Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6114 E. 2026/3442 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6114
Karar No
2026/3442
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2021 E., 2024/1374 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/352 E., 2022/194 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve davanın niteliği gereği duruşma isteminin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesi uyarınca yapılan güncelleme çalışmaları sonucu, 11 68... (yeni 145 15... ) parsel sayılı 20.710,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine "krokisinde (A) harfiyle gösterilen 4369/20710 m²lik kısmın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan sahada kalmakta olup, 1977 yılından beri ... vereselerinin kullanımında bulunduğu" şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; 11 68... parsel sayılı taşınmazın, beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilen ... vereseleri arasında yapılan taksim sonucu ..., ..., ... ve ...'e düştüğünü, bu kişilerin taşınmazın kullanımını ...'e, onun ...'a, onun da 05.04.1997 tarihinde müvekkili olan davacı kooperatife devrettiğini ve taşınmazın müvekkili kooperatifin kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, davalı ... mirasçıları adına verilen kullanım şerhinin iptaline ve taşınmazın müvekkili kooperatifin kullanımında bulunduğunun beyanlar hanesine şerhini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... mirasçısı ... ve diğerleri vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde adı geçen ... ve ...'in ...'in mirasçısı olmadığını, ...'in mirasçıları arasında taksim yapılmadığını, mirasçılardan ... ve ...'in tek başlarına zilyetliği devretmesinin mümkün olmadığını, davacı kooperatifin duvar ve telle çevirdiği inşaat kısmını kullandığını ve kalan kısımda müvekili olan davalılar tarafından zeytin hasadı yapıldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacı tarafça miras bırakan ... mirasçılarının mirası taksim ettikleri hususu ileri sürülüp ispatlanamadığı, davalı tanığı ...'in miras bırakan ... 1975'te öldükten sonra mirasçılarının aralarında mirası paylaşmadıklarına dair beyanı, kadastro tespit tutanağında taşınmazın ... mirasçılarının kullanımında olduğunun belirtildiği hususları göz önüne alındığında, ... mirasçılarının taşınmazdaki kullanımlarının el birliği halinde olduğu, mirasçıların tamamı tarafından yapılmış bir devrin söz konusu olmadığı, bir kısım mirasçılar tarafından yapılan devrin geçerli olmadığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı esasa yönelik olarak davacı ... vekili ve vekalet ücretine yönelik olarak davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacı yan tarafından ... vereselerinin taksimi veya mirasçıların tamamının davacılara devri ispatlanamadığı gibi, yerel bilirkişi ve tanıkların da bir kısım veresenin devrinin iddia edildiği ... ve ...'ı da tanımadıklarını bildirdiği, hal böyle olunca davacı yanın dava konusu taşınmazın güncellemeye tabi bölümlerini, ilk şerh sahibi mirasçılarından usule uygun silsile ile devraldığını ispatlayamadığı, dayandığı devir senetlerinde devreden olarak görünenlerden ... ve ...'in dosyada bulunan veraset ilamına göre ... mirasçısı dahi olmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı yanın vekalet ücretine yönelik istinafı yönünden de davanın şerhe ilişkin olması sebebiyle Mahkemece maktu olarak hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı ... vekili ve davalılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı kooperaif vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın zilyedi ve üzerindeki muhtesatların zilyedi ve fiili kullanıcısının müvekkili olan ... olduğunun mahallinde yapılan keşif ve dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile sabit olduğunu, davalıların taşınmaza zilyet olduklarını ispat edemediklerini, İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin kanuna aykırı olduğunu ve davada bakılması gereken hususun kullanım kadastrosu sırasında taşınmazın fiili zilyedinin kim olduğunun tespiti olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi uyarınca yapılan güncelleme çalışması sonucu, kullanıcının doğru şekilde belirlenip belirlenmediği ve dava konusu taşınmazın kullanımının davacı tarafından önceki şerh sahibinden devralınıp alınmadığı hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6114, K. 2026/3442, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6114-e-2026-3442-k-400ba95ec950