Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2990 E. 2026/769 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2990
Karar No
2026/769
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/469 E., 2025/134 K. BİRLEŞEN 2014/317 ESAS SAYILI DOSYADA BİRLEŞEN 2018/613 ESAS SAYILI DOSYADA

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, asıl ve birleşen 2018/613 Esas sayılı davada davalı kooperatifler vekilleri ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmek ve incelemenin duruşmalı olarak yapılması asıl davada davalı ... ... tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl davada davalı Tasfiye Halinde S.S. ... Konut Yapı Koop. Birliği vekili Avukat ... ... ile asıl ve birleşen davalarda davacı ... ... vekili Avukat ... geldiler. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde; tapuda ... Belediye Başkanlığı adına kayıtlı olan 6 39... no.lu parselin, belediye tarafından, asıl davada davalı .... ... Konut Yapı Kooperatifleri Birliğine, bu ... tarafından da birlik üyesi olan birleşen 2018/613 Esas sayılı davada davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifine tahsis edildiğini, davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi ile birleşen 2014/317 Esas sayılı davada davalı yüklenici ... Ürünler Paz. San. Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak yapılan konutlardan, A3 Blok D 1 no.lu dairenin, müvekkili tarafından taşınmaz satışı vaadi sözleşmesi ile dava dışı bir kişiden satın alındığını, daire bedelinin yüklenici şirkete tamamen ödenmiş olduğunu, müvekkilinin teslim aldığı bu dairede 1999 yılından beri oturduğunu, ancak davalı yüklenici ...Ltd. Şti. yöneticileri hakkında açılan ceza davasında verilen tedbir kararı nedeniyle dairenin tapusunun halen devredilmediğini ileri sürerek, A3 Blok D 1 no.lu dairenin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Asıl asıl davada davalı .... ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili birliğin bağımsız bölümlerin üçüncü şahıslara tahsis ve satışı suretiyle devredilmesine ilişkin iş ve işlemlerde herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, taşınmazın birlik üyesi .... ... Konut Yapı Kooperatifine tahsis edildiğini ve tahsis bedelinin alındığını, ancak birlik üyesi ... ile yüklenici şirket arasında yapılan protokol gereği, yüklenici şirket tarafından, birliğe ödenmesi gereken alt yapı katılım payları ile aidat bedelleri ödenmediğinden, bu borcun birlik üyesi kooperatifin üzerinde kaldığını ve borcun üyeleri tarafından ödendiğini, davacıya daire tapusu devredilecek ise bu nedenle daire başına düşen bedelin birlik üyesi kooperatife ödenmesi gerektiğini, ancak müvekkili kooperatifin bu konuyla ve davacının tapu talebi ile doğrudan bir ilgisinin bulunmadığını, davacının tapuya hak kazanıp kazanmadığını bilmediklerini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini savunarak, asıl davanın reddini istemiştir. Birleşen 2014/317 Esas sayılı davada davalı ... Ürn. Paz. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın adlarına kayıtlı olmaması nedeni ile husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini, sözleşme adi yazılı olduğu için geçersiz olduğunu, kaldı ki davacının satış bedelini tam ödediğini ispatlayamadığını savunarak, birleşen davanın reddini istemiştir. Birleşen 2018/613 Esas sayılı davada davalı .... ... Konut Yapı Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu dairenin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yüklenici şirkete bırakılan dairelerinden olduğunu, dairenin bulunduğu site kooperatife tahsisli bir alan olduğundan tüm tapuların ancak ... mevzuatı çerçevesinde hak sahiplerine dağıtılabileceğini, davacının kooperatife üye olmak için başvuruda bulunmadığını, davacının .... ...'nin ve ... genel kurullarının almış olduğu kararlar gereği tapuyu almak için belirlenen bedelleri ödemekle mükellef olduğunu, bu yükümlülükleri yerine getirerek tapusunu alması mümkün iken belirlenen bedelleri ödememek için kötü niyetli olarak işbu davayı açtığını savunarak, birleşen davanın reddine istemiştir.

III. MAHKEMENİN İLK KARARI Mahkemenin 05.11.2012 tarihli ve 2012/659 Esas, 2012/621 Karar sayılı kararı ile asıl davada genel mahkemenin görevli olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 115. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen 05.11.2012 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 11.07.2013 tarihli ve 2013/8458 Esas, 2013/10442 Karar sayılı kararıyla; davacının yüklenicinin halefi sıfatı ile bu davayı açtığı, bu nedenle tüketici olarak kabulü gerektiği, bu nedenle dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu belirtilerek, asıl davada verilen karar bozulmuştur.

