Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1017 E. 2026/982 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1017
- Karar No
- 2026/982
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/1017
KARAR NO: 2026/982
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2026/147
DAVA TARİHİ : 23/02/2026
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 01/07/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ve ... işletmesinin müvekkili şirket tarafından yürütüldüğünü, davalıya ait..., ..., ..., ..., ... plakalı araçlar ile 28.09.2024 - 13.08.2025 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine müvekkili şirketçe davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5. maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, takibe haksız itiraz edildiğini, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın tahsilinin tehlikeye girmemesi için davalıya ait malvarlığının borca yetecek kısmının kaydına ihtiyati haciz konulması gerektiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2026 tarihli tensip tutanağının 13 numaralı ara kararı ile "Dosya kapsamında sunulan delillerden yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine," karar verilmiştir.
Davacı vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 22.04.2026 Tarih ve 2026/585 E. 2026/576 K. sayılı kararı ile:"mahkemece verilen ara kararın HMK'nun 297. maddesi ve Anayasa'nın 141/3 maddesi niteliğinde yasal gerekçe içermediği açıktır. Mahkemece mevcut deliller değerlendirilerek, denetime elverişli gerekçeli karar oluşturulması neticesinde istinaf talebinin Dairemizce incelenmesi mümkün olduğundan, ihtiyati haciz talebinin oluşturulacak ara karar ile gerekçeli olarak değerlendirilmesi ve taraf vekillerine usulüne uygun tebliğinden sonra inceleme yapılmak üzere..." gerekçesiyle geri çevirme kararı verilmiştir.
Dairemiz kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2026 tarihli ara karar ile, ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından, geçiş ihlallerinin olduğu bir kısım kayıtlar sunulmuş ise de; kaçak geçişlerin olup olmadığı, geçiş sırasında davalıya ait araçlarda hgs/ogs bakiyesi olup olmadığı, bakiye varsa tahsilat yapılıp yapılmadığı, tahsilat yapılmamış ise bu durumun bankadan mı yoksa davacının kullandığı hgs/ogs sistemden mi kaynaklandığı, bakiyenin belli bir limit altına düşmesi halinde otomatik yükleme yapılıp yapılmadığı, geçiş anında bakiye yetersiz kalırsa sonradan yapılan yükleme ile geçişten itibaren 15 gün içerisinde tahsilat yapılıp yapılmadığı/tahsilatın mümkün olup olmadığı, sonradan yükleme yapılmış ise geçiş bedellerinin tahsil edilememesinin sebebi, tahsilat yapılmasına rağmen kaçak geçiş olarak sisteme geçmesinin mümkün olup olmadığı hususlarında yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde alacak miktarının belirlenmesi mümkün olduğundan bu aşamada alacağın varlığı ve miktarının yargılama sonucu belirlenecek olması nedeniyle yaklaşık ispatın koşullarının oluşmadığı gibi ihtiyati haciz talep eden tarafça davalının mal kaçırma girişiminde olduğunun da yaklaşık delillerle kanıtlanamaması ve İİK’nın 257/2 maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı gerekçesi ile Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; borçlunun müvekkilinin işlettiği ... ve bağlı ... kullandığı ve ödeme yapılmadığı geçiş dökümünün dava dilekçesinin ekinde sunulduğunu, yaklaşık ispat kuralının yerine getirildiğini, geçişleri ve ödeme alınmadığını gösteren dokümanların sunulmasına rağmen ihtiyati haciz talebinin reddinin zaten alacağını alamayan müvekkilin zararını arttırdığını belirterek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalı tarafından geçiş ücretleri ödenmeksizin yapılan ihlalli geçişler nedeniyle, geçiş ücreti, para cezası, faiz ve KDV'nin tahsili için davacının başlattığı icra takibine, davalı tarafça yapılan itirazın iptali davası olup, istinaf incelemesine konu talep ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ihtiyati haczin yasal koşulları açısından alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti hususlarının kesin ispatından ziyade yaklaşık ispat kuralının gözetilmesi gerektiğinden; yaklaşık ispat ölçütünde mahkemede oluşması gereken kanaatin, alacağın varlığı ve muacceliyetini basit bir ihtimalden ziyade kuvvetle muhtemel göstermesi ve kanaat olması gerekir.
2004 sayılı Kanunun 258 nci maddesinin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir.
Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Ancak alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.
Somut olayda, davalıya ait araçlarda ogs/hgs bakiyesi olup olmadığı, kaçak geçiş yapılıp yapılmadığı, tahsilat yapılıp yapılmadığı, tahsilat yapılmamış ise sebebi, sonradan yükleme yapılmış ise 15 gün içinde tahsil edilip edilmediği, tahsil edilmemiş ise sebebi ve davacının varsa alacak miktarı yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenebileceğinden, sunulan kayıtların bu aşamada alacağın varlığını ve muaccel hale geldiğini yaklaşık ispata yeterli olmadığı kanaatine varılmakla, İİK'nın 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartları oluşmadığından, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir.
Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf başvurma harcı ve 732,00 TL istinaf karar harcının ayrı ayrı Hazine'ye gelir kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.01/07/2026