Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/652 E. 2026/3069 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/652
Karar No
2026/3069
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/3 E., 2024/30 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar asli müdahiller Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 44.050,29 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 03.08.1989 tarih, cilt 46, sayfa 50, sıra 3 ve 4, 18.01.1993 tarih, cilt 47, sayfa 17, sıra 1 ve 03.07.1964 tarih, cilt 29, sayfa 2, sıra 4 numaralı tapu kayıtları uygulanmak suretiyle 3/4 payı ..., 1/4 payı ... adına tespit edilmiş; 07.05.2007 tarihinde, ... oğlu ..., ...oğlu ..., ...oğlu ... ve .....oğlu ... tarafından taşınmazın dedeleri .....'tan kendilerine intikal ettiği ve ......'un bu yeri dayanak Temmuz 1964 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kayıt maliki ...'dan 05.03.1956 tarihli taksimli satış senediyle aldığı iddiasıyla itiraz edilmesi üzerine, kadastro komisyonunca 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 10. maddesi uyarınca malik hanesinin Kadastro Mahkemesince doldurulmak üzere tutanak Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. 2. Asli Müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; .... öldüğü mevkiinde bulunan 1 01... parsel sayılı taşınmazın orman olan kısımlarının orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar tarafından davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2012 tarihli ve 2007/267 Esas, 2012/11 Karar sayılı kararıyla davacı ve murislerinin malik sıfatıyla sürdürdükleri bir zilyetliklerinin varlığı konusunda tam bir kanaat oluşmadığı gerekçesiyle, davacılar , ..., ... ve ...'un davalarının reddine, ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın sınırlandırmasının 28.01.2007 tarihli sınırlandırma krokisinde olduğu gibi tarla vasfıyla taşınmazın tamamının 960 pay kabul edilerek; 60 payının ... kızı, 01.11.1950 doğumlu ... (.....) adına, 20 payının ... oğlu, 20.06.1985 doğumlu ... adına, 20 payının ... kızı, 18.02.1986 doğumlu .... (....) adına, 20 payının ... kızı, 24.08.1986 doğumlu ... adına, 12 payının .,... kızı, 01.06.1947 doğumlu ... adına, 12 payının ...kızı, 15.08.1969 doğumlu ... ... (...) adına, 12 payının ... oğlu, 08.05.1975 doğumlu ... adına, 12 payının ... oğlu, 23.06.1976 doğumlu ... adına, 12 payının ... kızı, 17.06.1981 doğumlu ... (.....) adına, 195 payının ... kızı, 25.05.1937 doğumlu ... adına, 585 payının .... oğlu, 01.12.1956 doğumlu ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.06.2014 tarihli ve 2014/2771 Esas, 2014/5923 Karar sayılı ilamıyla yapılan inceleme araştırmanın hükme yeterli olmadığı, taşınmazın malik hanesinin açık olması ve dava konusu taşınmaz sınırında eylemli orman olmasına rağmen, Hazine ve Orman İdaresinin davada davalı olarak yer alması sağlanarak taraf teşkilinin sağlanmadığı, hükme dayanak alınan orman bilirkişisi raporuna en eski tarihli hava fotoğrafının incelenmediği, memleket haritasında dava konusu taşınmaz kısmen yeşil alanda kaldığı belirtilmesine rağmen sonuç kısmında taşınmazın tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtildiğinden raporun kendi içinde çelişkili olduğu, keşifte dinlenen davacı tanıkları ve davalı tanıklarının beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2017 tarihli ve 2014/24 Esas, 2017/14 Karar sayılı kararıyla fen bilirkişisi ... in 23.11.2015 havale tarihli raporuna ekli krokide (C) harfiyle gösterilen 7.905,70 m²lik kısmın öncesinin "orman sayılan yerlerden" olduğu, (B) harfiyle gösterilen 10.579,10 m²lik kısmın ise zemine uygulanan tapunun miktar fazlası ve ormandan açma yapılan orman toprağı olduğu, (A) harfiyle gösterilen 25.565,49 m²lik orman sayılmayan taşınmazın dosya arasına sunulan tapu kayıtlarının (tüm geldiler ve gittileri ile birlikte) kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davacıların davalarının reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, ... köyü ....öldüğü mevki 1 01... