Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/575 E. 2026/790 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/575
Karar No
2026/790
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/575 Esas

KARAR NO: 2026/790

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/10/2023

NUMARASI: 2023/48 E. - 2023/600 K.

DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

BİRLEŞEN 2023/99 ESAS SAYILI DAVADA

DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/05/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Asıl davada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının 05.12.2022 tarihinde icra takibi başlattığını, takibe dayanak çeklerden 30.06.2022 tarihli ve 100.000,00 TL bedelli çek ve 31.05.2022 tarihli 100.000,00 TL bedelli çek bankaya ibraz edildiğinde ibraz edilen çeklerin üzerindeki imzaların keşideciye ait olmadığı şerhi konulduğunu, karara konu çek üzerindeki yazı ve imzaların keşideciye ait olmadığını, çekin yasal unsurlarının bulunmadığını, davalı ile müvekkili arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından imzalı ve boş şekilde kaybedilen bir adet çek yaprağını ele geçiren davalının müvekkilini icra takibi ile tehdit ettiğini, davalının iyi niyetli 3. Kişi konumunda da olmadığını, müvekkilinin keşide etmediği çekler için çek tazminatından da sorumlu olmadığını, müvekkili aleyhine icra tehditi ile tahsilat yapılması ve haciz işlemleri yapılmasının olası olduğunu, böyle bir durumda müvekkilinin ticari hayatı, bankalardaki kredi güvenilirliliğinin hayati derecede zedeleneceğini beyan etmekle ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına konu çeklerin ve icra takibinin iptaline, anılan icra dosyasına yatırılan paranın davanın kesinleşmesine değin alacaklıya ödenmemesine, davalının kötü niyetli olmasından dolayı aleyhte kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, takibe konu çekler üzerindeki imzanın keşideciye ait olmaması nedeni ile çekin yasal unsurlarının bulunmaması nedeni ile takibin iptaline, fazla talep edilen faize ve faiz oranının iptaline, talep edilen çek tazminatından müvekkilinin sorumlu olmaması nedeni ile davalı/alacaklının talebinin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı-birleşen davalıya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş olup yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.

Birleşen davada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının 05.12.2022 tarihinde icra takibi başlattığını, takibe dayanak çeklerden 30.06.2022 tarihli ve 100.000,00 TL bedelli çek ve 31.05.2022 tarihli 100.000,00 TL bedelli çek bankaya ibraz edildiğinde ibraz edilen çeklerin üzerindeki imzaların keşideciye ait olmadığı şerhi konulduğunu, karara konu çek üzerindeki yazı ve imzaların keşideciye ait olmadığını, çekin yasal unsurlarının bulunmadığını, davalı ile müvekkili arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından imzalı ve boş şekilde kaybedilen bir adet çek yaprağını ele geçiren davalının müvekkilini icra takibi ile tehdit ettiğini, davalının iyi niyetli 3. Kişi konumunda da olmadığını, müvekkilinin keşide etmediği çekler için çek tazminatından da sorumlu olmadığını, müvekkili aleyhine icra tehditi ile tahsilat yapılması ve haciz işlemleri yapılmasının olası olduğunu, böyle bir durumda müvekkilinin ticari hayatı, bankalardaki kredi güvenilirliliğinin hayati derecede zedeleneceğini beyan etmekle ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına konu çeklerin ve icra takibinin iptaline, anılan icra dosyasına yatırılan paranın davanın kesinleşmesine değin alacaklıya ödenmemesine, davalının kötü niyetli olmasından dolayı aleyhte kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, takibe konu çekler üzerindeki imzanın keşideciye ait olmaması nedeni ile çekin yasal unsurlarının bulunmaması nedeni ile takibin iptaline, fazla talep edilen faize ve faiz oranının iptaline, talep edilen çek tazminatından müvekkilinin sorumlu olmaması nedeni ile davalı/alacaklının talebinin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı-birleşen davalıya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş olup yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;

"...Asıl dava yönünden yapılan incelemede,

Yapılan yargılama, toplanan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı aleyhine başlatılan takip dayanağı çeklerdeki lehtar birinci ciranta imzasının davacı isminin yanında atılmış olan imzaların davacı şirket temsilcisine ait olmadığın iddia edilmiş ise de alınan bilirkişi raporunda imzaların şirket temsilcisi ...'nın mukayese imzaları ile benzerlik gösterdiğinin tespit edildiği, imza incelemesine esas teşkil eden mukayese imzaların çek tanzim tarihine yakın tarihli resmi kurumlar önünde atılmış samimi imza asılları olduğu, raporun hükme esas alınabileceği anlaşıldığından çek bedellerine yönelik menfi tespit isteminin reddine karar verilmiştir.

