Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3856 E. 2026/1765 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3856
- Karar No
- 2026/1765
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1126 E., 2025/1190 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/47 E., 2023/39 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin davalı vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait 4 03... parsel sayılı taşınmaz üzerine davalı şirket tarafından ... Hidroelektrik Santrali yapımı sırasında kamulaştırma alanından çıkartılan hafriyatın döküldüğünü, müvekkilinin bu uyuşmazlık için el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil talepli dava açtığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/144 Esas, 2014/435 Karar sayılı kararı ile davalı Şirket yönünden kabul edildiğini ancak henüz kesinleşmediğini, davalının sözlü uyarılara rağmen hafriyatı kaldırmadığını, haksız işgalin devam ettiğini ileri sürerek, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisil ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlık hakkında kesin hüküm bulunduğunu, müvekkil Şirketin ... Hidroelektrik Santralinin yapım işini ... İnşaat A.Ş.’ne devretmiş olması nedeniyle husumetin ... İnşaat A.Ş.’ne yöneltilmesi gerektiğini, önceki davada davacının tüm kaybının karşılanmasına karar verildiğini, ecrimisil için 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından taşınmazın tamamına hafriyat döküldüğü, bu nedenle taşınmazın kullanılamadığı ve tarımsal üretim yapılamadığı gerekçeleriyle, davanın kabulü ile 85.099,91 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davacının aktif dava ehliyeti olmadığını, davalı Şirketin pasif dava ehliyeti bulunmadığını, zamanaşımı itirazının yanlış değerlendirildiğini, taşımazın tamamı üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili kesinleşmiş hüküm olduğunu, bu hüküm gereği davacının zararları hakkında karar verildiğini ve eski hâle getirme bedeline hükmedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.