Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2844 E. 2026/2299 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2844
Karar No
2026/2299
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1307 E., 2025/381 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/5 E., 2023/72 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 01... ve 16 parsel sayılı sırasıyla 987,00 m² ve 2.697,59 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanakların beyanlar hanesine, "Bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e aittir." şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi 1 01... ve 16 parsel sayılı taşınmazların müvekkilleri olan davacılar ve murisleri tarafından 50 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla, nizasız ve fasılasız kullanıldığını, masraf ve emek sarfı ile tarıma elverişli zeytinlik haline getirildiğini, taşınmazların öncesinde bir bütün halinde iken içerisinden geçen su kanalı nedeniyle ikiye bölündüğünü ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen 2020/103 Esas sayılı dosya davacısı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; Muğla ili ... Mahallesi 1 01... ve 16 parsel sayılı taşınmazların 1970'li yıllardan itibaren davacıların murisi ... ve sonrasında mirasçıları tarafından nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığını, zeytinlik vasfında tarım arazisi haline getirildiğini ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitinin iptaliyle davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 4. Birleşen 2020/159 Esas sayılı dosya davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmaz üzerinde herhangi bir kullanımın bulunmadığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ettikten sonra, 02.03.2021 tarihli açıklama dilekçesi ile taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan kullanıcı şerhi ve muhdesat beyanının terkinini, bu talep kabul görmez ise muhdesatların cinsi, konumu, mesafesi, kapladığı alanın tespitiyle tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl ve birleşen dosya davalısı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların davacılar adına tescil edilmesini gerektiren maddi ve hukuki geçerli bir sebep bulunmadığı gibi iddialarını sübuta erdiren bir bilgi ve belgenin de mevcut olmadığını ve davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek, asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur. 2. Birleşen 2020/159 Esas sayılı dosya davalısı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Hazine adına tespit edildiğini, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını ve dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkilleri yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. 3. Birleşen 2020/159 Esas sayılı dosya davalısı ... ve arkadaşı vekili cevap dilekçesinde; davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını ve dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkilleri yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazların ilk tesis kadastrosunun yapıldığı 1964 yılında paftasında hiçbir belirtme yapılmaksızın boşluk olarak tespit dışı bırakıldığı, orman sayılmayan alanda kaldıkları, klizimetre ile yapılan ölçüme göre %10 eğime sahip olup, toprak muhafaza karakteri taşımadıkları, 1 01... parsel sayılı taşınmaz ve 14 parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle gösterilen bölümü yönünden imar-ihya işlemlerinin 1974 yılından sonra başladığı, geçmiş yıllar boyunca düzenli olarak bitki örtüsünün temizlendiği, delicelerin 1975-1980 yıllarında aşılandığı, 1992 yılı itibariyle zeytinlik vasfı kazandıracak sayı ve yoğunluğa ulaştığı, imar-ihyasının tamamlandığı, 1 01... parsel sayılı taşınmazın tamamı ve 14 parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle gösterilen bölümü bakımından ... mirasçıları lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde aranan şartların gerçekleştiği, 14 parsel sayılı taşınmazın (B) harfiyle gösterilen bölümünün ise imar-ihyasının tamamlanmadığı, davacı ... tarafından açılan birleşen davada ise dava konusu taşınmazların beyanlar hanesindeki şerhin terkini yönünde terditli talebinde hukuki yarar bulunmadığı" gerekçesiyle, asıl ve birleşen 2020/103 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 01... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle tarla vasfıyla hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları adına tesciline, aynı yerde bulunan 1 01... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 21.03.2023 tarihli fen bilirkişisisi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 879,04 m²lik kısmının bu parselden ifraz edilerek içerisinde bulunduğu adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfıyla hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları adına tesciline, aynı tarihli bilirkişisi raporunda (B) harfiyle gösterilen 107,96 m²lik kısmının aynı ada parsel numarası ile tarla vasfıyla Hazine adına tesciline ve Hazine tarafından açılan birleşen 2020/159 Esas sayılı davanın ise reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesince verilen kararın isabetli olduğu" gerekçesiyle davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığı hususlarının tereddütsüz şekilde tespit edilmesi gerektiğini, bu hususta hükme esas alınan bilirkişisi raporunda yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, taşınmazın eğiminin nasıl belirlendiğinin açık olmadığını, bu durumda dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1/J maddesi kapsamında kalıp kalmadığını belirlemenin mümkün olmadığını, taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 1/J maddesi kapsamında orman sayılan yerlerden olup olmadığı, orman içi açıklık vasfı taşıyıp taşımadığı hususlarının açık şekilde tespiti gerektiğini ve taşınmazlar üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlikten söz edilemeyeceğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı gerçek kişiler yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2844, K. 2026/2299, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2844-e-2026-2299-k-fe9bd39edb52