Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/628 E. 2026/3060 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/628
Karar No
2026/3060
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/363 E., 2024/62 K. ASIL VE BİRLEŞEN (2005/617 ESAS)

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İstanbul ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1238 parsel sayılı 89.798,55 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla 14.06.2002 tarihinde ihdasen Hazine adına tescil edilmiştir. 2. Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1238 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünü imar ve ihya ettiğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının lehine oluştuğunu ileri sürerek, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ve adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen davada davacı dava dilekçesinde; ... ilçe mera teknik ekibi tarafından, ... köyünde bulunan 1238 parsel sayılı taşınmazın Mera Kanunu'nun 5/B maddesi uyarınca mera olarak değerlendirildiğini, İstanbul İl Mera Komisyonunun 03.04.2002 tarihli ve 139 sayılı kararı ile teknik ekip kararının uygun görüldüğünü, anılan karara yönelik itirazlarının İl Mera Komisyonunca reddedildiğini ileri sürerek, İl Mera Komisyonunun itirazlarının reddine ilişkin kararının iptal edilerek ... no.lu parselin dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği bölümünün adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.07.2014 tarihli ve 2005/421 Esas, 2014/337 Karar sayılı kararı ile dava dosyaları birleştirildikten sonra 1238 sayılı parselin (B) harfi ile işaretlenen kesiminin 1982 tarihli hava fotoğraflarında tarım alanı olarak gözüktüğü, davacı tarafından tarla niteliği ile kullanıldığı, mera ve orman olmadığı, ...'ün eski Rum köyü olduğuna ilişkin delil ve belge bulunmadığı, 1238 sayılı parselin Hazine adına tapuya tescil edildiği tarihe kadar davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, (A) ve (C) harfleri ile işaretlenen kesimlerin 1982 tarihli hava fotoğraflarında ham toprak ve çalılık olarak gözüktükleri, halen tarla olarak kullanılmadıkları gerekçesiyle 1238 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 23.06.2014 tarihli rapor ekindeki krokide (B) harfi ile işaretlenen 3.809,62 m² yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.05.2015 tarihli ve 2014/9246 Esas, 2015/3555 Karar sayılı ilamıyla yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli olmadığı, dava konusu 1238 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... ... tarafından düzenlenen 23.06.2014 tarihli rapor ekindeki krokide (B) harfi ile işaretlenen 3.809,62 m² yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek davacı adına tapuya tesciline karar verildiği, (A) ve (C) harfleri ile işaretlenen kesimler ile birleşen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/617 Esas sayılı mera komisyon kararının iptali ve tescil istekli dava yönünden ise, olumlu veya olumsuz hüküm kurulmayarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine aykırı davranıldığı, diğer taraftan, ... nolu parselin 1967 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında tescil dışı bırakıldığı, ... ilçe mera teknik ekibi tarafından mera Kanunu'nun 5/B maddesi uyarınca mera olarak değerlendirildiği, anılan ekip kararının 14.03.2002 tarihinde İstanbul İl Mera Komisyonuna bildirildiği, mera komisyonunca 03.04.2002 tarihli ve 139 sayılı kararla ekip raporunun uygun görüldüğü, 08.07.2002 tarihinde alınan kararın ilgili kurumlara bildirildiği, davacının komisyona itiraz ettiği, itirazın mera komisyonunca 14.10.2005 tarihinde reddedildiği, davacının 16.12.2005 tarihinde mera komisyonunun ret kararının iptali ve taşınmazın adına tescili isteğiyle ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2005/617 Esas sayılı davayı açtığı, anılan davanın eldeki dava ile birleştirildiği halde mahkemece usûlünce mera araştırması yapılmadan aynı köyden dinlenen davacı tanıklarının anlatımlarına itibar edilerek sonuca gidildiği, bundan ayrı dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin orijinal kadastro paftası sureti getirtilip taşınmazın hangi sebeple tescil dışı bırakıldığı araştırılmadığı gibi, aksine dava dışı 1237 sayılı parselin bulunduğu alana ilişkin kadastro paftası suretinin getirtildiği, yine davalılardan Hazine, dava konusu taşınmazın bulunduğu ...'