik inceleme ile davanın reddine karar verdiğini, mahkeme kararının kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, yargılama sırasında müvekkili şirketin ticari defterlerini inceleme talebinin dikkate alınmamasının hukuki dinlenilme hakkını ve silahların eşitliği ilkesini ihlal ettiğini, yalnızca davalı yanın defterlerine dayanılmasının hatalı olduğunu, göz ardı edildiğini, ciro silsilesinde yer alan şahısların ifadelerindeki çelişkilerin ve "hamallık yaptığını, hayatında ilk kez çek duyduğunu" beyan eden cirantanın varlığının kötü niyeti açıkça ortaya koyduğunu, bilirkişi raporunda saptanan usulsüz e-arşiv faturaların ve mal teslimine ilişkin eksikliklerin davalının kötü niyetli iktisabını kanıtladığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, haksız yere ödenen tutarın istirdadı ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava, zayi edilen çek nedeniyle ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davacının tedarikçisi ... Şti. namına ciro ederek kargo ile gönderdiği iki adet çekin kargo sürecinde kaybolduğu ve bu çeklerin sahte ciro silsilesi ile davalı faktoring şirketine devredildiği, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde zayi nedeniyle iptal ve ödeme yasağı kararı aldırdığını, buna rağmen çeklerin davalı tarafından bankaya ibraz edilip icra takibine konu edildiğini, haciz baskısı altında borçlu olmadığı halde ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek yaptığı ödemelerin istirdadını talep etmiştir.

Davalı vekili ise, çekleri usulüne uygun ciro silsilesi ile devraldığını, iyi niyetli yetkili hamil olduğunu icra takipleri kapsamında, çeklerden biri nedeniyle davacı aleyhine icra takibi yapıldığı ve davacının kısmi ödeme yaptığı, diğer çek yönünden ise davacının takipte taraf olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece çeklerdeki ciro silsilesinin şeklen düzgün olduğu, davacının kendi imzası nedeniyle sorumlu olduğu, davalının faktoring mevzuatına uygun şekilde hareket ettiği davalının çekleri kötü niyetle iktisap ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

.... İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyasında davalı tarafından davacı ve diğer çek borçluları hakkında , dava konusu Halkbank Sancaktepe Şubesine ait 31.05.2022 tarihli 7833594 seri nolu, keşidecisi Taşçılar Madencilik... A.Ş., lehtarı Eryapı Metal.. Şirketi, olan 79.975,00 TL tutarlı çeke dayalı icra takibi yapıldığı , çekin arak yüzünde sırasıyla lehtar Eryapı Metal... Ltd.Şti., davacı ...... Ltd.Şti., Sinerji Grup...Ltd.Şti., ..., ... ve son hamil ve ibraz den davalı Deniz Faktoring cirolarının bulunduğu , takip dosyasına keşideci Taşçılar Yapı...Ltd.Şti. tarafından 08.06.2022 tarihinde 79.975,00 TL ödeme yapıldığı, aynı tarihte davacı tarafından 22.007,51TL ödeme yapıldığı görülmüştür.

.... İcra Müdürlüğü 2022/15975 E. Sayılı dosyasında, çek borçluları EMT İnşaat Ltd.Şti., ... ve ... hakkında dava konusu Halkbank Çukurambar Şubesine ait ,25.05.2022 tarihli, 2012430 seri nolu , keşidecisi EMT İnşaat Turizm San. Ve Tic. A.Ş. Olan, lehtarı....Şti., olan, 69.166,75 TL tutarlı çeke dayalı takip yapıldığı, çekin arka yüzünde sırasıyla lehtar....Şti., Eryapı Metal ..Şirketi, ...... ....Şti., ........Şti., ..., ... ve son hamil ve ibraz den davalı Deniz Faktoring cirolarının bulunduğu , takip dosyasına keşideci EMT İnş.Ltd.Şti., tarafından 14.06.2022 tarihinde 94.983,50 TL ve 170,70 TL ödeme yapıldığı, davacının takipte taraf gösterilmediği görülmüştür.

