Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/562 E. 2026/791 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/562
Karar No
2026/791
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/562 Esas

KARAR NO: 2026/791

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 05/12/2023

NUMARASI: 2023/65 E. - 2023/897 K.

DAVANIN KONUSU: Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) Menfi Tespit)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/05/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ...Limited Şirketi tarafından, ... Limited Şirketi emrine düzenlenen 31.12.2022 tarihli, ... Şubesine ait ... seri no’lu 62.855,65 TL bedelli çek, Lehtar ...’nin iş yeri adresine gönderilmek üzere kargo şirketine teslim edilmişse de bahsi geçen çek ...görevlileri tarafından çalındığını, müvekkili ...tarafından kendisine çek gönderileceğini bilen Lehtar ... yetkilisi, kargo tarafından kendisine teslim edilmek istenen zarfın yırtılmış olduğunu ve zarfın içinde çekin (hiçbir şey) bulunmadığını fark ederek tesellümden imtina ettiğini ve durumu derhal keşideciye bildirdiğini, çekin kargoda çalındığının anlaşılması üzerine Lehtar ..... tarafından, Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1111 E sayılı dosyası tahtında çek iptali davası açıldığını, mahkeme tarafından 07.12.2022 tarihinde ödemeden men kararı verildiğini, ayrıca 31.12.2022 tarihli, ... Şubesine ait ... seri no’lu 62.855,65 TL bedelli çekin iptali için müvekkili .... tarafından çek iptali davası açıldığını, çeki elinde bulunduran kişinin mahkemeye ibraz etmesi gerektiği hususu 16 Aralık 2022, 26 Aralık 2022 ve 3 Ocak 2023 tarihinde 3 kez Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, çalınan çek ile ilgili aleyhlerine ihtiyati hacze dayalı icra takibi başlatıldığını tüm banka hesaplarının ve mal varlıklarının haczedildiğini haricen öğrendiklerini, ........ Anonim Şirket tarafından başlatılan icra takibi incelendiğinde Müvekkili ...... tarafından keşide edilen ve Lehtar .....’ye ulaşmadan çalınan çekin sahte imzalarla tedavüle sokulduğu ve Davalı Faktoring Şirketi tarafından icra takibine konu edildiği anlaşıldığını, icra takibine konu edilen çalıntı çekte Müvekkili ... yetkilisi tarafından atılmış bir imza bulunmadığını, takibe konu çek hamiline yazılı bir çek olmayıp emre yazılı nite olduğunu, çekin lehtarı pozisyonunda bulunan müvekkili ... adına sahte kaşe yaptırıldığını, sahte bir imza ile çek davalı Faktoring Şirketine devredildiğini, çekte lehtarın imzası bulunmadığından şeklen var gibi görünen ciro zinciri aslında kopuk ve çek tedavül fonksiyonunu kazanmadığını, davalı faktorig şirketi tarafından yapılabilecek küçük bir araştırma sonucunda çekin çalınmış olduğunu öğrenebileceğini, davalı şirket çekin tahsili için bankaya başvurduğunda, muhatap banka tarafından çekin arka yüzüne; ibraz edilen çek hakkında Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1111 E sayılı dosyasından verilen 07.12.2022 tarihli ödeme yasağı kararı bulunduğu, bu nedenle işlem yapılamadığı ibaresi düşüldüğünü, tüm bu sebeplerle müvekkili, muhatabı olmadığı bir borcu ödeme riski ile karşı karşıya kaldığını, dosya borcunun davalı tarafından tahsil edilmesi durumunda, müvekkilinin huzurdaki davayı kazansa bile, haksız yere ödediği parayı geri alamama ihtimali mevcut olduğunu, İcra ve İflas Kanunu’nun 72/3. Maddesinde “İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir” hükmü yer almakta olup, Muhterem Mahkemenizden, icra veznesine ödenecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davanın kabulüne karar verilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket, takip konusu çeke ilişkin alacağı usul ve yasaya uygun bir şekilde Faktoring Sözleşmesi , alacak bildirim formu , fatura tavsik edilerek ciranta .... ŞTİ'nden ciro yolu ile iktisap ettiğini, müvekkili şirket dava konusu çeke ilişkin alacağı devralırken .... ŞTİ ve ciranta ... arasındaki ticari ilişkiyi gösterir fatura ile tavsik edildiğini,müvekkilin iyi niyetli son meşru hamil sıfatıyla işbu çeki icra takibine konu etmesinde hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığını, HMK md 200 gereğince senedin senetle ispatı zorunlu olduğunu, müvekkili dava konusu çekleri usul ve yasaya uygun bir şekilde ciro yoluyla iktisap etmiş olup takip konusu çekler vadesinde ve tutarında ödenmediğini,müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla ... şubesine ait 31.12.2022 keşide tarihli, 62.855,65 TL bedelli , ... seri numaralı çek için ; .... İcra Müdürlüğü 2023/ 568 E. Sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, borçlu lehtar ...... Şti işbu dava konusu çek üzerindeki imzasının gerçek olmadığından bahisle çeklerin kambiyo vasfını yitirdiğini ileri sürse de tarafımızca bu iddialarının kabulü mümkün olmadığını, takibe dayanak çek ; TTK hükümleri gereğince tüm kambiyo vasıflarına haiz olduğunu, tüm bunların yanı sıra poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşıdığını ve her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağladığını, somut olayda çekin ön yüzü incelendiğinde davacı ... Şti tarafından keşide edildiği ve lehtarın davacı ... .... Şti olduğu görüldüğünü, meşru hamil müvekkili şirket, ne davacı lehtar ne davacı keşideci şirket ile doğrudan doğruya bir ilişki içerisinde olmadığını, dolayısıyla çeki ciro yoluyla iktisap etmiş olan müvekkili şirket, iddia edildiği üzere çekin üzerindeki lehtar imzasının sahteliğini bilebilecek durumda olmadığını, davaya konu çekin ; ptt kargo