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... Akdeniz'in 23.11.2015 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (C) harfiyle gösterilen 7.905,70 m²lik kısım ile (B) harfiyle gösterilen 10.579,10 m²lik kısmın 1 01... parselden ifrazı ile ilgili adanın son parsel numarası verilerek, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescillerine, malik hanelerinin bu şekilde doldurulmasına, (A) harfiyle gösterilen 25.565,49 m²lik kısmın aynı parsel numarası ile tarla vasfıyla, taşınmazın tamamının 960 pay kabul edilerek; 60 payının ... kızı, 01.11.1950 doğumlu ... (... adına, 20 payının ... oğlu, 20.06.1985 doğumlu ... adına, 20 payının ... kızı, 18.02.1986 doğumlu ... (...) adına, 20 payının ... kızı, 24.08.1986 doğumlu ... adına, 12 payının ...kızı, 01.06.1947 doğumlu ... adına, 12 payının ...kızı, 15.08.1969 doğumlu ... ...(...aya) adına, 12 payının ... oğlu, 08.05.1975 doğumlu ... adına, 12 payının ... oğlu, 23.06.1976 doğumlu ... adına, 12 payının ... kızı, 17.06.1981 doğumlu ... (...) adına, 195 payının ... kızı, 25.05.1937 doğumlu ... adına, 585 payının ... oğlu, 01.12.1956 doğumlu ... adına tapuya tesciline, malik hanelerinin bu şekilde doldurulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ve ... vekili, asli müdahiller ... vekili, Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 22.02.2022 tarihli ve 2021/13008 Esas, 2022/1475 Karar sayılı ilamı ile asli müdahiller ... ve Hazine vekillerinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine, davalı ... vekilinin 1 01... parselin (C) kısmına ilişkin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine, davacılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekilinin 1 01... parselin (B) harfiyle gösterilen kısmına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları bakımından 10.570,10 m² yüzölçümündeki (B) harfli kısmın miktar fazlası olarak değerlendirilemeyeceği, taşınmazın (B) harfiyle gösterilen kısmının tapu kaydının kapsamında olup miktar fazlası olmadığı ve orman sayılan yerlerden de olmadığı gözetilerek, davacı gerçek kişiler ve davalıların iddia ve savunmaları ile toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla 1 01... parsel mahallinde yapılan keşif sonrasında alınan orman bilirkişisi... 06.01.2016 havale tarihli rapora göre 1956 tarihli hava fotoğrafları esas alınmak suretiyle fen bilirkişisi ... ...n 23.11.2015 havale tarihli raporuna ekli krokide (C) harfiyle gösterilen 7.905,70 m²lik kısmın öncesinin orman sayılan yerlerden olduğunu belirttiği, raporun usul ve kanuna uygun olduğu, 1 01... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporundaki ekli krokide (A) ve (B) harfleriyle gösterilen kısımlar yönünden ise orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacıların murisleri ...un dava konusu taşınmaz içerisinde yer alan 05.03.1956 tarihli senede dayalı olarak on iki dönümün yarısını ...'dan satın aldığı, kadastro tespiti sırasında bu durumun dikkate alınmasını talep ettikleri, 03.08.1989 tarihli tapu kaydının dava konusu taşınmazı gerek sınırları gerek mevki itibarıyla kapsadığı, bu tapu kaydının kök tapu kaydının Teşrinisani 326 tarih, cilt 5, sayfa 11... nolu tapu kaydı olduğu, kök tapu kaydından başlayıp birbirini takip eden uzunca bir tedavül zincirinin 13/16 hisse itibarıyla .......ve 3/16 hisse itibarıyla ... adına kayıtlı 18.01.1993 tarih, cilt 47, sayfa 17... numaralı tapu kaydında bütün tedavülleri, geldi ve gittileri ile sonlanmış olduğunun anlaşıldığı, 1 01... parsel sayılı taşınmazın tapu harici satım ile kazanılmasının bir diğer deyişle resmi şekle bağlı olarak devri mümkün kılınan tapuya kayıtlı taşınmazın resmi şekil şartı olmaksızın tesciline imkan veren 3402 sayılı Kanun'un 13/B, a-b-c madde hükmünün (B/a) ve (c) bent ve alt bentlerinin "kayıt sahibi veya mirasçılarının kadastro teknisyeni huzurunda muvafakatları" olmadığı gibi "kayıt sahibinin yirmi yıl önce gaipliğine hüküm verilmesi veya tapu sicilinden malikin kim olduğunun anlaşılamaması" gibi bir durum söz konusu olmadığından uyuşmazlık bakımından uygulanma kabiliyeti olmadığı, davaya dayanak tapu miktarının 36.772 m² olduğu (A) harfiyle gösterilen kısmın 25.565,49 m² olduğu, (B) harfiyle gösterilen kısmın 10.570,10 m² olduğu, mahkememizce davaya konu tapu kaydının (A) ve (B) harfiyle gösterilen yerlerin tamamı olan 36.144,59 m²lik kısmı kapsadığının fazlalık 627,41 m²lik kısmın ormandan açma yapılarak kazandığının kabul edildiği, satış senedi tarihi olan 1956 yılında ...'nın tapuda 6/16'lık payı olduğu, davacıların satış senedine dayanarak 12 dönümlük yerin yarısını talep ettikleri, zeminde ise (B) harfiyle gösterilen 10.570,10 m² yeri kullandıkları ve talep ettikleri, ...'nın gittisi 15.06.1962 tarih, 28 numara olan tapu kaydı ile 3/16'lık hissesini ...