Dosya kapsamı, açıklanan mevzuat hükümleri ve benzer yöndeki örneğine yer verilen Yargıtay içtihatları nazara alınarak davacının dava konusu çekte ciranta olduğu davalı alacaklının takip talebinde lehtar ve ciranta olan davacı yönünden de 20.000,00 TL çek tazminat bedelinin tahsili isteminde bulunduğu, bu bedelden keşideci olmayan davacının sorumlu olmadığı kanaatine varılarak davacının bu bedel yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Birleşen dava yönünden yapılan incelemede;

Birleşen dava yönünden yapılan yargılama, toplanan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı aleyhine başlatılan takip dayanağı çeklerdeki keşideci davacı isminin yanında atılmış olan imzaların davacıya ait olmadığının alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği, imza incelemesine esas teşkil eden mukayese imzaların çek tanzim tarihine yakın tarihli resmi kurumlar önünde atılmış samimi imza asılları olduğu, raporun hükme esas alınabileceği anlaşıldığı, takip dayanağı çek bedelinin ödenmesinden davacının sorumlu olmadığı iddiasının ispatlandığı, davacı vekilince talep edilen kötü niyet tazminatına hükmolunabilmesi için takip başlatan alacaklının haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatması gerektiği, takip dayanağı çeklerdeki tarafların sıfatı nazara alındığında davalının takip başlatırken haksız ve kötü niyetli kabul edilemeyeceği kanaatine varıldığından davanın kabulüne, kötü niyet tazminatı isteminin reddine" karar verilmiştir.

Asıl davada Davacı ... Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-6102 Sayılı Ticaret Kanunu m 780 de çekin yasal unsurlarının sayıldığını, bu unsurlardan biri de f bendinde “düzenleyenin imzası” olarak belirtildiğini, çekteki imzanın el yazısı ve düzenleyen kişi tarafından atılmış olmasının zorunlu olduğunu, dosya kapsamında alınan 16/06/2023 tarihli bilirkişi raporuyla dava konusu çeklerin keşidecisi ... adına atfen atılı imzaların ıslak imza özelliğinde olmayıp, kaşe imzalar olduğunun belirlendiğini, raporla birlikte ilgili çeklerin kambiyo vasfını taşımadığının sübuta erdiğini, ... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı işbu davaya konu icra takibinin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılmış bir takip olup, kambiyo vasfını taşımayan evraklar yönünden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapılması mümkün olmadığından mahkemenin sırf bu nedenle takibin iptaline karar vermesi gerektiğini

-Kambiyo vasfını taşımayan çekler yönünden kayıtsız şartsız bir borçtan söz edilemeyecek olup, davalı tarafın alacağını ispatla yükümlü olduğunu, Davalı ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunmadığını, Müvekkili şirket tarafından imzalı ve boş şekilde kaybedilen bir adet çek yaprağını ele geçiren davalının, müvekkilini icra takibi ile tehdit ettiğini, Müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki olmadığına ilişkin BA/BS formları, vergi kayıtları, ticari defter kayıtları ile ispatlandığını, Davalı söz konusu elinde bulundurduğu çeklerin hangi hukuki ilişkiye istinaden aldığını ispatlamak zorunda olduğunu, Davalı iyi niyetli 3.kişi konumunda da olmadığını, imzaların bağımsızlığı ilkesi ya da mücerretlik ilkesi uygulanamayacağını, Müvekkil şirket ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığına ilişkin taraflarınca dava dilekçesi ekinde BA/BS formları ile ticari defterlerin mali müşavir tarafından incelenmesi neticesinde belirlendiğini, ...Limited Şirketi ile müvekkil şirket arasında ticari ilişkinin olmadığına ilişkin rapor da sunulduğunu, ilgili çeklerin kambiyo vasfını taşımadığı göz önünde bulundurulduğunda davalı taraf alacaklı olduğunu ispat yükü altında olduğunu, Davalı tarafından aradaki ticari ilişkiyi yahut alacaklı olduklarını gösterir hiçbir delil sunulmadığını, Mahkeme tarafından ilgili takibin iptaline ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde taleplerinin reddine karar verilmesi hatalı olduğundan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Asıl dava, takip dayanağı çeklerdeki lehtar 1. Ciranta imzasının davacının yetkili temsilcisine ait olmaması nedeniyle, birleşen dava keşideci adına atılı imzaların davacıya ait olmaması nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.

... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısı davalı-birleşen .... Şti., borçlusu ... ve .... Şti., 100.000,00 TL çek, 100.000,00 TL çek, 7.939,73 TL 31.05.2022 - 01.12.2022 işlemiş faiz, 10.000,00 çek tazminatı, 6.645,21 TL 30.06.2022-01.12.2022 işlemşi faiz, 10.000,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 234.584,94 TL alacak talep edildiği, 30.06.2022 günlü 2516646 seri nolu 100.000,00 TL bedelli ve 31.05.2022 günlü 2516645 seri nolu 100.000,00 TL bedelli 2 adet çekin takibe müstenit olduğu, ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından verilen 12/06/2023 tarihli tensip tutanağında:''... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ...esas sayılı takibin borçlu davacı yönünden geçici olarak durdurulmasına," kararı gereğince takibin ... Limited Şirketi yönünden durdurulmasına karar verildiği ayrıca ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/8 Esas sayılı dosyasından verilen 26/01/2023 tarihli tensip tutanağı kararı: "Davacı vekilinin tedbir talebinin kabulü ile ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin şimdilik durdurulmasına, bu hususta ... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına," gereğince takibin ... yönünden durdurulmasına karar verildiği anlaşıldı.