2. Bozma kararından sonra davalı ... Ürünler Paz. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan İstanbul 5. Tüketici Mahkemesinin 2014/317 Esas sayılı dava, asıl dava ile birleştirilmiştir.

3. Mahkemenin 12.05.2016 tarih ve 2013/1715 Esas, 2016/895 Karar kararı ile konutu yükleniciden satın alan davacının ... üyesi olmadığı, yükleniciyle imzalanan satış vaadi sözleşmesi gereğince yükleniciye borcu bulunmadığı, yüklenicinin de arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince arsa malikine karşı edimlerini yerine getirdiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 6 39... parselde kayıtlı A3 blok 8 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

Mahkemenin 12.05.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde, asıl davada davalı .... ... vekili, birleşen 2014/317 Esas sayılı davada davalı ... Ürünleri Üretim ve Paz. Ltd. Şti. vekili ile asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 05.12.2017 tarihli ve 2016/18184 Esas, 2013/9110 Karar sayılı kararı ile davacıya 31.03.1995 tarihli ... yevmiye no.lu satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin arsa sahibi olarak tarafı olan .... ... Konut Yapı Kooperatifi hakkında dava açmak üzere mehil vermek, açılırsa o davayı eldeki dava dosyasıyla birleştirmek, arsa sahiplerinin savunma ve delillerini toplamak, yüklenicinin inşaat sözleşmesi ve ek protokol gereğince temlik şartlarını ve edim borcunu yerine getirip getirmediğini saptamak, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları incelenip değerlendirilerek, davacının istem sonuçları hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik taraf teşkili ile davanın sonuçlandırılmasının doğru olmadığı belirtilerek karar bozulmuştur.

4. Bozma kararından sonra davalı .... ... Konut Yapı Kooperatifi aleyhine açılan İstanbul 3. Tüketici Mahkemesinin 2018/613 Esas sayılı davası asıl dava ile birleştirilmiştir.

5. Mahkemenin 29.11.2022 tarih ve 2018/243 Esas, 2022/469 Karar sayılı kararı ile davacının dava konusu B- 02... no.lu bağımsız bölümü ... üyesi ...'den aldığı, taşınmazın fiilen teslim edildiği, tescil şartlarının oluştuğu, bilirkişi raporlarında dava konusu bağımsız bölüm için 50.896,78 TL borç çıkarılmış ise de bu borcun alt yapı ve aidat katılım payından doğan borç olduğu, ... üyeliğine ilişkin edimlerden olmadığı, üyelik borcu dışında ayrıca takibi gerektiği, davacının tapuya hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile A 3 Blok D 8 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

Mahkemenin 29.11.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde, asıl davada davalı .... ... vekili ile birleşen 2018/613 Esas sayılı davada davalı .... ... Konut Yapı Kooperatifi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 08.10.2024 tarihli ve 2023/2721 Esas, 2024/3279 Karar sayılı kararı ile mahkeme gerekçesinde dava konusu olmayan B-02 Blok D 48 no.lu bölüm ile gerekçeye yer verilerek hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulacak şekilde A-3 Blok D-1 no.lu bağımsız bölüm hakkında karar verildiği, tavzih ile bağımsız bölüm numarasının D-8 ile değiştirildiği, dava konusu olan bağımsız bölüm ile ilgili gerekçe yazılmadığı, kararın bu haliyle usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, karar re'sen bozulmuş, davalı kooperatiflerin temyiz itirazları incelenmemiştir.

6. Mahkemenin 27.02.2025 tarih ve 2024/469 Esas, 2025/134 Karar sayılı kararı ile dava dilekçesinde A-3 Blok D 3 no.lu bağımsız bölüm dava konusu yapılmış ise de bu bağımsız bölümün tapuda D 8 olarak kayıtlı olduğu, bağımsız bölümün arsa sahibi .... ... Konut Yapı Kooperatifi ile yüklenici ... Ürünleri Üretim ve Paz. Ltd. Şti. arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, arsa sahibi kooperatife bırakılan yerlerden olduğu, davacının bu bağımsız bölümü ilk malik ve ... üyesi olan ...'den devraldığı, taşınmazı fiilen teslim aldığı, dava konusu bağımsız bölüm için ... kayıtlarında 50.896,78 TL borç çıkarılmış ise de bu borcun alt yapı ve aidat katılım bedellerinden kaynaklandığı, ... üyeliğine ilişkin bir edim olmadığı, bağımsız bölümün davacı adına tescilinin koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile A-3 Blok D 8 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davalı .... ... vekili temyiz dilekçesinde;