Ülkür'e sattığı, dayanak tapu kaydının 1955 tarihinden kadastro tespit tarihine kadar çok sayıda tapu devir işlemi gördüğü, 3402 sayılı Kanun'un 13/B-a ve c bentlerinin olayda uygulanma imkanı olmadığı, 13/B-b maddesinin uyuşmazlık bakımından uygulanabilirliği için tapu dışı satışın senetle ispatı kabul edilse bile en az on yıl süre ile sürdürülmesi gerektiği, zilyetlik olgusunun mülkiyet kazandırıcı mahiyette varlığının kabulü davasız ve aralıksız, malik sıfatıyla, ekonomik amaca elverişli olarak sürdürülmesine bağlı olduğu, sonuç olarak davacıların zeminde fiili olarak kullandıkları alan ile tapuda hak talep ettikleri alanlar arasında uyumsuzluk olduğu, satış senedi taşınmaza uymakla birlikte hangi kısmı kapsadığının net olarak ortaya konulamadığı, ...'nın 1956 yılından sonraki satım işlemleri, tapudaki 1956 yılından kadastro tespitine kadar devir işlemleri yapılmış olmakla bu süreç boyunca davacıların murisince yapılmış tapuda devir talebinin ve idari müracaatının olmaması hep birlikte değerlendirildiğinde davacı taraf yönünden 3402 sayılı Kanun'un 13/B-b maddesinde bulunan şartları sağlanmadığı gerekçesiyle davacıların davalarının reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kısmen kabulüne, ... köyü ...öldüğü mevki 1 01... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... ...in 23.11.2015 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (C) harfiyle gösterilen 7.905,70 m²lik kısmın 1 01... parselden ifrazı ile ilgili adanın son parsel numarası verilerek, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, malik hanelerinin bu şekilde doldurulmasına, (A) harfiyle gösterilen 25.565,49 m²lik kısım ile (B) harfiyle gösterilen 10.579,10 m²lik kısmın toplamı olan 36.144,59 m²lik kısmın aynı parsel numarası ile tarla vasfıyla, taşınmazın tamamının 960 pay kabul edilerek; 60 payının ... kızı, 01.11.1950 doğumlu ... (...) adına, 20 payının ... oğlu, 20.06.1985 doğumlu ... adına, 20 payının ... kızı, 18.02.1986 doğumlu ...(...) adına, 20 payının ... kızı, 24.08.1986 doğumlu ... adına, 12 payının ... kızı, 01.06.1947 doğumlu ... adına, 12 payının ... kızı, 15.08.1969 doğumlu ... (....) adına, 12 payının ... oğlu, 08.05.1975 doğumlu ... adına, 12 payının ... oğlu, 23.06.1976 doğumlu ... adına, 12 payının ... kızı, 17.06.1981 doğumlu ... (...adına, 195 payının ... kızı, 25.05.1937 doğumlu ... adına, 585 payının ... oğlu, 01.12.1956 doğumlu ... adına tapuya tesciline, malik hanelerinin bu şekilde doldurulmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asli müdahil Hazine vekili temyiz dilekçesinde; hava fotoğraflarında (A), (B) ve (C) harfleriyle gösterilen bölümlerin bitişik olduğunu, etrafının orman parseliyle çevrili olduğu ve taşınmazın bütünü ile orman ve çevresindeki ormanın devamı niteliğinde olduğunu, kişiler adına kurulan tescil hükümlerinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; orman olan taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaliyle orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesi gerekirken davalılar adına tapuya tescillerine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazların bütünüyle orman olduğunu ve çevresindeki ormanların devamı niteliğinde olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın dayanılan tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı ve orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahiller ... vekili ve Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asli müdahiller ... vekili ve Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/652, K. 2026/3069, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-652-e-2026-3069-k-3c4499173b14