Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5785 E. 2026/3437 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5785
- Karar No
- 2026/3437
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1943 E., 2024/1153 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/5 E., 2022/122 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve arkadaşları vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Zonguldak ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un (3303 sayılı Kanun) Ek-1. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sonucunda, 6 43... , 6 45... ve 18 parsel sayılı sırasıyla 237,73, 88, 76... ,78 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "3303 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince İdarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı şirketlerince iktisap ve sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği, 6 43... parselin 14.11.1999 tarihinden evvel ...'nun (TTK) kullanımında olduğu, 14.11.1999 tarihinden evvel taşınmaz üzerindeki krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1 katlı kargir evin ...'a ait olduğu, taşınmaz üzerindeki krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1 katlı kargir evin yola 8,57 metrekare tecavüzü bulunduğu, 6 45... parselin 14.11.1999 tarihinden evvel ...'nın kullanımında olduğu, 14.11.1999 tarihinden evvel parsel üzerindeki 1 katlı betonarme evin ...'ya ait olduğu" şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 6 43... , 6 45... ve 18 parsel sayılı taşınmazları müvekkili olan davacının, ...'... noterlikçe düzenlenen 15.08.2005 tarihli zilyetlik devir sözleşmesi ile aldığını ve fiilen müvekkilinin kullandığını ileri sürerek dava açmıştır. 3. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 6 43... parsel ve üzerindeki binanın müvekkili olan davacı tarafından kullanıldığını ileri sürerek dava açmıştır. Davalar birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ... tarafından 6 43... parsel (eski 23... parsel) sayılı taşınmazla ilgili Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı müdahalenin meni davasının 12.09.2012 tarihli ve 2012/218 Esas, 2012/253 Karar sayılı kararı ile reddedildiğini, ret kararının Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 04.02.2014 tarihli ve 2014/360 Esas, 2014/1417 Karar sayılı kararıyla onandığını, birleşen dosya davacısı ...'in 6 43... parsel üzerindeki kurumlarına ait hizmet evinde 29.03.2011 tarihinden emekli olduğu 14.02.2017 tarihine kadar oturduğunu, hizmet binasının 22.06.2017 tarihli kararla ıskat edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... duruşmadaki beyanında; 6 45... parsel sayılı taşınmazı kendisinin çevirip kullandığını, 15 sene kadar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 4. ..., asıl dosyada 6 43... parsel sayılı taşınmazın kendi kullanımında olduğunu belirterek davanın reddi istemiyle fer'i müdahil olarak davaya katılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacının dava konusu taşınmazları Zonguldak 2. Noterliğinin 15.08.2005 tarihli ve ... yevmiye sayılı zilyetlik devir sözleşmesi ile dava dışı ...'... satın aldığını iddia ettiği, dinlenen taraf tanıklarının ve mahalli bilirkişilerin beyanları dikkate alındığında dava dışı ...'ın dava konusu taşınmazların 14.11.1999 tarihinden evvel zilyedi ya da kullanıcısı olduğunun ispatlanamadığı, ayrıca 6 43... parselin dahili davalı TTK'ya ait olduğu ve taşınmaz içerisindeki binanın lojman olarak kullanıldığı, davacının kendisinin ve satın aldığı ...'ın 14.11.1999 tarihinden önce dava konusu taşınmazın zilyedi veya fiili kullanıcısı olduğunu ispatlayamadığı, birleşen davanın değerlendirilmesinde; davacının 29.03.2011-14.02.2017 tarihleri arasında dava konusu 6 43... parsel sayılı taşınmaz içeresinde bulunan lojmanda kurumda çalışan olması nedeniyle oturduğu, davacının dava konusu taşınmazın 14.11.1999 tarihindeki zilyedi veya fiili kullanıcısı olmadığı, dahili davalı TTK tarafından taşınmazın lojman olarak kullanıldığı..." gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... mirasçısı ... ve diğerleri vekili ile birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava konusu 6 45... ve 18 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; taşınmazların üzerindeki depo ve konutun uzun bir süreden beri kullanılmadığı, davacının 14.11.1999 tarihinden önce satın aldığını iddia ettiği ...'un bu yerleri fiili olarak kullandığını ispatlayamadığı, dava konusu taşınmazları davacı ...'ın fiili olarak kullandığı kabul edilse bile fiili kullanıcının tespiti için 3303 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesine göre 14.11.1999 tarihindeki zilyedi veya fiili kullanıcı olması gerektiği, somut olayda bu yerlerin 1999 tarihinden çok sonra 15.08.2005 tarihli noter satış ile kullanılmaya başlandığı göz önünde bulundurularak davacı ...'ın davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu 6 43... parsel sayılı taşınmaz yönünden; taşınmazın 14.11.1999 tarihi ve öncesinde davalı TTK tarafından kullanılan yerlerden olduğu, TTK'nın dava konusu yeri lojman olarak kullandığı ve lojman olarak kiraladığı, üzerindeki binanın TTK'ya ait olduğu, her iki davacının dava konusu taşınmazı dava konusu taşınmazı 14.11.1999 tarihi ve öncesi itibariyle kendilerinin ekonomik amaca uygun şekilde fiilen kullandıkları hususunu ispatlayamadıkları göz önünde bulundurularak her iki davacının davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı ... mirasçıları vekili ile birleşen dosya davacısı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... mirasçıları ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dinlenen tüm tanıklar, toplanan tüm deliller, 6637 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 25. maddesine göre 19.11.1999 tarihi itibarı ile davacının dava konusu taşınmazları, zilyet olan ...'dan satın aldığı sabit olup davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi bozulmasını talep etmiştir. 2. Birleşen dosya davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; celp edilen belgeler, yapılan keşif ve dinlenen tanık beyanları ile 6 43... parsel sayılı taşınmazın 237,73 metrekare ile üzerinde bulunan binanın müvekkili tarafından kullanıldığı hususunun açıklığa kavuştuğunu, dava konusu ettikleri taşınmaz üzerinde bulunan bir adet binanın, ... Genel Müdürlüğü'ne ait 2642 kapı numaralı lojman binası iken kurumun 28.03.2011 tarihli ve 98 sayılı kararı ile kurum personeli olan müvekkili ...’e tahsis edildiğini o zamandan beri de müvekkili tarafından kullanıldığını, emlak vergileri ve ecrimisil bedelinin de müvekkili tarafından ödendiğini, taşınmaz üzerinde bulunan binanın 2017 yılında TTK Genel Müdürlüğü tarafından terkin edildiğini, ancak müvekkili tarafından halen kullanılmaya devam ettiği hususunun da açıklığa kavuştuğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3303 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu gereğince dava konusu taşınmazlarda davacıların kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekili ile birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.