Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/728 E. 2026/832 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/728
Karar No
2026/832
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/728

KARAR NO: 2026/832

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 02/11/2023

NUMARASI: 2018/1146 E. - 2023/861 K.

BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2019/617 ESAS SAYILI DOSYASINDA;

DAVA VE BİRLEŞEN DAVA KONUSU Menfi Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026

KARAR YAZIM TARİHİ: 14/05/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/6820 D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş, akabinde de .... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile esas takibe geçilmiş olduğunu, ihtiyati hacze istinaden, ...'na ait keşidecisi .... A.Ş olan 28/08/2018 tarihli 35.566,44 TL bedelli çekin keşidecisi .... A.Ş'ye 28.09.2018 tarihinde hacze gidildiği ve iş bu şirketin de ihtirazi kayıt düşülmek sureti ile çek bedelinin ödediğinin taraflarına iletildiğini, söz konusu ihtiyati haciz ve icra takibinden, keşideci şirketin tarafımıza haber vermesi ile 28.08.2018 tarihinde haberdar olunduğunu ve bunun üzerine ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiş, borca itiraz davası ikame edildiğini, müvekkiline 02.10.2018 tarihinde ödeme emri tebliğ edilmiş olup, müvekkilin borçlu olmadığının tespiti için huzurdaki dava ikame edildiğini müvekkilinin, davalı alacaklı görünen şirkete borçlu olmadığını, beyanla geri dönülmesi imkansız zararların doğmaması adına öncelikle ivedilikle, teminatsız olarak tedbiren .... İcra Müdürlüğünün ........ sayılı takibin durdurulmasına, davanın kabulü ile müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine ve .... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı takibin iptaline, davalı şirketin müvekkili menfi tespit davası açmaya zorlamış olması nedeniyle, İİK. madde 72/5 gereğince takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Asıl davada davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dosyası, çek keşidecisi tarafından yapılan ödeme ile infaz olduğunu, davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, dava konusu çeki, dayanağını teşkil eden alacağı fatura ile tevsik etmek sureti ile devralan müvekkil, yasadan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi karşısında, iyiniyetli meşru hamil olduğunu, kabul manasına gelmemekle birlikte, basiretli bir tacir olan davacının ciro edilmiş birden fazla ve yüksek meblağlı çeki ... marifetiyle göndermesi, hayatın olağan akışına ve basiretli bir tacir olmanın gereklerine aykırı olduğunu, hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağı ilkesi gözetilerek, davacının davasının reddi gerektiğini, dava konusu çekin iddia olunan ... poşeti içinde olduğunun izaha muhtaç olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını iddia eden davacı çek üzerindeki kaşe ve imzasına itiraz etmediğini, bu zamana dek, çek üzerinde kaşe ve imzası bulunan kendisinden sonraki cirantalar aleyhine hiçbir hukuki yola başvurmamış, şikayetçi olmamış, huzurdaki davayı da sadece müvekkil şirkete yöneltmiş olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve müvekkilin çekin iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispat edemeyen davacının davasının reddi gerektiğini, yasanın kendisine tanıdığı hakkı kullanan müvekkilin, takip yaptığı için kusurlu olduğundan söz etmenin mümkün olmadığını beyanla tedbir kararına yönelik itirazlarımızın kabulü ile şartları oluşmayan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davacının haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötüniyetli davasının öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden, aksi halde esasten reddine, ihtiyati tedbir kararının uygulandığı gözetilerek davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin "Antalya-Burdur Karayolu 30.km Toptancılar Birliği No: ....." adresinde bulunan Antalya Bölge Müdürlüğü tarafından, ...'de bulunan merkez adresine 6 adet çek ve 22 adet sevk irsaliyesi ... ... firması ile kargolandığını, bu çeklerden 3 tanesi; ...'nca hazırlanan çek yaprakları olup, .... A.