Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4324 E. 2026/3047 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4324
- Karar No
- 2026/3047
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/10 E., 2024/83 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı 20.04.2010 tarihli dilekçesi ile ...Mahallesinde bulunan ve tespit harici bırakılan temyize konu taşınmaz hakkında, taşınmazın ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanma koşullarının yararına oluştuğunu belirterek, taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. 2. Dava konusu taşınmaz 2019 yılında ihdasen 35.419,47 m² yüzölçümü ve ham toprak vasfıyla 1337 parsel numarası ile Hazine adına tescil edilmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2018 tarihli ve 2018/59 Esas, 2018/279 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 12.09.2022 tarihli ve 2022/4247 Esas, 2022/6862 Karar sayılı ilamıyla “yöntemince orman araştırması yapılarak dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi ve eğer orman sayılmayan yerlerden ise bu kez zilyetlik araştırması yapılarak davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi” gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden olmadığı ve zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına oluştuğu “ gerekçesiyle davanın kabulüne, Adana ili ...Mahallesinde bulunan ve harita bilirkişinin 27.06.2013 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 33.000 m²lik taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde; yapılan araştırmanın yetersiz olduğunu dava konusu taşınmazın belediyeye devredilmesi gereken yerlerden olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusus taşınmazda davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde; yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiştir. Şöyle ki; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazın kazanılabilmesi için evveliyatı itibariyle imar-ihyaya muhtaç yerlerden olduğu anlaşılmaktadır. Bu tür yerlerin kazanılabilmesi için imar-ihyası tamamlandıktan sonra dava tarihine kadar, yahut daha önce yapılan bir imar uygulaması var ise bu tarihe kadar 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinde aranan şartların sağlanması gerekmektedir. Somut olayda dava konusu taşınmazın uygulama imar planı içerisinde kalıp kalmadığı araştırılmış ise de nazım imar planı içerisinde kalıp kalmadığı sorulmamıştır. Nitekim 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8-b maddesinde imar planları, nazım imar planı ve uygulama imar planından oluşur demekle bu hususu belirtmektedir. Dolayısıyla taşınmazın Nazım İmar planı kapsamında kalıp kalmadığı yönünde mahkemece herhangi bir araştırma yapılmaması doğru değildir. Bundan ayrı olarak İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonrası aldırılan harita ve fen bilirkişi raporuna göre 1992 hava fotoğrafına göre taşınmazda (B1), (B2), (B3), (B4), (B5) ve (B6) harfleri ile gösterilen toplam 20.357,42 m²lik kısmın kullanılmadığı, kalan 15.062,05 m²lik bölümün imar-ihya edildiği belirtilmiştir. Dava tarihi 2010 olduğundan bu raporda belirtilen 20.357,42 m²lik kısma yönelik davacı tarafın zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı sabittir. Dolayısıyla bu bölüme yönelik davanın reddine karar verilmelidir. Bu raporda 1992 tarihi itibariyle imar-ihya edildiği belirtilen 15.062,05 m²lik kısmın nazım imar planı içinde kalıp kalmadığı sorularak eğer dava tarihinden sonraki bir tarihte nazım imar planı içerisinde kalıyor ise veya nazım imar planı dışında ise sadece bu bölümde davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu anlaşıldığından bu bölüme yönelik davanın kabulüne karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince eksik araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR Yukarıdaki bentte açıklanan sebeplerle; Davalılar Hazine vekili, Adana Büyükşehir Belediyesi vekili ve davalı ... Belediyesi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.