Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/812 E. 2026/1262 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/812
- Karar No
- 2026/1262
- Karar Tarihi
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/812
KARAR NO: 2026/1262
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 13/01/2026
NUMARASI: 2024/156 E. - 2026/16 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin keşide ettiği 30.07.2021 vadeli ve 50.000,00 USD bedelli bononun davalı lehtar ...’a teslim edildiğini; müvekkili tarafından 23.08.2022 tarihinde ilgili bono borcuna mahsuben 25.000,00 USD ödendiğini; ödemenin ...’a, ...’a verilmek üzere teslim edildiğine ilişkin makbuz düzenlendiğini, bononun ... isimli kişiye ciro edilmesi üzerine, tamamının tahsili için .... İcra Müdürlüğü’nde ... E. sayıyla takip başlatıldığını; anılan ödemenin adı geçene karşı ileri sürülememesi nedeniyle, 25.000,00 USD’yi ve bu tutarı haksız işletilen faiziyle birlikte yeniden ödemek zorunda kaldığını ve ödemeye konu bu tutar nedeniyle de, tahsil harcı ve vekalet ücretini fazladan ödediğini; fazladan ödenen 25.000,00 USD ve faiziyle bu kısma isabet eden tahsil harcı ve vekalet ücretinin davalı borçlulardan tahsili için İstanbul/.... İcra Müdürlüğü’nde ... E. sayıyla takip başlatıldığını; davalıların haksız olarak itiraz ettiğinden bahisle, itirazın iptaliyle % 20 inkâr ödencesine mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinden ...’a sözleşme ilişkisine taraf olmadığından husumet düşmediğini; 30.07.2021 vadeli 50.000,00 USD tutarlı senet borcuna ilişkin olarak müvekkillerine herhangi bir ödeme yapılmadığını; dava yazısında bahsi geçen 25.000,00 USD tutarlı makbuz altındaki imzanın müvekkili ...’a ait olmadığını; davalının ... tarafından başlatılan takipte 25.000,00 USD’nin ve buna bağlı ferilerin mükerrer ödendiğine dair bir beyanda bulunmadığı, ... tarafından başlatılan takibe itiraz etmediğini; ödeme yaparken de herhangi bir ihtirazı kayıt bulunmadığını, keza istirdat davası açma hakkının saklı tutulduğuna dair şerh düşmediğinden bahisle, davanın reddi ile davacının inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesi ve ayrıca % 10’dan aşağı olmamak üzere para cezası verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2026 tarihli 2024/156 E- 2026/16 K sayılı kararıyla; "Davanın KISMEN KABULÜNE; davalılar tarafından İstanbul ....İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 26.020,30 USD (asıl alacak), 91,00 USD işlemiş faiz, 32.691,21 TL asıl alacak (tahsil harcı bedeli), 177,34 TL işlemiş faiz (tahsil harcı bedeli yönünden), 72.956,62 TL, asıl alacak (vekalet ücreti bedeli), 395,76 TL işlemiş faiz (vekalet ücreti bedeli yönünden) üzerinden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
-TL birimindeki asıl alacaklara takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine ve USD birimindeki asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli usd mevduat hesabına ödediği değişen oranlarda döviz faizi İŞLETİLMESİNE,
-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 167.766,70 TL (icra tarihindeki miktar üzerinden 838.833,50 TL*%20) icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
-Davalıların yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE" karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Mahkeme kararına karşı davalılar vekili 21/02/2026 tarihli istinaf dilekçesi ibraz ettiği, cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarladığı, davacının müvekkillerine 30/07/2021 vadeli 50.000 USD bedelli senet borcuna ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığını, sunulan belgedeki yazı ve imzanın müvekkillerine ait olmadığını, davacının aleyhine açılan kambiyo senedine dayalı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına itiraz davası açma hakkı varken açmayan, kambiyo takibine konu borcu öderken istirdat davası açma hakkını saklı tutmadan ödeme yapan davacının halen aleyhine devam eden .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında icrai işlemler yapılmasının üzerine bu davayı açmasının taleplerinin gerçek dışı olduğunu gösterdiğini beyanla, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece davalılar vekiline 14.953,13 TL nispi istinaf harcının tamamlanması için HMK 344. Madde gereğince 04/03/2026 tarihli muhtıra çıkarıldığı, muhtıranın 10/03/2026 tarihinde tebliğ edildiği, bir haftalık kesin süre içerisinde harç yatırılmadığından mahkemenin 24/04/2026 tarihli 2024/156 Esas-2026/16 Karar sayılı kararıyla davalılar vekilince 21/02/2026 tarihli istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Mahkeme ek kararının 29/04/2026 tarihinde davalılar vekiline tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Davalı ... 13/05/2026 tarihli dilekçesi ile, harç tamamlama muhtırası kapsamında ilgili harcın süresinde yatırılamadığını, ancak eksik harcı yatırdığını, dekontu dilekçe ekinde sunduğunu, istinaf başvurusundan vazgeçildiği konusunda beyanlarının bulunmadığını, eksiklik giderildiğinden sırf harç eksikliği nedeniyle kanun yolu incelemesinden mahrum bırakılmasının hak arama özgürlüğü ve ölçülülük ilkesi bakımından ağır hak kaybına sebebiyet vereceğini, somut olayda eksiklik giderildiğinden istinaf incelemesi yapılmasına engel bir durum bulunmadığını beyan etmiştir.
Dilekçe ekinde sunulan harç tahsil belgesinden 14.954,00 TL istinaf nispi harcının 13/05/2026 tarihinde yatırıldığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
İtirazın iptali davasında ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalılar vekilince süresinde istinaf başvurusunda bulunulmasına rağmen 732,00 TL istinaf harcı ve 2.002,00 TL başvuru harcı yatırıldığı, mahkemece davalılar vekiline muhtıra tebliğ edilerek HMK 344 maddesi gereğince noksan yatırılan 14.953,13 TL nispi istinaf harcının tamamlanması için bir haftalık kesin süre verildiği, muhtıranın davalılar vekiline 10.03.2026 tarihinde tebliğ edildiği, bir haftalık kesin süre içerisinde harcın tamamlanmadığı, mahkemece istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemenin ek kararının 29/04/2026 tarihinde davalılar vekiline tebliğ edildiği, davalı ...'ın 13/05/2026 tarihli dilekçe sunduğu ve dilekçe ekinde aynı tarihli harç makbuzunu sunduğu ve istinaf incelemesinin yapılmasını talep ettiği anlaşılıyorsa da, harcın davalılarca muhtıranın tebliğ edildiği tarihten itibaren bir haftalık yasal sürede yatırılmadığı, mahkemenin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin 24/04/2026 tarihli ek kararının usulüne uygun olduğu anlaşılmakla, davalı ...'ın ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../04/2026 tarih ve 2024/... E. 2026/.... K. sayılı ek kararına karşı davalı ... (.....) tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı davalı ... (Başaran) tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, fazlaya ilişkin 14.954,00 TL nispi harcın talebi halinde kendisine iadesine,
3-Davalı ... (......) tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026