Grafoloji alanında uzman bilirkişi ...'in 16.06.2023 havale tarihli raporunda: Dava konusu çeklerin ön yüzlerinde kaşe izleri üzerinde bulunan ... adına atfen atılı imzaların ıslak imza özelliğinde olmadığını, birbiri ile tetabuk kaşe imzalar olduğunu bu nedenle aidiyeti hususunda değerlendirmeye gidilemediğini, çeklerin arka yüzlerindeki 1. Ciranta hanelerindeki ...üzerinde bulunan imzaları ile dava dosyasında mevcut mukayese belgeler üzerinde bulunan ...'ya ait imzalar arasında uygunluk ve benzerlik tespit edildiğinden dolayı ...'nın eli ürünü olduğu şeklinde tespti ve değerlendirmelerde bulunulduğu anlaşıldı.

Somut olayda, davacılar hakkında kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığı, davacı Leman'ın senette düzenleyen, diğer davacı Ares ...Şirketinin lehtar, davalının ise ciranta olduğu, senette keşideci imzasının ıslak imza olmadığının kaşe imza olduğunun tespitinin bilirkişi raporu ile yapıldığı buna takibe dayanak oluşturan senette keşideci imzasının bulunmaması nedeniyle senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığı adi senet hükmünde olduğu anlaşılmaktadır.

Davalının, Davacı ... Limited Şirketi ile temel ilişkiye dayalı alacak iddiasının bulunduğu, arada cirantanın bulunmadığı, ancak davaya konu bononun, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre adi yazılı senet niteliğinde olduğu, her ne kadar davalı alacaklı, bu senede dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapamasa da, temel ilişkiye dayalı olarak ilamsız icra takibi yolu ile alacağın tahsilini talep edebileceği, borçlunun da borçlu olmadığını genel hükümlere göre talep edebileceği, senedin aksinin ancak yazılı delil ile ispat edilebileceği, davacının senette bulunan imzalarının sahte olmadığı buna göre yazılı delil başlangıcı niteliğinde bulunan senede dayalı olarak alacak talebine ilişkin ispat yükü davalıda olduğu, davalıya delil bildirmesi için 24/10/2023 tarihli tespit tutanağının 17 nolu ara kararında süre verildiği, davalı tarafça delil sunulmadığı, davalının alacağını ispat edemediği davacının davasının kabulünün gerektiği ancak, kötüniyet tazminat talebine ilişkin olarak şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, buna göre davacı istinaf isteminin kısmen kabulü ile kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,

2-... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..../10/2023 tarih, 2023/..... E., 2023/...K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3-Asıl davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,

3/a-Davacı .... Şti.’nin ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında dolayı borçlu olmadığının TESPİTİNE,

3/b-Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı isteminin reddine

4-Asıl dava yönünden;

4/a-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca asıl dosya yönünden alınması gereken 16.024,49 TL bakiye karar harcının peşin alınan 4.006,13 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 12.018,36 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,

4/b-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 4.006,13 TL peşin harç ve 296,40 TL ihtiyati tedbir talebi harcı olmak üzere toplam 4.482,43 TL yargılama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine

4/c-Asıl davada, Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 838,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.838,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4/d-Davacı lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince asıl dosya yönünden; kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Birleşen mahkemenin 2023/..... Esas 2023/... Karar sayılı davanın KABULÜNE,

5/a-Davacı ...’ın ....... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının TESPİTİNE, takibin bu borçlu yönünden iptaline,

5/b-Şartlar oluşmadığından kötü niyetli takip tazminatı isteminin reddine,

6-Birleşen dava yönünden;

6/a-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca birleşen dosya yönünden alınması gereken 16.024,50 TL bakiye karar harcından peşin alınan 4.006,13 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 12.018,37‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

6/b-Birleşen davada, davacı tarafından yapılan 288,75 TL posta ve tebligat giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6/c-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 4.006,13 TL peşin harç ve 296,40 TL ihtiyati tedbir talebi harcı olmak üzere toplam 4.482,43 TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6/d-Davacı lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince birleşen dosya yönünden; kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan ve takdir edilen 37.187,74 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

7- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

7/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

7/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 272,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.441,40 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

7/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

8- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/575, K. 2026/790, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-575-e-2026-790-k-ce1a9a832937