Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/569 E. 2026/819 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/569
- Karar No
- 2026/819
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/569
KARAR NO: 2026/819
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/01/2024
NUMARASI: 2023/569 E. - 2024/109 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/05/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili aleyhine, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından "25/01/2019 tanzim tarihli , 30/04/2019 vade tarihli , 55.000,00-TL miktarlı", 25/01/2019 tanzim tarihli, 30/05/2019 vade tarihli, 55.000,00-TL miktarlı", "25/01/2019 tanzim tarihli, 30/03/2019 vade tarihli, 35.000,00-TL miktarlı" "25/01/2019 tanzim tarihli, 28/02/2019 vade tarihli, 24.423,00-TL miktarlı" bonolara dayanarak kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi başlatıldığını, ancak bono üzerinde müvekkili ...'ın imzasının bulunmadığını, bonoların ön yüzlerinde bulunan imzaların hiçbirisinin müvekkilinin el ürünü olmadığını beyan ederek, bonolarla ilgili olarak davalıya borçlu olmadıklarının tespitini, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin iptalini, davalının işbu bonolarla başlattığı takibi" üzerinde ...'ın İmzasının bulunmadığını ve bu bonoların ön yüzlerindeki imzanın ...'a ait olmadığını" bilmesine rağmen haksız ve kötü niyetle başlattığını bu sebeple alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesini, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin iptalini, takibin tedbiren durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının keşideci ve annesi ...'ın kefil olarak imzaladığı bonoların ciro yoluyla müvekkiline intikal ettiğini ve bonoların vadesinde ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine ....İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davacının bonolardaki imzaların kendisine ait olmadığı iddiasında bulunduğu ancak takibe ve işbu davaya konu bonolar incelendiğinde bonolardaki borçlu ve kefil isimlerinin el yazısı ile yazılmadığı ad soyadların yazıcı ile bono muhteviyatına dahil edildiklerini bu sebeple davacı borçlu isminin sonradan bonoya dahil edilmesinin mümkün olmadığını, bonolarda iki ayrı imzanın bulunduğu ve bu imzaların davacının annesi olan kefil... tarafından hem kendi adına hem davacı ... adına atıldığının görülebileceğini, icra takibi başlatılmadan önce ve sonrasında söz konusu bonolar hakkında diğer muhatap-ciranta ...A.Ş. yetkilisi ile irtibat kurulduğunu ve şirket yetkilisinin "...-... adına kumaş alımı için kefil ... tarafından 2018 yılının son aylarında kendileriyle irtibat kurulduğunu, bu süreçte ... tarafından davacı oğlu ... adına her türlü ticari alışverişi ve borçlandırıcı işlemi yapmaya kendisinin tam yetkili kılındığını gösterir '.... Noterliğince' düzenlenmiş 23/07/2018 tarihli ... yevmiye nolu özel vekaletnamenin ibraz edildiğini, bunun üzerine satılan kumaşların davacı borçlu adına faturalandırılarak teslim edildiğini, tüm bu ticari işlemlerden ...'ın da bizzat haberdar olduğunu, davacı borçlu tarafından başta borcun cüzi bir kısmının nakit olarak ödendiğini ancak kalan borcun ödenmemesi üzerine bakiye borca karşılık takibe konu bonoların teslim alındığını, söz konusu bonoların, anne ... tarafından tanzim edilerek hem kefil olarak kendisi adına ve hemde yasal vekili olarak davacı oğlu ... adına imzalanarak teslim edildiğini" belirttiğini, davacının halen aynı evde birlikte ikamet ettiği annesi ...'ın tüm işlemlerinden haberdar olmasına karşın bonolara konu borcunu ve vekil tayin ettiği annesinin adına attığı imzaları art niyetli olarak inkar ettiğini, kabul manasına gelmemek kaydıyla annesi ...'ın davacının vekili olmadığının kabul edilmesi halinde ise olayda dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtekarlık suçunun işlendiğinin ortaya çıkacağını, bu fiilleri işleyen davacının annesi ...'ın hakkında her türlü cezai yasal başvuru haklarının taraflarınca ayrıca kullanılacağını, bu durumda bonolardaki borçlu kefil ...'