Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2469 E. 2026/1679 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2469
- Karar No
- 2026/1679
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/309 E., 2025/786 K. BİRLEŞTİRİLEN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2011/214 ESAS SAYILI İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/272 E., 2024/451 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; asıl ve birleştirilen davalarda paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekili; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “... tarafların anneleri Minire Karamanoğlu'nun 09/05/2006 tarihinde, babaları ...'nun ise 21/02/2008 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak oğulları taraflar ... ile ... ve kızları ... ile ... ...'ın kaldığı, davacı ...'nun anne ve babasından 1/4 oranında miras payının bulunduğu; görülmekte olan davaların ise anne ve babanın ölüm tarihinden itibaren miras yolu ile kalan taşınmazlara yönelik ecrimisil ve el atmanın önlenmesi talebine ilişkin olduğu; birleştirilen Ordu 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/214 Esas sayılı dava dosyasına konu ... ilçesinde bulunan taşınmazlar yönünden bilirkişi raporuna karşı itirazlar değerlendirildikten sonra 12/09/2023 tarihinde eksik harcın tamamlanması için süre verildiği ve davacı tarafından eksik harcın tamamlandığı, davacının hissesinin davalı ... Karamoğlu tarafından kullanıldığı iddiasının ispat edilemediği gibi dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile davalı için yer ayrımı yapıldığı, hatta yer ayrımı yapılmadan önce davacı tarafa noter ihtarı çekildiği, ayrılan kısımların kullanılmadığı anlaşıldığından ve ... İlçesinde bulunan taşınmazlar yönünden davacının hissesinin davalı tarafından kullanıldığı sabit olmadığı; daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı, davacı tarafından asıl dava ve birleştirilen Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/214E. sayılı davası kapsamında el atmanın önlenmesi talebinin bulunması ve görülmekle olan dava sırasında yeniden dava edildiği; davacı ... ile davalı ...'nun kardeş oldukları, ...'nun Ordu ilinde anne ve babası ile birlikte yaşadığı, ...'nun Amerika da ikamet ettiği, anne ve babalarının vefatından sonra davacı tarafından, kardeşi davalıdan anne ve babalarından kalan taşınmazlar yönünden talepte bulunulduğu, davalı Ertuğurul Karamanoğlu'nun davacının kullanımına engel bir tasarrufu bulunmamakla birlikte taşınmazların paylaşımı konusunda kardeşi ile uzlaşmaya çalıştığı, birden fazla ihtarname gönderildiği, ... ilçesi kapsamında davacının payına denk gelen kısmın kullanımının bırakıldığı, kira bedelleri için tevdi yeri kararı alındığı ve paylaşım için devam eden dosyalarının bulunduğu görülmekle; somut dosyalarda davalı tarafın kötüniyetli zilyet olduğuna yönelik ve davacı tarafın davaya konu taşınmazların gelirinden yararlanmak ve kullanmak istediğini davalı tarafa bildirdiğine ilişkin delil bulunmadığı, ispat yükünün 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. maddesi kapsamında davacı taraf üzerinde olduğu, davalının kötü niyetli zilyet olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca davalı tarafından davacının kullanımı için itirazda bulunulmadığı ve yer ayrımı yapıldığı dikkate alındığında yerleşmiş Yargıtay İçtihatları kapsamında davacının miras payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir kısım yer varsa, açacağı el atmanın önlenilmesi ve ecrimisil davasının dinlenme olanağı bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerektiği; davacı vekili 26/03/2024 tarihli duruşmada; ... ve ... aleyhine yönelttikleri husumetten vazgeçtiklerini, bu davalılar bakımından açtıkları davadan feragat ettiklerini beyan etmiş olup, ilgili davalılar sadece birleştirilen Ordu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/214 Esas sayılı dava dosyasında taraf oldukları” gerekçeleriyle asıl davada davalı ... yönünden el atmanın önlenmesi talebi kapsamında 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi ve HMK'nın 150/5. maddesi gereğince harç tamamlanmadığından davanın açılmamış sayılmasına, ecrimisil talebinin reddine; birleştirilen (Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/214 Esas sayılı dosyası yönünden, davalı ...'na yönelik el atmanın önlenmesi talebi kapsamında ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi ve HMK'nın 150/5. maddesi gereğince harç tamamlanmadığından davanın açılmamış sayılmasına, ... ilçesinde bulunan taşınmazlar yönünden davanın reddine, ecrimisil talebinin davalı ... yönünden reddine; davalılar ... ve ...'na yönelik davanın feragat nedeniyle reddine; birleştirilen (Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/20 Esas sayılı dosyası) yönünden ecrimisil talebinin reddine; birleştirilen (2020/350 Esas sayılı dosya) yönünden davacı tarafın asıl dava ve birleştirilen Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/214 Esas sayılı davası kapsamında el atmanın önlenmesi talebinin bulunması ve görülmekte olan dava sırasında yeniden dava edilmesi sebebi ile el atmanın önlenmesi talebinin HMK'nın 114/1-i ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, harçların yanlış hesaplandığını ve farklı zamanlarda hukuka aykırı bir şekilde tamamlatılmak istendiğini, Mahkemece ilk verdiği karardan farklı, çelişkili karar verildiğini, davalının iyi niyetli olmadığını, müvekkilinin makul sürede yargılanma hakkını ihlal etmiş ve müvekkilini gereksiz yere masrafa soktuğunu, intifadan men koşulu hem oluştuğunu, hem de bu koşulun aranmadığı haller gerçekleştiğini, müdahalenin men’i hem de ecrimisil yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması HMK’nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.