ve kurye gönderileri hakkında yönetmelik ' in m. 39 kapsamında yasaklı maddelerden sayıldığı göz önüne alındığında dahi huzurdaki davanın reddi gerektiğini, çekin kargo veya kurye marifetiyle taşınması ilgili yönetmelik gereği yasak olup ; çekin kargo firması tarafından kaybolduğu veya çalındığı iddialarının müvekkile karşı ileri sürülebilmesi mümkün olmadığını, ödemeden men yasağı kararı verilen davada müvekkil taraf değildir. bu nedenle iyi niyetli meşru hamil olan müvekkili bağlayan bir tedbir kararı bulunmadığını, müvekkilin iyi niyetli meşru hamil olduğu ve kötü niyetli olmadığı sabit olup ; müvekkil aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceğini, zira bu hususta ispat yükü davacı tarafta olup ; davacı müvekkilin kötü niyetli olduğunu ispat edememiştir. davacının usul ve yasaya aykırı iddia ve taleplerinin reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle müvekkili ile dava konusu çeki usul ve yasaya uygun şekilde ciro yolu ile iktisap etmiş olup iyi niyetli son meşru hamil olduğundan, yukarıda bahsi geçen yönetmelik gereği dava konusu çekin kargo ve kurye marifeti ile taşınması yasak olduğundan dava konusu çekin çalındığı iddialarının iyi niyetli son meşru hamil olan müvekkile karşı ileri sürülemeyeceği göz önüne alındığında ; öncelikle işbu davanın zorunlu arabuluculuk şartı gerçekleşmediğinden ve tarafımızla herhangi bir arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirilmediğinden işbu davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, huzurdaki dava tespit davası olduğundan ve davacının işbu davanın ikamesinde hukuki yararının olmadığı vaki olduğundan işbu davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, davacının usul ve yasaya aykırı olarak öne sürdüğü talebine istinaden verilen ihtiyadi tedbir kararının kaldırılmasını, mahkemeniz aksi kanaatte ise ; İİK md.72/3 gereği, alacaklının gecikmeden doğan zararlarını karşılamak amacıyla takip çıkış miktarımız olan 69.326,33-TL ile %20 kötü niyet tazminatı olan 13.865,26 -TL toplamı olan 83.191,59-TL teminat bedeli karşılığında karşılığında tedbir kararı verilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Mahkemece yapılan yargılama sırasında, toplanan deliller, Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1111 esas sayılı çek iptali dosyası, icra dosyası, ticaret sicil kayıtları ve alınan ATK raporuna göre; davacılar tarafından takip konusu çekin kargoda kaybolduğu belirtilerek takip konusu çek üzerindeki imzaya itiraz edilmesi nedeniyle, davacı lehtar ... Limited Şirketi yetkilisinin ıslak imza örnekleri, imza örneklerinin bulunduğu evrak asılları ile dava konusu çekin aslındaki imzalarının karşılaştırılması suretiyle, çek üzerinde bulunan davacılardan lehtar şirket imzasının, davacı lehtar şirket yetkilisi eli ürünü olup olmadığı hususunda yapılan imza incelemesi sonucunda düzenlenen, hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli ATK raporu ile dava konusu çek üzerindeki imzanın davacı lehtar ... Limited Şirketi yetkilisi eli ürünü olmadığı tespit edilmiş olmakla, davaya konu çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı, diğer davacı keşideci bakımından ise yukarıda değinilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.11.2021 tarihli 2017/(19)11-2738 Esas ve 2021/1513 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere dava konusu çek üzerindeki lehtar imzasının lehtara ait olmadığı, bu durumda çeki elinde bulunduran davalının, çekteki lehtarın cirosunun sahte olması nedeniyle çeklerdeki hakkın geçerli ve birbirine bağlı ciro zinciri ile hak sahibi olduğunu ispat edemediğinden ve keşideciye başvuru hakkı bulunmadığından davacı keşidecinin de menfi tespit talebinin kabulü gerektiği, davalının dava konusu çeki Faktoring sözleşmesine istinaden, fatura, alacak bildirim formu ve ödeme araçları tevdi bordrosu ile temlik aldığı, davalının sunulan ödeme araçları tevdi bordrosuna göre çeki 30.11.2022 tarihinde temlik aldığı, davacı lehtarın 07.12.2022 tarihinde Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1111 esas sayılı dosyasından çek iptali davası açtığı, davalının çek iptali davasından önce çeki temlik aldığı, davacılar tarafından davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğunun ispat edilemediği, davalının ciro zincirine göre çekte cirosu bulunan dava dışı ..., ... Limited Şirketine müracaat hakkının da olduğu bu nedenlerle davacıların çek istirdatı taleplerinin yerinde olmadığı, değerlendirilmekle, davacıların menfi tespit talebinin kabulü ile ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı alacaklıya borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların çek istirdatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-ATK raporunun eksik incelendiğini, mahkemenin istiktap tutanakları dışında borçlunun mukayeseye elverişli samimi imzalarının olduğu asıl belgelerin mevcut olmadığını, inceleme konusu çekin düzenlenme tarihine yakın ve tercihen bu tarihten önce başka amaçlarla atmış oldukları bol ve samimi imzalarını içerir belgelerin; muhtarlıklar, noterler, bankalar, nüfus müdürlükleri, evlendirme dairesi, dernekler ve vakıflar, vb. gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan temin edilerek mevcutlar ile birlikte yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, İmza incelemesine ilişkin yeterli bir değerlendirme için belgelerde çeşitlilik sağlanarak, farklı merci ve kurumlardan toplanan mukayeseye elverişli belgelerle bir grafolog incelemesi yapılması gerektiğini,

