Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6461 E. 2026/3068 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6461
- Karar No
- 2026/3068
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/85 E., 2023/118 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... köyü çalışma alanında bulunan 2250 parsel 7.140,00 metrekare, 2251 parsel 2.100,00 metrekare, 2253 parsel 2.980,00 metrekare ve 2263 parsel 3.720,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazlar “fındık bahçesi” vasfıyla Şubat 1319 D. Tarihli ve 157 sıra, Ocak 1322 Tarihli ve 167 sıra, Ocak 1322 Tarihli ve 166 sıra, Şubat 1323 Tarihli 1 96... sıra, Mart 1324 Tarihli ve 46 sıra, Temmuz 1968 Tarihli ve 37 sıra, K. Sani 1338 Tarihli ve 44 sıra, Ocak 1952 Tarihli ve 82 sıra, Mayıs 1952 Tarihli ve 6 sıra, Mart 1953 Tarihli 99 sıra, Aralık 1958 Tarihli ve146 Sıra, Aralık 1958 Tarihli ve 147 sıra, Şubat 1964 Tarihli ve 50 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayanılarak Hazine ile ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde; ... köyünde kain 2263, 2250, 2251, ... numaralı parsel sayılı taşınmazlara ilişkin komisyon kararlarının kaldırılarak orman olarak kabulüyle tapulama dışı bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalı tarafından davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Davacı ... İdaresi tarafından açılan dava sonucu Tirebolu Tapulama Hâkimliğinin 20.10.1975 Tarih, 1975/21 Esas ve 1975/127 karar sayılı kararıyla dava dosyasının aynı Mahkemenin 1975/4 Esası üzerinde birleştirilmesine karar verilmiş, Tirebolu Tapulama Hâkimliğinin 13.12.1976 tarih, 1975/4 Esas ve 1976/10 karar sayılı kararı ile de görevsizlik kararı verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.09.1994 tarih, 1993/6351 Esas ve 1994/10003 Karar sayılı ilamıyla; davaların süresinde açıldığı, davanın görevli Kadastro Mahkemesince incelenip sonuçlandırılması zorunlu olan bir dava olduğu ve yine dosyaların birleştirilmesini zorunlu kılan herhangi bir neden görülmediği, süresinde açılan davaların ayrı ayrı incelemeye tabi olup, ancak kişiler ve dayanak kayıtlar yönünden inceleme sırasında müştereklik söz konusu olursa zorunlu dava arkadaşlığı görüldüğü takdirde ancak ilgili görünenlerin birleştirilmesi gerektiği gözetilmeksizin dosyaların tümünün birleştirilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamı sonrası dava dosyası Tirebolu (Kapatılan) Kadastro Mahkemesi'nin 1994/5 Esas sırasına kaydedilmiş, HSYK'nın 21.06.2013 tarih ve 28034 sayılı yazısı gereği Kadastro Mahkemelerinin yargı çevrelerinin yeniden düzenlenmesi hususunda 22.05.2013 tarih ve 460 sayılı kararıyla Tirebolu Kadastro Mahkemesi kapatılarak dava dosyası Espiye Kadastro Mahkemesine devredilmiş ve anılan Mahkemede 2013/22 Esasa kaydedilmiş, Espiye Kadastro Mahkemesinin 16.11.2022 tarihli 60. celsesinde iş bu davaya konu parseller yönünden dosya tefrik edilmiş ve 2022/85 Esasa kaydedilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, orman yüksek mühendisi raporunda dava konusu parselin orman sayılmayan alanlardan olduğunun bildirdiği, keşfe katılan ziraat bilirkişisince de aynen rapor edildiği, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olup fındık bahçesi olduğu, infazı kabil bir hüküm oluşturmak amacıyla keşifte saptanan gerçek hak sahipleri olduğu tespit edilen kişiler adına taşınmazın yeni ada parsel numarası ve yüzölçümünde ve tescili yönünde hüküm kurulduğu gerekçesiyle davanın reddine, ... köyünde kain eski 22 51... ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2.980,00 metrekare yüzölçümünde ve fındık bahçesi vasfında, eski 22 53... ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2.931,20 metrekare yüzölçümünde ve fındık bahçesi vasfında, 126812160 hisse kabul edilmeleri suretiyle; Hazine ile ... ve müşterekleri adına tapuya tescillerine eski 22 63... ada 5 parsel sayılı taşınmazın 3.906,11 metrekare yüzölçümünde ve fındık bahçesi vasfında, 737280 hisse kabul edilmesi suretiyle; Hazine ile ... ve müşterekleri adına tapuya tesciline, eski 22 50... ada 58 parsel sayılı taşınmazın 7.763,37 metrekare yüzölçümünde ve fındık bahçesi vasfında, 126812160 hisse kabul edilmesi suretiyle; Hazine ile ... ve müşterekleri adına tapuya ve tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; tapuya tesciline karar verilen yerlerin orman olduğunu, Orman olan yerlerin zamanaşımı ile iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını ve taşınmazlardaki tüm hisselerin Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı, kadastro tespitinin iptalinin gerekip gerekmediği ve taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava, kadastro tespitine itiraz niteliğinde olup, kadastro tutanaklarının davalı olmalarına rağmen kesinleştirildiği ve tapuya tescil edildikleri anlaşılmaktadır. Bir taşınmaz hakkındaki kadastro tespiti kesinleşmeden tapuya tescil edilmiş olması hukuken yok hükmünde ise de, hak kaybına sebebiyet verilmemesi açısından, tapu maliki olan kişi yahut kişilerinde davada taraf olması gerekmektedir. Kadastro tespit tutanakları ve tapu kayıtlarının incelenmesinde tüm taşınmazların kadastro tutanağında malik olarak tespit edilen ...’nun...oğlu olduğu, tapu kayıtlarında da T.C. Kimlik numarası bulunmayan...oğlu ...’nun malikler arasında bulunduğu ancak dosyadaki taraflardan ...’nun ise İbrahim oğlu olduğu, bu kişilerin aynı kişi olup olmadığı hususunda tereddüt oluştuğu, yine eski 22 51... ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu maliklerinden olan ve T.C. Kimlik numarası bulunmayan ...kızı ...nin, kadastro tespit tutanağında yalnızca baba ismi ...olarak belirtilen ...ile aynı kişi olup olmadığı hususunda tereddüt oluştuğu, yine eski 22 51... ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu maliklerinden olan ve T.C. Kimlik numarası bulunmayan ... kızı ...’nin, kadastro tespit tutanağında yalnızca baba ismi ... olarak belirtilen ... ile aynı kişi olup olmadığı hususunda tereddüt oluştuğu, yine eski 22 51... ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu maliklerinden olan ve T.C. Kimlik numarası bulunmayan ... kızı ...’nin, kadastro tespit tutanağında yalnızca baba ismi ... olarak belirtilen... ile aynı kişi olup olup olmadığı hususunda tereddüt oluştuğu, eski 22 50... ada 58 parsel sayılı taşınmazın tapu maliklerinden olan ve T.C. Kimlik numarası bulunmayan ... kızı ...’nin, kadastro tespit tutanağında yalnızca baba ismi ... olarak belirtilen ...ile aynı kişi olup olmadığı hususunda tereddüt oluştuğu, yine eski 22 50... ada 58 parsel sayılı taşınmazın tapu maliklerinden olan 190....56 T.C. Kimlik numaralı ...’un dosyada taraf olarak yer almadığı, dosyada farklı T.C. kimlik numarasına sahip ...un taraf olarak yer aldığı, tespit tutanağında malik olan ... yönünden taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığı hususunda tereddüt oluştuğu, yine eski ... ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu maliklerinden olan ve T.C. Kimlik numarası bulunmayan ... kızı ...nin, kadastro tespit tutanağında yalnızca baba ismi ... olarak belirtilen ...ile aynı kişi olup olmadığı hususunda tereddüt oluştuğu, yine eski .. ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu maliklerinden olan ve T.C. Kimlik numarası bulunmayan ... kızı ...’nin, kadastro tespit tutanağında yalnızca baba ismi ... olarak belirtilen ... ile aynı kişi olup olmadığı hususunda tereddüt oluştuğu, yine eski.. ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu maliklerinden olan ve T.C. Kimlik numarası bulunmayan ... kızı ...’nin, kadastro tespit tutanağında yalnızca baba ismi ... olarak belirtilen ... ile aynı kişi olup olmadığı hususunda tereddüt oluştuğu, yine eski 22 63... ada 5 parsel sayılı taşınmazın tapu maliklerinden olan ve T.C. Kimlik numarası bulunmayan ... kızı ...’nin, kadastro tespit tutanağında yalnızca baba ismi ... olarak belirtilen ... ile aynı kişi olup olmadığı hususunda tereddüt oluştuğu, yine eski 22 63... ada 5 parsel sayılı taşınmazın tapu maliklerinden olan .... T.C. Kimlik numaralı ... ...’in dosyada taraf olarak yer almadığı, yine dava konusu eski 22 63... ada 5 parsel sayılı taşınmazın tapu maliklerinden olan ve T.C. Kimlik numarası bulunmayan...kızı ...'nın kadastro tespit tutanağında baba ismi ... olarak belirtilen ...ile aynı kişi olup olmadığı hususunda tereddüt oluştuğu anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince yöntemince taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm kurulması cihetine gidilmiş olduğu anlaşılmakla; öncelikle davaya konusu taşınmazın güncel tapu kaydı ve taşınmazlarda yapılan devir ve intikallere yapılan tüm işlemlere ilişkin evraklar dosya arasına alınmalı, kadastro tespit tutanaklarında özellikle soyadı bulunmayan ve malik olarak belirtilen tüm kişilerin kimlik bilgileri tespit edilmeli, ölü olanlarının mirasçılık belgeleri dosya arasına alınmalı, kim oldukları belirlenemeyen tespit maliki olması halinde 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun (3561 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca, mahallin en büyük mal memurunun kayyım atanması hususunda vesayet makamından talepte bulunulması için davacı ... İdaresine süre ve yetki verilmeli, vesayet makamınca atanacak kayyım davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmeli, tespit malikleri tam olarak belirlendikten sonra bu kişilerin tapuda yaptıkları devirler ve yapılan intikaller değerlendirilerek tapu kayıtlarında malik olup da taraf olmayan kişiler belirlenerek yöntemine uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanmasından sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi isabetsiz olduğundan, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve bozma nedenine göre sair yönlerine incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerine incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.