ın işbu davaya dahil edilmesi ve yapılan işlemler hakkında beyanının alınmasının önem arz ettiğini belirterek; ...'a davanın ihbarını ve ...'ın davaya dahil edilmesini, haksız ve mesnetsiz açılmış davanın reddini, alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ve şartı ile davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Şahıs işletmesi olan davacı ... tarafından, davadaki menfi tespit istemine konu bonoyu davacı adına imzalayan dava dışı annesi ...'a verilen ve dosyaya celp edilen .... Noterliğinin 23/07/2018 tarih ... yevmiye sayılı vekaletnamede tanınan yetkiler göz önünde bulundurulduğunda; davacı adına tüm işleri idareyle görevlendirilmiş olduğu ve böylece, davacıya ait şahıs işletmesinin gerek olağan gerek olağanüstü tüm işlemleri için geniş yetkilere sahip “idarecisi” niteliğini taşıdığı, dolayısıyla, anılan kişinin ticari temsilci olarak kabul edilmesi gerektiği, TBK’nun 548. maddesi uyarınca ticari temsilcinin, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı, işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve onun adına işletmenin amacına giren her türlü işlemleri yapmaya yetkili olduğu gibi vekaletnamede ayrıca ve açıkça ...'a kambiyo taahhütnamesinde bulunma yetkisinin verildiği, dolayısıyla dava dışı bu kişi tarafından davacı adına dava ve takip konusu bonoya imza atma yetkisinin bulunduğu, dava dışı ...'ın aynı zamanda kendi adına kefil olarak bonoları imzaladığı ve mahkeme huzurunda alınan beyanında bonolara iki imzanın kendisi tarafından atıldığı yönünde beyan verdiği anlaşıldığı" gerekçesi ile davacının davasının reddine, davalı tarafın davacı aleyhine kötüniyet tazminatı talep ettiği, ancak yargılama sonucunda kötüniyet iddiasının davalı tarafından ispat edilemediği görülmekle talebin reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... tarafından müvekkili ... aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden dört adet yüksek meblağlı bonoya dayanarak icra takibi başlatıldığını, ancak bu senetlerin hiçbirinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını ve imzaların ona ait olmadığını, bonolarda borçlu olarak "... - ..." ibaresi yer alsa da vergi kayıtlarına göre buranın bir şahıs şirketi olduğunu, dava dışı ...'ın mahkemedeki ifadesinde bu imzaları kendi adına kefil sıfatıyla attığını ve oğlu Berkay adına bir imza atmadığını, ayrıca .... Noterliği'nden verilen vekaletnamede ...'ın bono imzalama yetkisinin bulunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.
Davacı tarafından icra takibine konu bonolarda imzasının bulunmadığının ileri sürüldüğü, davalı tarafından, takibe konu bonolardaki imzanın, davacı tarafından annesine verilen .... Noterliği'nin 23/07/2018 tarih ... yevmiye sayılı vekaletnameye istinaden ve davacının bilgisi dahilinde annesi tarafından düzenlendiğini ve annesinin kefil olduğunu ileri sürmektedir.
.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında alacaklı tarafından borçlular aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı, bonolarda keşideci olarak ..., kefil olarak ...'ın yer aldığı ve iki imzanında aynı kişiye ait olduğu görülmüştür.Menfî tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır: Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü, hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (HMK m. 190; MK m.6). Fakat, senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. - Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, s:143).
Somut olayda davacı tarafından icra takibine konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiş ise de, .... Noterliği'nin 23/07/2018 tarih ... yevmiye sayılı vekaletname ile davacı tarafından dava dışı annesi kefil... lehine, senet düzenleme yetkisi verildiği, dava dışı annesi tarafından verilen vekaletnameye istinaden davacı adına senet düzenlediği ve senedin geçerli olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../01/2024 tarih ve 2023/.... E., 2024/.. K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/05/2026