-Raporda imzaların genel biçimsellik ve tersim tarzı bağlamında değerlendirilmesi yapılmadığını, borçluya ait imzanın; kalem hareketleri, işleklik derecesi, kalem yürütme alışkanlıkları, tersim biçimi, ebat, istif, eğim, doğrultu, hız, seyir ve baskısı gibi grafolojik tanı unsurlarının değerlendirilip kıyaslandığına dair hiç bir açıklayıcı maddesi bulunmadığını, rapor oluşturulurken Eliptik şekillerin yapılandırma tarzı, oranı, başlangıç gövde ve son kısmın birbirlerine göre konumlandırılmaları dahil neredeyse hiçbir husus dikkate alınmadığını,

-Davaya konu çekte bulunan imza örneklerinin doğru ve detaylı bir grafolojik ve grafometrik incelemesinin, dolayısıyla karşılaştırılmasının yapılabilmesi için fizik laboratuvarlarında değişik yön ve açılardan ışık ışınları ile imza, yazı ve diğer grafolojik incelemelerde kullanılan büyüteç, stereo mikroskop, döküman detektörü, belge inceleme cihazları gibi optik araçlar ve bilgisayar programları kullanılması gerektiğini, raporda inceleme esnasında hangi cihaz ve bilgisayar programlarının kullanıldığı, bu cihaz ve programların yeterlilik ve hassaslık seviyelerine dair hiçbir bilgiye rastlanmadığını,

-uygulamaya elverişli imza örneği için ödenen çek asıllarının borçlunun çek hesabının bulunduğu banka şubesinden celbi gerektiğini