a. Mahkeme gerekçesinde hatalı olarak dava konusu bağımsız bölümün arsa sahibi .... ... Konut Yapı Kooperatifi'ne bırakılan yerlerden olduğunun belirtildiğini, oysaki bu dairenin yüklenici ....Ltd. Şti.'ye bırakılan dairelerden olduğunu, müvekkili ...'nin alacağına karşılık bu dairenin tapusunu uhdesinde tuttuğunu, müvekkili ile davacı arasında yapılmış bir sözleşme olmadığını, davacının bağımsız bölümü yüklenici şirketten devir yoluyla edindiğini,

b. Mahkeme gerekçesinde davacının bağımsız bölümü ...'den aldığı belirtilmiş ise de bunun da hatalı olduğunu, davacının ... isimli kişiden taşınmaz satış vaadi ile bağımsız bölümü satın aldığını, mahkemece bir başka dosyanın gerekçeli kararının kopyalanması nedeniyle söz konusu hataya düşüldüğünü, bu nedenle gerekçenin pek çok yerinde başka hatalar bulunduğunu,

c. Uyuşmazlığın alacağın temliki hükümlerine göre çözülmesi gerektiğini, davacının yüklenici ... Şirketinin halefi olarak, onun arsa sahibi kooperatiflere karşı olan edimlerini yerine getirmesi gerektiğini, bu borç ödenmeden tapu devrinin mümkün olmadığını, emsal Yargıtay kararlarında da bu hususa değinilerek bozma kararları verildiğini,

d. Depo kararı ile müvekkiline olan borç ödenmek kaydıyla davacının tapu iptal ve tescil istemine bir diyecekleri olmadığının tüm aşamalarda dile getirildiğini, bu nedenle dava açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini beyan etmektedir.

2. Birleşen 2018/613 Esas sayılı davada davalı .... ... Konut Yapı ... vekili temyiz dilekçesinde;

a.Somut olayda alacağın temliki yoluyla iktisap şartlarının gerçekleşmediğini, davacının ancak ... üyesi olma kaydıyla bağımsız bölümün tapusunu isteyebileceğini, yüklenici tarafından ifa edilmeyen edim temlik alan davacı tarafından yerine getirilmeden tapu devrinin yapılamayacağını, davacının, ... genel kurul kararıyla, üst birliğe olan borçlardan payına düşen tutarı ödemekle yükümlü olduğunu, benzer pek çok emsal kararda bu bedelin ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini,

b. Davacının tapu devrinin dayanağı olarak belirttiği sözleşme adi yazılı olduğundan geçersiz olduğunu, buna dayalı olarak tapu devri talep edilemeyeceğini,

c. Müvekkili ... dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını,

d. Davanın zamanaşımına uğradığını beyan etmektedir. 3. Katılma yoluyla, asıl davada ve birleşen 2018/613 Esas sayılı dava davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme gerekçesinde kararın esasını etkilemeyecek hatalar yapıldığını, müvekkilinin ...'den daire satın almadığını, daireyi satın aldığı kişinin isminin Rahan Akgül Saraç olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda temliken tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 Sayılı Kanunun Geçici 3'üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Sayılı Kanunun 428'inci maddesi ile 439'uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

1. Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve özellikle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı yüklenici şirketin 28.11.1998 tarihi itibariyle borcu kalmadığının davalı arsa sahibi ... tarafından kabul edildiği, bu tarih itibariyle davalı yüklenicinin ve ondan bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişilerin tapu devrini talep etmekte haklı olmalarına rağmen davalıların tapu devrini yapmayarak dava açılmasına sebebiyet verdiklerinin anlaşılmasına göre asıl davada davalı S.S. ... ve birleşen 2018/613 Esas sayılı davada davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2. ... Noterliği’nin 20.06.1995 tarih ve ... yevmiye numaralı “Taahhhütname ve Arsa Satış Şartnamesi” ile davalı Kooperatifler Birliği tarafından İstanbul, ..., ..., 6 39... parsel, 6 40... parsel, 6 37... parsellerde toplam 1016 konutluk arsanın diğer davalı kooperatife satışı yapılmıştır. Yine ... Noterliği’nin aynı tarih ve ... no.lu “Taahhütname” ile arsayı satın alan davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifince, Birlik ana sözleşmesinin bütün hak ve vecibeleri ile kabul edildiği, ana sözleşme gereği birliğin yapacağı altyapı hizmetlerinin (proje, sosyal tesisler, altyapı, okul, cami, kreş, spor salonları, parklar, kültürel faaliyetler vb) finansmanına iştirak konusunda Birlik Yönetim Kurulunca alınacak kararlara zamanında uyulacağı, ... Belediyesi konut üretim alanlarında inşa edilecek konutların bir bütünlük arz etmesi sebebiyle iş bu kooperatife ait inşaat projelerinin, temel ve subasman inşaatlarının birlik tarafından yaptırılarak giderlerinin kooperatifçe ödeneceği kabul edilmiştir. Söz konusu taahhütlerden sonra davalı arsa sahibi S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi ile davalı yüklenici şirket arasında ... Noterliği’nin 31.03.1995 tarih ve ... yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin 5/f maddesinde; sözleşme tarihinden itibaren birlikçe istenebilecek altyapı katılım paylarının yüklenici tarafından ödeneceği düzenlendiği gibi 10/11 maddesinde de; Birlikçe hazırlanıp arsa sahibince kabul edilmiş olan iş bu sözleşmenin eki taahhütname (Ek 1) ve arsa satış sözleşmesinde getirilen müeyyidelerin (arsa bedeli ile ilgili olanlar hariç) yüklenici tarafından aynen kabul ve taahhüt edileceği düzenlenmiştir. Davalı Birlik, tarafınca yapılan alt yapı hizmetlerinin kendilerine arsa tahsis edilen kooperatiflerden alınan alt yapı katılım payları ile yapıldığı ve birlik ortağı kooperatiflerden birlik giderlerini karşılamak üzere aidat toplandığını, arsa payı karşılığı inşat sözleşmesi uyarınca davalı yüklenicinin bu bedelleri ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak şirketin ödemediğini, dava konusu taşınmazın alanı esas alınarak hesaplama yapıldığını, davacı üçüncü kişinin borçları ödemesi kaydıyla tapusunun devredileceğini savunmuştur. Davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi’nin 04.04.2012 tarihli genel kurulunda, ortakların kendilerine tahsis edilen bağımsız bölüm alanı dikkate alınarak hesaplanan miktarı 30.06.2012 tarihine kadar ödemeleri durumunda belirtilen rakamı, bu tarihten sonraki ödemelerde ise üst birlik genel kurulunun belirleyeceği faiz oranının aylık bazda tahakkuk edecek faize göre oluşacak rakamı ödeyeceklerine dair karar alınmıştır. Davacı tarafça söz konusu bedel ödenmediği için davalı Birlikçe alacağa faiz işletilmesi yargılama süresince devam etmiştir. Kural olarak temliken tescil davalarında, arsa sahibi ile yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümü yükleniciden temlik alan üçüncü kişinin, arsa sahibini ifaya zorlayabilmesi için bazı koşulların varlığı gerekir. TBK’nın 188. maddesi gereğince; “Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir” Buna göre temliki öğrenen arsa sahibi, temlik olmasaydı önceki alacaklıya (yükleniciye) karşı ne tür defiler ileri sürebilecekse, aynı defileri yeni alacaklıya (temlik alana) karşı da ileri sürebilir. Temlikin konusu, yüklenicinin arsa sahibiyle yaptığı sözleşme uyarınca hak kazandığı gerçek alacak ne ise o olacağından, temlik eden yüklenicinin arsa sahibinden kazanmadığı hakkı üçüncü kişiye temlik etmesinin arsa sahibi bakımından bir önemi bulunmamaktadır. Diğer taraftan, yüklenici arsa sahibine karşı edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden kazanacağı şahsi hakkı üçüncü kişiye temlik etmişse, üçüncü kişi TBK’nın 97. maddesi hükmünden yararlanma hakkı bulunan arsa sahibini ifaya zorlayamaz.