Bilirkişi raporunda; Davalı tarafın defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu davacının ticari defterlerinin incelenmediği, Faktöring işlemine konu çeklere karşılık dava dışı ciranta ...'a firmasına faktoring şirketi tarafından ödeme yapıldığı, Dava dışı ciranta ...'ın; ciranta ...'ya düzenlemiş olduğu 25.03.2022 tarihli ...nolu 168.480,00 TL tutarlı faturanın içeriği incelendiğinde, dava konusu 69.166,75 TL çek ve 76.392,12 TL toplam 145.558 TL tutarındaki çeklerin tam karşılığı olmasa da fatura içeriğindeki işçilik bedelinin çek tutar toplamından fazla olduğu, dava konusu çeklere karşılık verildiği iddia edilen 168.480,00 TL tutarında faturanın dava dışı ciranta ... firması tarafından düzenlenen e-arşiv faturasının gelirler idaresi e-belge bilgi sistemine yüklenmediği, e-arşiv faturada tarih ve saat bilgisinin bulunduğu ancak “irsaliye yerine geçer” ibaresi ile teslimi gösterir imza unsurunun yer almadığı, dolayısıyla teslimin bu belge ile doğrulanamadığı, e-arşiv fatura içeriğindeki 1.300 adet iş elbisesi teslimine ilişkin sevk irsaliyesi veya teslimi ispatlayan bir belge bulunmadığı, bu malların ...’ya teslim edildiğinin tespit edilemediği, e-arşiv fatura çıktısı üzerinde malın teslim alanın imzası araştırılarak tetkik edilmediği dava dışı ciranta ...'ya tesliminin yapılan araştırmalarda tespit edilemediği ,..........ŞTİ' nin ciranta ....ŞTİ arasında herhangi bir ticari ilişki olup olmadığı hususunda davacının ticari defterlerinin incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Dava konusu çeklerin 28.03.2022 tarihinde ... şubesine teslim edildiği, davalı şirket tarafından çeklerin 29.03.2022 tarihli alacak bildirim formu ile teslim alınmış olduğu, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/335 E. sayılı dosyasında , 05.05.2022 tarihli tedbir kararı ile ödeme yasağı kararı verildiği görülmektedir.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/110270 soruşturma sayılı dosyasında, Çekte cirosu bulunan ... alınan ifadesinde; Sirius Otomosyon isimli şirketi tanımadığını, hamallık yapmakta olduğunu, kendisinin çekle herhangi bir işinin olamayacağını, hayatında çeki ilk defa duyduğunu, atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. Çekte cirosu bulunan ... alınan ifadesinde; ... isimli bir arkadaşı olduğunu, bu arkadaşının bir hafta kadar önce kalp krizi geçirmesi sonucu vefat ettiğini, dosya içerisinde ismi geçen müşteki şirketi tanımadığını, bu şahısları ve şirket yetkililerini ... isimli arkadaşının bildiğini, Mustafanın iş elbisesi dikim işi üzerine tekstil işi ile uğraştığını, tam tarih olarak hatırlamamakla kış ayında ...'nın çeki kendisine imzalatarak karşılığında mal alacağını, ... ile ortak iş yaptıklarını, ancak çek sahtemi değil mi onu bilmediğini, işleri arkadaşı ... takip ettiğini, dosyada ismi geçen diğer şahıs ... isimli şahsı tanıyıp bilmediğini, atılı bulunan suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

TTK 818.maddesindeki atıfla çeklerde de uygulanması gereken aynı Kanunun 677. maddesindeki , "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." şeklindeki yasal düzenlemeye göre, imzaların bağımsızlığı ilkesi gereği, kendisinden sonraki ciranta imzasının sahte olması davacı cirantanın sorumluluğunu ve çekin geçerliliğini ortadan kaldırmaz. ... Şti.nin imzasının sahteliği, kendisine başvurulduğunda herkese karşı ileri sürebileceği mutlak def'idir. Zayi iptal davası nedeniyle ödeme yasağı kararı verilmiş olması, davalının elindeki çekin kambiyo senedi niteliğini ortadan kaldırmadığı gibi üçüncü şahıslar tarafından iyi niyetle iktisabına engel değildir. Ara ciranta imzasının geçersiz, sahte olduğunun ileri sürülmesi ciro zincirini koparmaz.

6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre; "faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulaca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez."Kanunun 9/3 maddesinde ise "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğer ki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." hükmüne yer verilmiştir.Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 8/1 madesinde de benzer bir yükümlülük getirilmiş," kambiyo senedi ve diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Yönetmelik 5 madesinde ise ,"Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması, mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi, gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi ,hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde istihbari çalışma yapılması ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulması" gerektiği belirtilmiştir.