ün mübadil Rumlardan kalma yer olduğu iddiasında bulunarak buna ilişkin yakın parsellere ilişkin açılmış dava dosyalarına dayandığı halde, anılan savunma üzerinde durulup iskanen dağıtılan taşınmaz olup olmadığının araştırılmadığı, varsa bu şekilde dağıtılan yerleri gösterir harita veya kadastro paftası ile ilgili dosyalar getirtilmeden eksik araştırma ile sonuca varıldığı, öte yandan, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; dava konusu (A), (B) ve (C) harfleri ile işaretlenen taşınmazların 1942-1943 yıllarında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı, 1959 tarihli memleket haritasında kısmen çalılık rumuzlu yeşil alanda, kısmen açık alanda, 19 82... tarihli hava fotoğraflarında (A)'nın çalılık ve ham toprak, (C)'nin dere yatağı, (B)'nin 1982 tarihli hava fotoğrafında çalılık ve ham toprak, 2005 tarihli hava fotoğrafında tarla olarak gözüktüğü belirtilmiş ise de raporun ekindeki siyah beyaz memleket haritasında aplike yapılmış olup taşınmazların konumları net olarak gözükmediği gibi taşınmazların hava fotoğraflarındaki ve ilk orman tahdit hattındaki konumlarıda gösterilmediği, fen bilirkişisi ...... tarafından düzenlenen 06.06.2011 tarihli raporda da, orman bilirkişi raporu ile aynı yönde açıklamalarda bulunulmuş ise de, fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen rapor ile raporu hükme dayanak yapılan fen bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen ek raporda; (B) harfi ile işaretlenen taşınmazın 19 76... tarihli hava fotoğrafında tarla, (C) harfi ile işaretlenen yerin dere yatağı, (A) harfi ile işaretlenen kesimin çalılık ve ham toprak olarak gözüktüğü belirtilmiş, ne var ki, fen bilirkişileri ... ve ... ... tarafından düzenlenen rapor ekindeki hava fotoğrafında yapılan aplike ile fen bilirkişisi ...... tarafından düzenlenen 06.06.2011 tarihli rapor ekindeki hava fotoğrafında yapılan aplikenin birbirinden farklı olduğu, ayrıca yörede imar uygulamasının yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi tarihte kesinleştiğinin de araştırılmadığı, anılan eksiklikler ve çelişkiler üzerinde durulup yöntemince giderilmeden eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesinin hatalı olduğu açıklanarak, doğru sonuca ulaşılabilmek için, Hazine tarafından daha önce aynı köyde mübadil Rumlar'dan kalma yer iddiası ile açılmış veya bu iddia ile savunmada bulunulup lehlerine sonuçlanan dava dosyaları varsa listesi alınarak ilgili dava dosyalarına ait kesinleşme şerhli karar örnekleri, varsa iskanen dağıtılan taşınmazlara ilişkin haritalar, dava konusu taşınmaz ve komşu parselleri birlikte gösteren ilk kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği, yöreye ait 1/5000 ölçekli fotogrametri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftası, davalı taşınmaza komşu olan parsellerin kadastro tutanak ve dayanak belgeleri, yörede yapılan ilk orman kadastrosuna ilişkin çalışma tutanakları ve tahdit haritası, en eski tarihli ve 1980’li yıllara ait hava fotoğrafları ile memleket haritaları ilgili yerlerden getirtilip, yörede imar uygulamasının yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi tarihte kesinleştiğinin araştırılması, taşınmazların hangi nedenle kadastroda tespit dışı bırakıldığının belirlenmesi, yöntemince orman ve zilyetlik araştırması yapılması, ayrıca taşınmazın eski ve yeni niteliği konusunda jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınması, keşif sırasında taşınmazı çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak ve taşınmaz fotoğraf üzerinde gösterilerek dava dosyası içine konulması, davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından hazırlanan idarî tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi yazılı kişilerin tanık sıfatıyla dinlenilmesi, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dinlenen bir kısım mahalli bilirkişilerin keşif esnasında ifadelerinde; doğma büyüme olduklarını, davaya konu edilen yerde davacı ...'ın kullandığı yerin olmadığını, dava konusu edilen yerin mera olarak kullanılmakta olduğunu, dava konusu taşınmazı ekip biçen kimseyi görmediklerini, köylülerin hayvanlarının otlatıldığını, mera olarak kullanıldığını, davacı ...'ın kullandığı başka bir yerde yer olduğunu beyan ettikleri, dava konusu taşınmaza komşu ... no.lu parsel hakkındaki davada, taşınmazın 2005 yılında mera olarak tahsis edildiği, mahalli bilirkişilerden birinin beyanından davaya konu taşınmazın bulunduğu ... köyünün rumların yaşadığı köy olup mübadeleye tabi tutularak, yerlerine ...'ten gelen insanların yerleştirildiği, kaçak-yitik kişilerden kalan taşınmazlarda zilyetlikle mülk edinmek mümkün bulunmadığından dolayı davanın reddine karar verildiği, verilen kararın temyiz denetiminden geçerek kesinleştiği, somut olayda dava konusu edilen taşınmazın da ... köyü sınırları içerisinde kaldığı, toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın mera olarak tahsis edildiği, buna ilişkin şerh bulunduğu, davaya konu taşınmazın bulunduğu ...'ün rumların yaşadığı köy olup mübadeleye tabi tutulduğu, davaya konu taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, özel mülkiyete tabi olamayacağı gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; tüm dosya kapsamıyla dava konusu taşınmazların tamamının imar-ihya edildiğinin belirlendiğini, taşınmazların mera olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı ve İl Mera Komisyon Kararının iptalinin gerekip gerekmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, dava değeri itibariyle hesaplanan nispi vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinin altında kaldığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/628, K. 2026/3060, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-628-e-2026-3060-k-804ff5c5be35