-Müvekkili davaya konu çeki usul ve yasaya uygun şekilde ciro yoluyla iktisap etmiş olup iyi niyetli son meşru hamil olduğunu, Müvekkili şirketin, takip konusu çeke ilişkin alacağını usul ve yasaya uygun bir şekilde Faktoring Sözleşmesi, alacak bildirim formu, fatura tavsik edilerek ciranta .... ŞTİ'nden ciro yolu ile iktisap ettiğini, müvekkili şirketin Faktoring Usul Ve Esaslarına ilişkin Kanun ve Yönetmelikle bağlı olup ; kanun hükmü gereğince faktoring işlemlerine esas çeke ilişkin alacağın devralınması için mal veya hizmet alımını gösterir faturanın tavsik edilmesi gerektiğini, Müvekkili şirketin dava konusu çeke ilişkin alacağı devralırken .... ŞTİ ve ciranta ... arasındaki ticari ilişkiyi gösterir fatura ile tavsik edildiğini, Borçlu ...... ŞTİ, çekte lehtar sıfatı ile atılan imzanın kendilerine ait olmadığını iddia ederek borca ve imzaya itiraz etiğini, itiraz eden borçlunun çekteki lehtar imzasının kendisine ait olmadığı iddiasının müvekkili şirketin borçlular aleyhine icra takibi başlatmasına engel olmadığını, müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, müvekkilinin çek iptali davasından önce çeki temlik aldığı, davacılar tarafından müvekkilin çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğunun ispat edilemediğini,

-Lehtarın imzasının sahteliği iddiasının imzaların istiklali ilkesi gereğince davacı keşidecinin borçtan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, ciro silsilesinin şeklen incelendiğini ve yine kabul anlamına gelmemekle birlikte lehtarın imzasının sahte olması ciro silsilesinde kopukluk olduğu anlamına gelmeyeceğini,

-Birinci borçlu ...... ŞTİ'nin , takibe konu çeke atılan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını iddia ederek imzaya itiraz ettiğini, itiraz eden borçlunun itirazının herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını, İkinci borçlu ... ŞTİ ise lehtar ...... ŞTİ 'nin imzasının geçerliği olmadığından bahisle işbu çekten borçlu olmadığını öne sürdüğünü, ancak senette bulunan imzası tarafınca ikrar edildiğinden, ciro silsilesi muntazam ve kesintisiz görünen senedin kambiyo vasfının bulunmadığını ve bu senetten borçlu olmadığını ''İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre öne süremeyeceğini, Kambiyo takibi yapabilmek için selahiyetli hamil olmak yeterli olup haklı hamil olmanın şart olmadığını, keşideci yönünden verilen kararın hatalı olduğunu,

-Davacı taraf çekin çalındığını iddia ettiğini ancak çalıntı iddialarına ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulunmadığını ve çeki ticari defterlerine şüpheli alacak kaydı ile kayıt etmediğini, çalıntı beyanlarının yalnızca bir iddiadan ibaret olduğunu,

-Ödeme yasağı kararı; hasımsız verilen bir karar olup; müvekkilinin ödeme yasağı kararının verildiği davada taraf dahi olmadığını, müvekkilinin tedbir kararına taraf olmadığından takip konusu çek hakkında icra takibi başlatmasına ve ihtiyati haciz isteminde bulunmasına engel teşkil eden hiçbir sebep bulunmadığını, borçluların ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyada borçlu olmadıklarının tespitine ilişkin menfi tespit talepleri usul ve yasaya aykırı olup herhangi bir hukuki dayanağı bulunmayan iddialar içerdiğinden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, icra takibine konu çekin kargoda çalındığı ve lehtar imzasının davacı lehtar ... Limited Şirketi'ne ait olmadığından bahisle keşideci ve lehtar tarafından açılan menfi tespit ve çek istirdatı davasıdır.

....İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, 31.12.2022 tanzim tarihli 62.855,65 TL'lik, ... Şubesinden alınma ... seri numaralı, keşidecisinin davacı, ...LİMİTED ŞİRKETİ, lehtarının ise diğer davacı ... LİMİTED ŞİRKETİ olduğu arka yüzünde ise sırası ile davacı lehtar kaşe ve imzası ile dava dışı ..., ... LİMİTED ŞİRKETİ ve son hamil ve ödeme için bankaya ibraz eden davalı faktoring şirketinin olduğu, davalının toplam 69.326,33 TL'nin tahsili için davacılar ve diğer cirantalar hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı görülmüştür.

Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Adli Tıp uzmanı bilirkişiye ait 19/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu çekin arka yüzündeki 1. ciroya atfen ''... ...'' kaşe izi üzerinde atılı imza ile ...'nın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği, eli mahsulü olmadığı kanaatine varıldığı" belirtilmiştir.

Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.

İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.

