Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11136 E. 2026/9553 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/11136
- Karar No
- 2026/9553
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1776 Esas, 2025/1825 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kat malikleri kurulu toplantısının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ve düzeltme istemli başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belge incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.08.2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının ve toplantıda alınan kararların iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sitede olağanüstü harcamaların oluşması site müdürünün iş akdinin sonlanması ve davacının malik olduğu taşınmazda ortak alana yaptığı inşaii faaliyetlerin tespit edilmesi nedenleriyle olağanüstü toplantının yapıldığını toplantıya sadece 5 malikin iştirak etmediğini, 61 malikin katılımı ile toplantı yapıldığını, davacı kendisi asaleten ve üç kişi adına vekâleten, diğer davacı ...'nin ise bizzat toplantıya katıldığını, ... hazirun cetvelini her ne kadar imzalamaktan kaçınmış ise de toplantı gündemine eklenmesinin istediği hususları içeren yazı sunduğunu site yönetime dolgu imar planı hususlarında yardım edebileceğini teklif ettiğini, bu hususları zapta yazdırdığını, her iki davacının da toplantıya katıldığını, bu nedenle açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2020 tarihli ve 2018/643 Esas, 2020/901 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 04.12.2023 tarihli ve 2021/1260 Esas, 2023/2227 Karar sayılı kararıyla; davacı ... yönünden yapılan incelemede; davacının iptali talep edilen 24.08.2018 tarihli kat malikleri kurulu toplantısına katıldığı, imzasının olduğu, karar defteri ve dayanaklarında davacı ...'nin alınan kararla ilgili muhalefet şerhi ya da benzeri bir itirazına rastlanılmadığı, kat malikleri kurulu toplantısına katılan ancak alınan kararla şerh koymayan ret oyu kullanmayan bağımsız bölüm malikinin, söz konusu toplantıda alınan kararların iptalini isteyemeyeceği, bu nedenle mahkemenin ret yönündeki kararının isabetli olduğu, davacı ... yönünden yapılan incelemede; davacının dava tarihinde ve karar tarihinde taşınmaz sitede bağımsız bölüm kat maliki olduğu, iptali istenen toplantı sırasında yönetim planının 9/1 maddesi uyarınca, bağımsız bölüm maliklerinin 1/3 'ünü karşılar şekilde (21 kişi) gündem dışı teklifler verildiğini, bunlardan biriside "Sahil Dolgu İmar Planı Yaptırılması, İmar yolu ve su kuyusunun açılması..." talebiyle ilgili olup, bu teklifi 52 bağımsız bölüm kat malikinin bulunduğu sitede 21 kat sakininin verdiği, içerisinde davacı ...'de bulunduğu, bu teklifi görüşmeye alan yönetim toplantıda davacı ...'nin sahil yolu yapımı ile ilgili şahsi olarak yardım teklifini kabul ederek tutanağa geçirdiğini, alınan kararlarla ilgili muhalefet ya da ret oyu kaydı olmadığını, gündem dışı teklifte davacı ...'ın da katılımı bulunduğu, bu durumda davacının imzası bulunmasa da Olağanüstü Kat Malikleri Kurulu toplantısına iştirak ettiği, alınan karalara karşı ret oyu ya da şerh koymadığı anlaşıldığını, bu durum karşısında toplantının yapılması, tebligat vb. diğer ileri sürülen itirazların davacı yönünden değerlendirilebilecek bir yanı bulunmadığı, davacıların toplantıya katılmakla çağrı usulü ile ilgili hususları ileri sürmelerinin yerinde olmadığı toplanan deliller karşısında mahkemenin ret kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 2.Davacılar vekilinin 19.12.2023 tarihli tavzih talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 18.01.2024 tarihli ek karar ile başvurunun davacı ... yönünden esastan reddine, davacı ... yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden inceleme yapmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair kesin olarak karar verilmiştir. 3. Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 4. Bölge Adliye Mahkemesince 02.04.2024 tarihli ek karar ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) temyiz edilemeyen kararlar başlıklı 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 4 üncü maddesinde gösterilen davalar ile (23.6.1965 tarihli 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen kararların temyiz edilmeyeceği düzenlendiğinden davalının temyiz yolu başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 02.04.2024 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda; 6100 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin ikinci fıkrasının ''Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.'' hükmü gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar, taraflara yüklenen borçların genişletilmesi niteliğinde olduğundan, talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin 02.04.2024 tarihli ek kararının ortadan kaldırılmasına, davalı vekilinin temyiz istemi yerinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince verilen 18.01.2024 tarihli ek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların istinaf başvurusunun ve düzeltme istemli başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu kat malikleri kurulu toplantısı olağanüstü toplantı mahiyetinde olduğundan iki toplantı arasında bırakılacak sürenin yedi günden az olamayacağını, olağanüstü toplantı yapılmasının ön şartı olan, önemli bir sebebin bulunup bulunmadığı hususunda gerek İlk Derece Mahkemesince gerekse istinaf mahkemesince incelenmenin yapılmadığını, olağanüstü toplantı çağrı belgesinin toplantıdan onbeş (15) gün önceden maliklere ulaştırılmasının zorunlu olduğunu, davacılardan ...' nin hiçbir belgede, hatta Daire kararına gerekçe yapılan gündeme madde ilavesi dilekçesinde de imzasının bulunmadığını, adına imza atılmışsa inkar ettiklerini belirtmelerine rağmen, sanki davacılardan ...' nin iptali talep edilen toplantıya katılmış gibi kabul edilerek karar verilmesinin maddi hataya dayalı olduğunu düşündüklerini, toplantı tutanaklarının düzenlenme şeklinde usulü hata yapılmasına rağmen bu itirazlarının da gözetilmediğini, iptali istenen toplantıda gündeme bağlılık ilkesinin ihlal edilip edilmediğinin gözetilmediğini, divan başkanlığının toplantı tutanağını düzenleme şeklinin hatalı olduğunu belirtmelerine rağmen, bu iddialarının da incelenmediğini ve kararda tartışılmadığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kat malikleri kurulu toplantısının iptali istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.