İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/300 E. 2026/914 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/300
Karar No
2026/914
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/300 Esas KARAR NO : 2026/914

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/04/2025 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin tekstil boyalarının üretim ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki kapsamında davalı şirket adına cari hesap tutulduğunu ve taraflar arasında cari hesap mutabakatı yapıldığını ileri sürdüğünü, davacı taraf dosyaya sunulan cari hesap mutabakatı ve cari hesap ekstresine göre davalı şirketten 311.370,21-TL alacaklı bulunduğunu, ticari ilişkiden doğan edimlerin davacı şirket tarafından yerine getirilmesine rağmen davalının borcunu ödemediğini iddia ettiğini, alacağın tahsili amacıyla davalı tarafa yazılı ve sözlü müracaatlarda bulunulduğu, sonuç alınamaması üzerine icra takibi başlatıldığını, ancak davalının borca ve fer'ilerine itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, davacı taraf ayrıca, icra takibinin başlatılmasından sonra davalı şirket tarafından 14.03.2025 tarihinde 80.000,00-TL ödeme yapıldığını, söz konusu ödemenin icra dosyasına haricen tahsilat olarak bildirildiğini ve tahsil harcının yatırıldığını, ancak bu ödemenin TBK'nın 100. maddesi kapsamında öncelikle faiz, takip masrafları ve vekâlet ücretine mahsup edilmesi gerektiğini, ileri sürerek davayı 311.370,21-TL üzerinden açtığı anlaşıldığını, davacı tarafın takip konusu alacağın cari hesap mutabakatı ve cari hesap ekstresi ile belirli ve hesaplanabilir olduğunu, bu nedenle alacağın likit nitelik taşıdığını ileri sürerek davalının itirazının iptali yanında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça cari hesap ekstresi ve mutabakatına dayanılarak alacağın kesin ve likit olduğunun ileri sürüldüğü, ancak davacıdan temin edilen malların önemli bir kısmının ayıplı çıktığı, bu nedenle davalı şirketin ayıplı mallara ilişkin bedeli haklı nedenle ödemediğini, davalı tarafın ürünlerdeki ayıpların ilk bakışta fark edilemeyen gizli ayıp niteliğinde olduğunu, ürünlerin yurtdışındaki nihai alıcıya gönderilmesinden sonra kullanım aşamasında kalite sorunu gösterdiğini, bu nedenle ürünlerin kabul edilmeyerek davalıya iade edildiğini ileri sürdüğünü, ayrıca, gizli ayıp ortaya çıktıktan sonra davacı tarafa bildirim yapıldığını, ayıplı malların davacıya iadesine hazır olunduğunu, ayıpsız olduğu tespit edilen ürün bedellerinin ödendiğini, yalnızca ayıplı olduğu ileri sürülen ürünlere tekabül eden bedellerin ödenmediğini beyan ettiğini, davalı tarafın davacının dayandığı cari hesap mutabakatının tek taraflı düzenlendiğini ve davalı şirketçe kabul edilmiş bir belge olmadığını da ileri sürmüş bu nedenle alacağın likit olmadığını, icra inkâr tazminatı koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307.maddesinde düzenlenen feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın (HMK md.309/2), hüküm kesinleşinceye kadar her zaman (HMK md.310) davacının tek taraflı irade beyanıyla dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilen (HMK md.307), kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran (HMK md.311) ve rücu edilemeyen usul işlemidir. Bu işlemin vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK md.74). Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır (Harçlar Kanunu 22/1). Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır. Dosya kapsamında davacı vekilinin 13/10/2026 tarihli feragat dilekçesinde, davadan feragat ettiklerini beyan ettiği; davalı tarafça sunulan 13/10/2026 tarihli beyan dilekçesiyle ise yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava olması, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat etmeye özel yetkisi bulunması, feragatin karşı tarafın yahut mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması hususları nazara alınarak davacı vekilinin kayıtsız ve şartsız feragati sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Anılan gerekçelerle davacının kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran ve ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra sunulan feragat beyanı sebebi ile davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nın 312. maddesi uyarınca davacı üzerinde bırakılmasına dair karar vermek gerekmiş ve hüküm aşağıdaki şekilde kurulmuştur. H Ü K Ü M : İzah olunan nedenlerle; 1-Davacı tarafından itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli açılan davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı olan 488,00-TL'nin, başlangıçta peşin alınan 5.317,43-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 4.829,43-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 115,00-TL posta ve tebligat gideri ile 7.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.115,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Tarafların beyanı nedeniyle tarafların lehine veya aleyhine vekalet ücreti takdir edilmemesine, 6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa veya vekillerine iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/10/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/300, K. 2026/914, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-300-e-2026-914-k-d21f55809a49