Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6635 E. 2026/2856 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6635
Karar No
2026/2856
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/397 Esas, 2023/169 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırılan taşınmazın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 23 üncü maddesi gereği geri alım istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Van ili, ... Mahallesi, ... mevkiinde bulunan 146 pafta, 5 88... parsel sayılı 18009,65 m²'lik taşınmazın "Mavikent Toplu Konut Projesi" kapsamında 15/05/1987 gün ve 973 sayılı kararı ile kamulaştırılmasına karar verildiğini, ancak konut projesinden vazgeçildiğini, taşınmazın kamulaştırma amacına uygun kullanılmadığını, dava konusu taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesince tarafına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçelerinde özetle; davacı tarafın dilekçesinde belirttiği üzere söz konusu işlem, idari işlem niteliğinde olduğunu, davanın görevsizlik ile reddinin gerektiğini, dava konusu olduğu iddia edilen hakka dayalı olarak açılan davanın zamanaşımı süresi göz önüne alındığında hakkın ve davanın zamanaşımına uğradığını, başvuru yapıp ödemeyi gerçekleştirenlere tapuların iade edildiğini, tüm beyanlarının doğrultusunda davacının haksız ve hukuka aykırı olan davasının reddinin gerektiğini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın haksız biçimde reddine karar verildiğini, davalı idarenin haksız kamulaştırma işlemi kapsamında, taşınmazın bedeli istimlak ve taktir kıymet cetveli ile tespit edildiğini, müvekkillerince 2942 sayılı Kanun'un amir hükümleri itibari ile davalı idarece yapılan kamulaştırma işlemine itiraz edilemediğini, taşınmazın davalı idarece kamulaştırılmış ve tapu tescil senedi ile davalı adına tescil edildiğini, kamulaştırılan taşınmazların hak sahiplerine iadesi bağlamında gerekli hiçbir işlemin yapılamadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle, her ne kadar hak düşürücü süre kavramı yargı mercilerince doğrudan gözetilmek zorunda ise de; 2942 sayılı Kanun'un 2 nci ve 3 üncü Fıkralarındaki hükümler 10.09.2014 tarih ve 6552 sayılı yasa ile eklendiğini, somut vaka bakımından kamulaştırmanın gerçekleştirildiğini, yine söz konusu kamulaştırma işleminden vazgeçilerek kamulaştırılan taşınmazların hak sahiplerine iadesine dair encümen kararları bu yasal düzenleme hükümlerinden çok öncesinde yani bu yasal düzenlemelerin yürürlükte olmadığı dönemde gerçekleştiğinin net ve açık olduğunu, usul hükümleri dışında maddi hukuk çerçevesinde sonradan kabul edilen bir yasal hükmün yürürlüğe girdiği tarihten önceki bir olaya uygulanmasının olanağının olmadığını, yerel mahkemece dayanak olarak gösterilen beş yıllık hak düşürücü süreye dair yasal düzenlemenin somut vaka bakımından hukuken geçerli olmasının olanaklı olmadığını, iş bu sebeple yerel mahkemenin hukuk, kanun ve usule aykırı tesis edilen kararının ortadan kaldırılmasını talep ettiklerini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyanla; yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinde açılan işbu davanın açılma tarihi 22.09.2021 tarihi olup, emsal yargıtay içtihatlarında açıklandığı gibi; "Anayasa Mahkemesinin 11.06.2015 tarihinde yayımlanan 14.05.2015 tarihli ve 2014/177 Esas, 2015/49 Karar sayılı kararı ile 6552 sayılı Kanun'un 101 inci maddesi ile eklenen geçici 9 uncu maddesinde yer alan 22 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinin iptal edildiği, böylece 11.09.2014 tarihinden önce açılan ve hâlen kesinleşmeyen davalarda 2942 sayılı Kanun'un 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile getirilen 5 yıllık süre şartının uygulanma imkânı kalmamış ise de; istinafa konu işbu dava 22.09.2021 tarihinde açılmış olup, anılan madde, dava tarihi itibarıyla yürürlükte olduğundan, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırılan dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davacının geri alım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6635, K. 2026/2856, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-6635-e-2026-2856-k-ad6565791889