Ş. tarafından, .... A.Ş. emrine keşide edilmiştir. ...numaralı ve 21/08/2018 tarihli çekin bedeli 35.008,46TL, ... numaralı ve 14/08/2018 tarihli çekin bedeli 38.283,35TL, ... numaralı ve 28/08/2018 tarihli çekin bedeli ise 35.566,44TL olduğunu, çeklerden 2 tanesi ise; ...nca hazırlanan çek yaprakları olup, ... tarafından, .... A.Ş. emrine keşide edilmiştir. ... numaralı ve 19/09/2018 tarihli çekin bedeli 50.000,00TL, ... numaralı ve 26/09/2018 tarihli çekin bedeli ise 50.000,00TL' olduğunu, ...'nca hazırlanan bir çek yaprağı olduğunu, .... Şti. tarafından, ... A.Ş. emrine keşide edilmiştir. ... numaralı ve 12/10/2018 tarihli çekin bedeli 150.000,00$' olduğunu, 08/08/2018 tarihinde ... Şubesi'nden teslim için dağıtıma çıkan çekler ve 22 adet sevk irsaliyesi ... şirketinin aracından çalınmıştır. Arabadan kargonun çalındığını farkeden ... Dağıtım Görevlisi..., şubesine haber vermiş ve Şube Müdürü ... .... Polis Merkezi Amirliği'nde ifadesini vererek kargoyu çalan kişilerden Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/16734 Soruşturma numaralı dosyası ile şikayetçi olduğunu, söz konusu çalınma olayı nedeniyle, tarafımızca da derhal Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/16223 Soruşturma numaralı dosyası ile ... ... ...... Şube Müdürü, dağıtım görevlisi ve diğer kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, dosyanın İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1146E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, teminatsız olarak, tedbiren .... İcra Müdürlüğü'nün ......Sayılı takibin durdurulmasına ve iş bu icra dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmemesine, davanın kabulü ile müvekkilin davalılara borçlu olmadığının tespitine ve .... İcra Müdürlüğü'nün ....... Sayılı takibin iptaline, davalıların müvekkili menfi tespit davası açmaya zorlamış olması nedeniyle, İİK. madde 72/5 gereğince takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dava dosyasında davalıların davaya cevap sunmadığı görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesi 2018/1146 esas, 2023/861 karar sayılı, 02/11/2023 tarihli kararı ile; "Dava konusu çekteki imzanın davacı şirkete ait olup olmadığının tespiti için dosya ATK'ya gönderilmiş, 28/02/2023 tarihli ATK raporunda dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiştir. Davacı tarafça dava konusu çeke yönelik imza inkarı alınan ATK raporu ile ispat edildiğinden davacının asıl ve birleşen dosya yönünden menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı Namet Gıda şirketi vekilinin asıl ve birleşen dosyadaki beyanları ve 23/05/2023 tarihli İAA ...... İcra Müdürlüğü müzekkere cevabı dikkate alındığında dava konusu çek bedelinin dava dışı-keşideci .... A.Ş tarafından ödemesinin yapıldığı anlaşılmakla İİK 72/6 maddesinin uygulanması söz konusu olmadığı, davacının ödeme yapmadığından davalılardan istirdat talebinde bulunamayacağı değerlendirilmiş, anılan gerekçelerle asıl ve birleşen dava yönünden davanın kabulüne, davacının davalılara İstanbul Anadolu Adliyesi.... İcra Dairesinin ...esas sayılı takip dosyasına konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Menfi tespit davalarında 2004 sayılı İİK 72/IV ve 72/V maddeleri uyarınca tazminata hükmedilebilmesinin ön koşulu; gerek açılmış icra takibinin durdurulması gerekse icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın uygulanmış olmasıdır. (Adem Albayrak, Asliye Hukuk Davaları, Adalet Yayınevi, Ankara 2016 Basım, sf; 1347 ) Ayrıca İİK 72/V maddesi kapsamında davacı/borçlu tarafından kötüniyet tazminatı talep edilebilmesi için davalı/alacaklı tarafından yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. Eldeki dosya bakımından yukarıda belirtilen şartlar oluşmadığı, davalıların kötü niyetinin davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla,