6361 sayılı Kanun ve Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca faktoring şirketlerinin , kambiyo senedine dayalı olsa dahi, ancak bir mal veya hizmet satışından doğan ve fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilen alacakları devralabileceklerinden faktoring şirketine araştırma yükümlülüğü getirilmiştir. Somut olayda, bilirkişi raporunda faktoring müşterisi olan dava dışı ...'ın ciranta ...'ya düzenlemiş olduğu 25.03.2022 tarihli ...nolu 168.480,00 TL tutarlı e-arşiv faturasının gelirler idaresi e-belge bilgi sistemine yüklenmediği,

dava konusu 69.166,75 TL çek ve 76.392,12 TL toplam 145.558 TL tutarındaki çeklerin fatura bedeli ile uyumlu da olmadığı , fatura bedelinin çek bedellerinden yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ticari bir işlemin dayanağı olarak sunulan e- faturanın GİB sisteminde yer almaması, e-faturanın irsaliye yerine geçebilmesi için üzerinde buna ilişkin ibarenin bulunmaması , kağıt çıktının satıcı veya yetkilisi tarafından imzalanmamış olması karşısında fatura konusu malın fiilen teslim edildiğini gösterir nitelikte olmadığı ve bu nedeniyle geçersiz sahte belge riski taşıyacağından davalı şirket yönünden bu faturanın gerçek bir ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığı bakımından ek araştırma yapma gereğinin hasıl olacağı açıktır. Davalı faktoring şirketinin ödeme yapmadan önce faturanın doğruluğunu teyit etmeden, malın teslimine dair irsaliye belgesi bulunmayan 2022 tarihli ve GİB sistemine yüklenmemiş 168.489,00 TL tutarındaki bir e-Arşiv faturasına istinaden ödeme yapması nedeniyle 6361 sayılı yasa ve ilgili yönetmelik uyarınca finans kuruluşu olarak kendisine yüklenen özen ve tedbirli olma yükümlülüğüne uygun davranmadığı çekin iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabülü gerektiği sonucuna varılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesindeki, “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenlemenin, çeki elinde bulunduran kişinin geçerli ve birbirini takip eden cirolarla yetkili hamil olduğunu ispat etmesi durumunda ancak çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmesi durumunda iade ile mükelleftir. Bu yasal düzenleme gereği davacının çeklerin yetkili hamili olduğunu kanıtladıktan sonra çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğunu ispat etmelidir. Somut olayda davacının çekleri tedarikçisi ... Şti. namına ciro ederek kargo ile gönderdiği dolayısıyla çeklerin davacı elindeyken zayi olmadığı , çekleri ciro ile devrettiği yetkili hamil olan Sinerji Grup elindeyken zayi olduğu, dikkate alındığında davacının kendisi tarafından icra dosyasına ödenen bedelin iadesini talep etme hakkı mümkün iken keşideci veya diğer takip borçluları tarafından ödenen bedelin istirdadını talep hakkının bulunmadığı bu nedenlerle .... İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyasında davacı tarafından yapılan 22.007,51TL ödemenin istirdadı talebinin yerinde olduğu ancak fazlaya ilişkin diğer takip borçluları tarafından ödenen bedellerin istirdadı talebi yönünden aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, istirdat talebinin kısmen kabulü ile 22.007,51TL ödemenin 08.06.2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,

2- İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...../02/2024 tarih, 2022/.... E., 2024/... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3- Davanın KISMEN KABULÜNE,

- İstirdat talebinin kısmen kabulü ile; 22.007,51TL ödemenin 08.06.2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

- Fazlaya ilişkin istemin usulden reddine,

4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.503,33 TL karar harcının peşin alınan 2.797,97 TL'den mahsubu ile fazlaya ilişkin 1.294,64 TL harcın talep ve isteği halinde davacı tarafa iadesine,

4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 31,40 TL başvurma harcı, 2.797,97 TL peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam

4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 922,05 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.922,05 TL'nin, davanın kabul oranına göre hesap olunan 438,30 TL'nın davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, kalan bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

4/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, kabul edilen miktar yönünden 22.007,51 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, reddedilen miktar yönünden 22.007,51 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,

5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 640,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.809,40 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/570, K. 2026/854, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-570-e-2026-854-k-2b29129a598c