Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3690 E. 2026/1764 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3690
- Karar No
- 2026/1764
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2303 E., 2025/292 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/32 E., 2018/587 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 3 54... ve 14 parsel sayılı taşınmazları davalıların vekili Avukat ... ...'dan haricen satın aldığını ve parasını ödediğini, ancak avukatın 1980 yılında ölmesi nedeniyle tapuda devir yapılmadığını, sonra da davalıları bizzat tanımadığı için tapuda devir yapamadığını, müvekkilinin taşınmazları haricen satın aldığı tarihten bugüne kadar malik sıfatıyla kullandığını, zilyetlik süresinin 37 yılı aştığını, tapuda malik olarak görünen kişilerin kim olduğunun tapu kütüğünden anlaşılamadığı gibi ölüm tarihleri itibarıyla da tapunun hukuki değerini yitirdiğini ileri sürerek, taşınmazların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/2. maddesi gereğince müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ... cevap dilekçesinde; sözü geçen avukata verilmiş bir vekâlet olmadığını, davacının iddialarının yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılar ..., ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin murisi olan Avukat ...’un dava dilekçesinde sözü geçen Avukat ... ... ile arkadaş olup Avukat ...’nin ölümünden sonra taşınmazlarla ilgilendiğini, dava konusu taşınmazı işgal eden kişilere karşı ihtar gönderdiğini, taşınmazın satışı için herhangi bir vekâlet vermediğini, vergilerini kendisinin ödediğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 3 54... ve 14 parsel sayılı taşınmazların maliklerinin belirli olup tapuda maliki anlaşılmayan şahıslardan olmadığı, kayıt maliklerinin ölüm tarihlerine göre de 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Kanun'un 713/2. maddesindeki yazılı koşullar somut olayda gerçekleşmemiş olduğundan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği belirtilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme yapıldığını, tapu maliklerinin ölüm tarihlerine dayanıldığını ancak kök maliklerin ölüm tarihlerinin araştırılmadığını, müvekkilinin taşınmazları haricen satın aldığını, davalıların taşınmazı hiç kullanmamış olduğunu, tadilat ruhsatının da satışı doğruladığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 713/2. maddesinde belirtilen bilinmeme ve ölüm hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.