Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/477 E. 2026/3444 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/477
- Karar No
- 2026/3444
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1734 E., 2024/1669 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/4 E., 2024/9 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve arkadaşları vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Eskişehir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 564 parsel sayılı 5.706,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 11 42... parsel numarasıyla 5.718,96 m² yüzölçümlü olarak; davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 570 parsel sayılı 3.871,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 11 42... parsel numarasıyla 4.514,03 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında, kendisine ait eski 564 (yeni 11 42... ) parsel sayılı taşınmazın sınırının değiştiğini ileri sürerek, hatanın düzeltilmesini talep etmiş; bilahare, davacılar vekili 16.07.2019 tarihli dilekçesi ile bu değişikliğin davalı eski 570 (yeni 11 42... ) parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, sınırın düzeltilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; taşınmazlar arasındaki sınırın değişmediğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... bilirkişi raporu ve ekleri hava fotoğrafları, ifraz haritaları ve çakıştırma krokilerinden, dava konusu taşınmazlar arasındaki sınırın 1968 tarihli ifraz işlemindeki sınıra uygun olarak dengelenmiş ifraz hattı sınırına göre düzeltilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, somut olayda dava konusu taşınmazlar arasındaki uyuşmazlıkla ilgili Kadastro Müdürlüğünün husumet ehliyeti bulunmadığı..." gerekçesiyle davacının davalı ... Müdürlüğüne yönelik davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalılara yönelik davasının kabulüne, 11 42... parsel (eski 564 parsel), 11 42... parsel (eski 570 parsel) sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile 11 42... parsel sayılı taşınmazda 21.12.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunun ve 28.03.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun eki keşif krokisinde (A) harfiyle gösterilen 287,04 m² yüzölçümlü kısmın bu taşınmazın yüzölçümünden düşülerek davacının maliki olduğu 11 42... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 11 42... parsel sayılı taşınmazda (B) harfiyle gösterilen 278,21 m² yüzölçümlü kısmın bu taşınmazın yüzölçümünden düşülmesine, 11 42... parsel sayılı taşınmazın 5.739,66 m², 11 42... parsel sayılı taşınmazın 4.226,99 m² yüzölçümlü olarak tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve arkadaşları vekili ile ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...talep olmadığı halde davacının maliki olduğu 11 42... parsel sayılı taşınmazda keşif krokisinde (B) harfiyle gösterilen 278,21 m² yüzölçümlü kısmın davacı parselinden düşülmesine karar verilmesi doğru değil ise de davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmadığından inceleme konusu yapılmadığı, davacıya ait eski 564 sayılı parsel ile davalılara ait eski 570 sayılı parselin 59 sayılı tesis kadastro parselinin ifrazları sonucu ve ifraz haritalarına dayanılarak oluştuğu, jeodezi ve fotogrametri mühendisleri kurulu tarafından yöntemince yapılan inceleme sonucunda hava fotoğrafları, ifraz haritaları ve çakıştırma krokilerinden dava konusu taşınmazlar arasındaki sınırın 1968 tarihli ifraz işlemindeki sınıra uygun olarak fenni sıhhate haiz ifraz krokisindeki sınıra göre düzeltilmesi gerektiği, böylece İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, davanın reddini talep eden davalılar aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle davalılar ... ve arkadaşları vekili ile ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasındaki sınırın otuz yılı aşkın süredir hiç değişmediğini, bugüne kadar da aralarında sınır ihtilafı olmadığını, aralarındaki sınır sabit olmasına rağmen davacının adına kayıtlı parsel ile müvekkillerinin adına kayıtlı parsel arasındaki sınırın davacı lehine değiştirilip müvekkillerinin parselinden eksiltme yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkilleri aleyhine davacı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin ... olmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu taşınmazların yıllardır aynı sınırlar içerisinde kullanıldığını, bu hususun mahalli bilirkişilerin ifadeleriyle sabit olup bilirkişi raporunda da yer verildiğini, davalılar tarafından davacının taşınmazının sınırına ihlal söz konusu olmayıp taşınmazların ölçümlerindeki farklılığın tamamen ölçümsel tekniklerden kaynaklandığını, bu nedenle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hukuk kurallarına ve kanun hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve arkadaşları vekili ile ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.