Somut olayda, davacı üçüncü kişi ... üyesi olmayıp, davalı yükleniciye arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca düşen bağımsız bölümü satın almıştır. Bu nedenle, davalı kooperatiflerin üyelerine yükledikleri borçlardan sorumlu değildir. Davalı Kooperatifler Birliği ve Birlik’ten arsa satın alan diğer davalı ..., arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı yüklenicinin taahhütte bulunması nedeniyle yüklenicinin haklarına halef olan davacının bu borçlardan sorumlu olduğunu savunmuş iseler de, davalı S.S. ... Konut Yapı ...’ince 04.04.2012 tarihli genel kurul toplantısının 5 inci maddesinin 3 üncü paragrafında; “Müteahhit ... Ltd. Şti 28.11.1998 tarihinde yükümlülüklerini yerine getirerek konut ve işyerleri ile siteyi teslim etmiş olması ve müteahhidin başkaca bir mükellefiyeti kalmaması dolayısıyla, teslim tarihinden beri kooperatife ait sitede ikamet edilmektedir.” belirtmekte olup, açıkça davalı yüklenicinin arsa payı karşılığı inşat sözleşmesi uyarınca başka bir sorumluluğu kalmadığı belirtilmiştir. Temliken tescil talebinde bulunan davacı, davalı yüklenicinin haklarına halef olduğundan, davalı yüklenicinin de borcu kalmadığı belirtildiğinden ve ayrıca davacı ... üyesi de olmadığından davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifince çıkartılan bağımsız bölüme dair borçtan sorumlu tutulamaz.

Yapılan yargılama sonunda mahkemece kararın gerekçe kısmında; “alınan bilirkişi raporlarındaki hesaplamalara göre dava konusu bağımsız bölüm için 50.896,78 TL borcun olduğu tespit edilmiş ise de bu borçların altyapı ve aidat katılım payından doğan borçlar olduğu, ... üyeliğine ilişkin edimlerden olmadığı, üyelik borcu dışında ayrıca takip ve tahsili gerektiği” belirtilmiş, ayrıca hüküm fıkrasının 2 no.lu bendinde; “talep eden davalı ... Koop Birliği'nin davacıya karşı katılım payı ve aidat alacağı bakımından talep ve dava hakkının saklı tutulmasına” karar verilmiş ise de, yargılama aşamasında alınan 20.12.2021 tarihli ek raporda 50.896,78 TL’nin bağımsız bölüm için çıkartılan ana para borcunun 01.07.2012 – 30.11.2021 tarihleri arası için hesaplanan faiz alacağı olduğu anlaşıldığından mahkemece bu nitelendirme doğru olmadığı gibi, davacı, davalı yüklenicinin haklarına halef olduğundan ve davalı yüklenicinin de 28.11.1998 tarihi itibariyle davalı arsa sahibi kooperatife yükümlülüklerini yerine getirdiği anlaşıldığından davacının sorumlu tutulacağı katılım payı ve aidat alacağı borcu olmadığından mahkemece bu hakların saklı tutulmasına dair karar verilmesi doğru olmamıştır. Ancak hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu incelendiğinde, davalı üst birlik ... tarafından davacının talep ettiği bağımsız bölüme dair tapu kaydı kendi üzerinde olduğundan 198, 42... yılı ve öncesi emlak vergisi ödemesi, 169,00 TL DASK ödemesi, 406, 65... – 2013 yılları arası emlak vergisi ödemesi yapmış olup, taraflar arasında tekrar bu hususun uyuşmazlık konusu yapılmaması, usul ekonomisi ve birlikte ifâ kuralı gözetilerek, mahkemece bu bedelin depo edilerek tapu iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar gözetilmeden verilen karar doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

3. Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin temyizi bakımından;

Dava konusu bağımsız bölümün, ilk olarak davalı yüklenici tarafından adi yazılı satış sözleşmesi ile dava dışı ...’na satıldığı, bu kişi tarafından ... 5. Noterliği’nin 02.10.2000 tarihli ve ... no.lu satış vaadi sözleşmesi ile ...’a satıldığı, bu kişi tarafından da aynı Noterliğin 10.04.2002 tarih ve ... no.lu satış vaadi sözleşmesi ile davacıya satıldığı anlaşıldığından, mahkemece gerekçeli kararda davacının söz konusu bağımsız bölümü ...’den satın aldığının belirtilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki, belirtilen yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 438/7. ve son maddesi hükümleri uyarınca, kararın gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.

VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı S.S. ... ve birleşen 2018/613 Esas sayılı davada davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının “1.” bendinde yer alan “iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline” kelimelerinin çıkartılmasına, yerine “davacı tarafça davalı Birlik hesabına 774,07 TL’nin depo edilmesi halinde iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, kelimelerinin yazılmasına, hüküm fıkrasının “2” no.lu bendinin hükümden tamamen çıkartılmasına, ayrıca davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın gerekçe kısmının değiştirilmiş bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada davacı ve davalı S.S. ... vekille temsil olunduğundan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşılıklı alınarak birbirlerine verilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalılara ayrı ayrı iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2990, K. 2026/769, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2990-e-2026-769-k-353e4dd6b546