Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1980 E. 2026/3440 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1980
- Karar No
- 2026/3440
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1077 E., 2023/1490 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/73 E., 2022/49 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili, asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından duruşmasız olarak ve davalı ... vekili tarafından ise duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne ve davanın niteliği gereği duruşma isteminin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 47... parsel sayılı 8.479,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine; 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi yazılarak ve zilyetlik tespiti yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek, kullanıcı tespiti yönünden beyanlar hanesi açık bırakılmak suretiyle Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 1 47... parsel sayılı taşınmazın zilyetliğini ...'nun 13.11.2000 tarihinde ...'e, ...'in 14.02.2017 tarihinde ...'a, onun da 15.02.2017 tarihinde müvekkili olan davacıya devrettiğini ileri sürerek, Hazine ve ... aleyhine, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu taşınmazın beyanlar müvekkilinin davacının kullanıcı olduğunun yazılmasını talep etmiştir. 3. Asli müdahil ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkili olan asli müdahillerin murisi ...'ndan intikal ettiğini ve mirasçılarının kullanımında olduğunu ileri sürerek, davacının davasının reddi ve paylarına göre müvekkillerinin kullanıcı olduğunun yazılmasını talep etmiştir. 4. Kullanım şerhi davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, dava konusu parsel tutanağı ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sırasında asli müdahil ... ve arkadaşları vekili; dava konusu taşınmazın zilyetliğini ...'nun 13.11.2000 tarihinde ...'e, onun da 10.10.2005 tarihinde müvekkili olan asli müdahillerin murisi Hamdiye ...'a devrettiğini, halen asli müdahillerin kullanmında olduğunu ileri sürerek, taşınmazın müvekkili asli müdahiller kullanımında olduğunun şerhedilmesi talebiyle davaya katılmıştır. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetliğini müvekkili olan davalının 26.12.2017 tarihinde ...'den devraldığını ve kullanıcı olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "......'nun dava konusu taşınmazı 13.11.2000 tarihinde ...'e devrettiği, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.12.2003 tarihli ve 2002/ 66... /1518 Karar sayılı dosyası ile de ...'in müdahalenin men'i davası kabul edilerek kesinleştiği, keşifte dinlenilen tüm beyanlarda ...'e dava konusu taşınmazda ekonomik amacına uygun kullanımının olmadığının anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın Hazine adına tapulu olması nedeniyle esasen haklı zilyeti bulunmayıp, eldeki davada esas olan tespit tarihindeki ve kanunun atıf yaptığı 31.12.2011 tarihi ve öncesindeki fiili kullanıcıyı belirlemek olduğundan, davacının asli müdahillerin devraldığı yere dahil olması zilyetliğiyle birleşmediği sürece kullanıcı sıfatı hakkını kazandırmaya yetmeyeceğinden, ...'in dava konusu taşınmazda kullanıcı olmadığı tespit edilmekle kendisi tarafından yapılan ve farklı tarihlerde farklı kişilerle düzenlenen zilyetlik devir sözleşmelerinin kullanım ile birleşmediği sürece esasında davanın konusu olmadığı, 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi gereğince resen araştırma yapılarak dava konusu taşınmazın kullanıcısının belirlenmesi gerektiği ve eldeki davada ...'nun dava konusu taşınmazı ekonomik amacına uygun fiili zilyetliği bulunduğu anlaşıldığından tüm mirasçıları adına kullanıcı şerhi verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle davacı ... ve asli müdahiller ... ve arkadaşlarının davalarının reddine, asli müdahiller ... ve arkadaşlarının davasının kabulüne, 1 47... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine; 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan sahada kaldığı ve taşınmazın miras payları oranında ... miraçılarının kullanımında olduğu şerhinin yazılması suretiyle tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili, asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...müdahil ... ve arkadaşları dışındaki tüm davacı, müdahil ve davalının taşınmazın ...'den kendilerine devredildiği iddiasına dayandığı, ...'in müdahil ... ve arkadaşlarının murisi ...'na, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/66 Esas ve 2003/1518 Karar sayılı dosyasında davaya konu yer için men'i müdahale ve tazminat davası açtığı ve bu davayı kazandığı anlaşılmakta ise de bu Mahkeme kararının 2004 yılına ait olduğu ve ... mirasçılarının zilyetliği terk etmediğinin keşif beyanları ile taraflar tarafından sürekli şikayet edilmeleri nedeni ile haklarındaki savcılık dosyaları ile idari men dosyalarından anlaşıldığı, buna göre taşınmazdaki zilyetliğin ...'e fiili olarak devredildiğinin ispatlanamadığı, bu devir ispatlanamadığından ... tarafından davacı, davalı ve müdahillere yapılan devrin de bir öneminin bulunmadığı, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un 26.04.2012 tarihi öncesinde hem hukuki devri, hem fiili kullanımı aradığı, ancak ...'in fiili kullanımı ispatlanamadığından ondan farklı tarihlerde hak elde ettiği iddiasında bulunan tarafların da hak ediniminin mümkün bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı ... vekili, asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; yapılan tespitin gerçek hak durumunu yansıtmadığını, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin eksik inceleme ve nitelendirme ile hukuka aykırı karar verdiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; ... tarafından taşınmazın zilyetliğinin 13.11.2000 tarihli sözleşme ile ...'e devredildiğini, ancak İlk Derece Mahkemesinin, kesin delillerden olan kesin hüküm ve senede rağmen, kesin delillere aykırı olan takdiri delillere itibar ettiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının da hukuka ve dosya içeriğine aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik inceleme neticesinde verilmiş olup, mevcut fiili duruma, tarafların gerçeklerine ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkilinin bayisi ...'in zilyetliğinde olduğunun kesin olarak belirlendiğini, ancak İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin kesin hükmü görmezden geldiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında aynı Kanun'un 27. maddesi gereğince beyanlar hanesinde kullanıcı bilgisi açık bırakılan taşınmazın kullanıcısının belirlenmesine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili, asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.