Asıl Davanın KABULÜNE,

1-Davacının davalıya İstanbul Anadolu Adliyesi ..... İcra Dairesinin ...esas sayılı takip dosyasına konu çekten dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,

2-Davacının şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,

Birleşen Davanın KABULÜNE,

1-Davacının davalılara İstanbul Anadolu Adliyesi ..... İcra Dairesinin ...esas sayılı takip dosyasına konu çekten dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,

2-Davacının şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE " karar vermiştir.

İSTİNAF:

Asıl davada davalı Arena Finans Faktoring A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kabulüne ve borçlu olunmadığının tespitine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu çeki faktoring işlemi kapsamında, alacağını faturalarla tevsik ederek ve tam bir iyiniyetle iktisap ettiğini, davacının yargılamanın ilerleyen aşamalarında ileri sürdüğü imza inkarı iddiasının "iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına" tabi olduğunu, müvekkilinin bu hususta açık muvafakati bulunmadığı halde mahkemenin bu itirazı "mutlak defi" kabul ederek incelemesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan 28.02.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun çelişkiler barındırdığını, raporda mukayeseye esas imzaların sayıca yetersiz ve sınırlı olduğunun bizzat belirtilmesine rağmen kesin bir sonuç bildirilmesinin teknik ve bilimsel denetime elverişli olmadığını, Yargıtay içtihatları uyarınca imza incelemesinin grafolojik ve grafometrik yöntemlerle, optik aletler kullanılarak ve neden-sonuç ilişkisini gösteren fotoğraflarla desteklenerek yapılması gerekirken, mahkemenin eksik incelemeye dayalı raporu kararına dayanak yapmasının hatalı olduğunu, kambiyo senetlerinde "imzaların bağımsızlığı" ilkesinin geçerli olduğunu, çek üzerindeki ciro silsilesinin şeklen düzgün olduğunu ve müvekkilinin çeki devralırken kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunun ispatlanamadığını, müvekkil şirketin 6361 sayılı Kanun uyarınca üzerine düşen tüm özen yükümlülüklerini yerine getirerek alacağı fatura ile tevsik ettiğini, keşideci imzasının sahte olduğu iddiası sabit olsa dahi iyiniyetli hamilin haklarının korunması gerektiğini, meşru hamil sıfatıyla yasal haklarını kullanan ve icra takibi başlatan müvekkilinin bu eyleminden dolayı kusurlu sayılamayacağını, bu nedenle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek, istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini, mümkün değilse işbu kararın kaldırılarak dosyanın Mahkemesine iade edilmesine ve davanın reddi ile davacı aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Aksi hiçbir şekilde kabul edilmemek kaydıyla imzanın davacıya ait olmadığının tespiti halinde dahi, imzalar müvekkil huzurunda atılmadığından takip yapmada kusuru bulunmayan müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekte bulunan imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığı kesin ve net bir biçimde ispat edildiğini, verilen karar hukuka uygun olduğunu, dava konusu çekin çalındığı hususu Gebze 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/384 esas sayılı dosyasından verilen karar ile sabit olduğundan davanın kabulü kararı hukuka uygun olduğunu belirterek davalının haksız ve hukuka aykırı istinaf isteminin reddini mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava ve birleşen dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, çek üzerindeki imza sahteliğine dayalı olarak menfi tespit istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi tarafından asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verildiği, asıl davada davalı şirket vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.

Dosyanın tetkikinde; ... ....seri numaralı, 28/08/2018 keşide tarihli, 35.566,44-TL bedelli, keşidecisinin .... A.Ş, lehtarının (davacı şirket) .... A.Ş , lehtardan sonraki cirantaların .... Şti, .... Şti, ... olduğu ve son ciranta/ hamilin ise istinaf eden davalı ... A.Ş olduğu, lehtar/ 1. cirantanın davacı şirket olarak göründüğü, çekin kargoda çalındığı ve imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığının iddia edildiği anlaşılmıştır.

Birleşen dava dilekçesinde asıl dava dosyasına konu çek üzerindeki imzanın sahte olduğunun açıkça belirtildiği, asıl dava dilekçesinde çekin kargoda çalındığının belirtildiği, ön inceleme duruşmasından önce murafaa sırasında davacı şirkete ait imza ve kaşenin bulunmadığının beyan edildiği, ön inceleme duruşması sırasında bu beyanın tekrar edildiği ve imza incelemesi yapılmasının talep edildiği anlaşılmıştır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında (HGK'nın 05.05.2010 tarih ve 2010/12-74 E- 2010/243 K) kabul edildiği üzere, senedin hükümsüzlüğünü gerektiren imzanın sahteliğine yönelik def'iler mutlak def'i olmakla her zaman herkese karşı ileri sürülebilmesi mümkün olup imza sahteliğine dayalı beyanın iddianın genişletilmesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmamıştır. Bu sebeple davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

İmza incelemesi yönünden öncelikle kambiyo senedinin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belge asılları mukayeseye esas alınmak sureti ile bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin, istinaf ve temyiz kanun yolu denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle desteklenmesi gerekmektedir. Nitekim ilk derece mahkemesi tarafından belgelerin celp edildiği ve ATK Fizik İhtisas Dairesinden 28/02/2023 tarihli rapor alındığı, çekler üzerindeki lehtar/ 1. ciranta imzası ile davacı şirket yetkililerine ait tüm mevcut mukayese imzalar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından imzaların, mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı görülmüştür.

Somut uyuşmazlık imza sahteliğine dayalı olmakla hukuki ilişkinin varlığını, çek üzerindeki imzanın borçlu tarafa ait olduğunu ispat yükü davalı tarafların üzerinde olup “imzanın sahte olması” iddiası senetteki taahhüdün geçersizliğine yönelik mutlak def'i niteliğinde olmakla imzasını inkar eden tarafından, iyi niyetli olsa dâhi herkese karşı ileri sürülebilecektir. Dolayısıyla mevcut raporun bu kapsamda yeterli incelemeye dayalı olduğu, yeniden rapor alınması gerektirir aksi yönde bir delilin bulunmadığı, dava konusu çekteki lehtar/ 1. ciranta imzasının davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığının kesin olarak tespit edildiği anlaşılmakla, davacının menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar davalı vekili tarafından dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden bahisle davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülmüş ise de HMK’nın 326/1. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin kural olarak aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilmesi gerekmekte olup somut olayda HMK’nın 312/2. maddesi yasal koşullarının bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ../11/2023 tarih ve 2018/.... E. 2023/.... K. sayılı kararına karşı, asıl davada davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.429,54-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 607,39-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.822,15-TL harcın asıl davada davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Asıl davada davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/728, K. 2026/832, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-728-e-2026-832-k-fc51687f4720