Somut uyuşmazlık imza inkarına dayalı olmakla hukuki ilişkinin varlığını, çek üzerindeki imzanın borçlu tarafa ait olduğunu ispat yükü davalı tarafın üzerinde olup “imzanın sahte olması” iddiası senetteki taahhüdün geçersizliğine yönelik mutlak def'i niteliğinde olmakla imzasını inkar eden tarafından, iyi niyetli olsa dâhi herkese karşı ileri sürülebilecektir. Nitekim dava konusu çekte davacıya atfen atılı imzanın sahte olduğu, sahtelik iddiasının mutlak defilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceği, dolayısıyla davalının iyiniyetli hamil olduğu yönündeki savunmasının dinlenemeyeceği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut adli raporun bu kapsamda yeterli incelemeye dayalı olduğu, her ne kadar yeterli belge bulunmadığı ileri sürülmüş ise de,26/05/2017 tarihli, mukavele,26/05/2017 tarihli, mukavele işlemleri başvuru formu, 04/10/2001 tarihli, mukavele, 02/06/2022 tarihli, dilekçe, 10/05/2022 tarihli imza örneği içeren belge, 10/05/2022 tarihli, kişisel verilerin korunması mevzuatı uyarınca müşteri açık rıza metni, 10/05/2022 tarihli, perakende satış sözleşmesi başvuru formu, 10/05/2022 tarihli, perakende satış sözleşmesi, 16/03/2016 düzenlenme tarihli, ... yevmiye numaralı imza beyannamesi, 21/03/2016 düzenlenme tarihli, ... yevmiye numaralı imza sirküleri fotokopisi, İstiktab Tutanakları, 05/12/2022 düzenlenme tarihli, 19912 yevmiye numaralı vekaletname, .... Şti. adına atılı imza içerir kredi teminat çek listesi bulunan belge ve 03/02/2014 tarihli ... bankacılık hizmetleri sözleşmesinin incelendiği, belgelerin asıl belgeler olup, çek keşide tarihine yakın da oldukları, incelemenin ......., Büyüteç, Stereo Mikroskop aletleri ile yapıldığı, yeniden rapor alınması gerektirir aksi yönde bir delilin bulunmadığı, icra takibine dayanak dava konusu bonodaki lehtar imzasının davacının eli ürünü olmadığının kesin olarak tespit edildiği anlaşılmakla, davacı lehtar yönünden menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

6102 sayılı TTK'nın 818. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. maddesi uyarınca ''bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez'' İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz.

Tarafların iddia ve savunmalarına göre, somut davada ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının dava konusu bonoların çalındığını ve davalının bu bonoları iktisabında kötü niyetli olduğunu ispat etmesi gerektiği, davalının dava konusu çeki Faktoring sözleşmesine istinaden, fatura, alacak bildirim formu ve ödeme araçları tevdi bordrosu ile temlik aldığı, davalının sunulan ödeme araçları tevdi bordrosuna göre çeki 30.11.2022 tarihinde temlik aldığı, davacı lehtarın 07.12.2022 tarihinde Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1111 esas sayılı dosyasından çek iptali davası açtığı, davalının çek iptali davasından önce çeki temlik aldığı, davacılar tarafından davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğunun ispat edilemediği, dosyadaki mevcut delil durumu dikkate alındığında davacının ispat yükünü yerine getiremediği, dava konusu bonolar incelendiğinde şeklen ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığı, imzaların istiklali prensibi gereğince davacının, kendisinden sonra gelen imzanın sahteliği iddiasına dayanamayacağı, bu nedenle davacı keşideci yönünden davanın reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, tamamen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş olmakla, davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, kararın 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,

2-İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ../12/2023 tarih, 2023/. E., 2023/.. K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3-Davacı .... ŞTİ. Tarafından açılan menfi tespit talebinin kabulü ile ......İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı alacaklıya borçlu olmadıklarının tespitine,

-Davacı ...LİMİTED ŞİRKETİ tarafından açılan menfi tespit talebinin reddine,

-Davacıların çek istirdatı talebinin reddine,

4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.735,68 TL karar harcından peşin alınan 1.183,93 TL'nin mahsubu ile 3.551,75 TL harcın davacı ...Limited Şirketi'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 179,90 TL başvurma harcı, 1.183,93 peşin harç, 25,60 TL vekalet harcı, 3.345,00 TL ATK ücreti, 506,75 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 5.241,18 TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacı .... ŞTİ. verilmesine,

4/c- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacı .... ŞTİ. verilmesine,

4/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...Limited Şirketi'den tahsiliyle davalıya verilmesine

5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 165,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.334,40 TL'nin davacı ...Limited Şirketi'den tahsiliyle davalıya verilmesine

5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/562, K. 2026/791, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-562-e-2026-791-k-b095c11c1c1e