Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/355 E. 2026/2298 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/355
Karar No
2026/2298
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2646 E., 2024/1606 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/10 E., 2023/224 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, ... sayılı 39.114,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/558 Esas sayılı dosyasında davalı olduğundan bahisle malik ve nitelik hanesi boş bırakılarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... Milas Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Hisarcık Mahallesi sınırları içinde bulunan yaklaşık 38.905,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescilini talep etmiş; bilahare davacı ... vekili 09.10.2020 tarihli dilekçe ile müvekkilinin dava konusu taşınmazın zilyetliğini ...'dan devraldığını bildirmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, imar planı içinde kalan taşınmazların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ve dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, niteliğinin kesin olarak saptanması gerektiğini belirterek, davanın reddini ile dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılıp açılmadığını ve zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın imar ve ihya edilmediğini ve tescil şartlarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 4. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince kadastro tutanağı ile aktarılan dava dosyasının birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosya kapsamında toplanan delillerden, dava konusu taşınmazın 1965 yılında seri bazda (Ilbıra Serisi) yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sayılmayan yerde kaldığı, ilk tesis kadastrosunun yapıldığı 1966 yılında çalılık olarak tespit harici bırakıldığı, dava konusu taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının deliceye aşılanarak yetiştirildiği, bunun haricinde tarımsal faaliyet yapılmadığı ve taşınmazın zeytinlik olarak kullanıldığı, klizimetre ile yapılan ölçümde %23 eğimli olup orman tahdidine göre orman sayılmayan alanda kalmakta ise de 19 53... tarihli hava fotoğrafları incelendiğinde tam kapalı makilik olduğu, 19 59... tarihli memleket haritasında çalılık rumuzlu yeşil renkli alanda kaldığı, bu nedenle evveliyatı itibariyle tam kapalı olan taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesi kapsamında orman vasfı taşıdığı, ayrıca toprak ve su rejimi açısından toprak muhafaza karakteri taşıdığı, her ne kadar Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama esnasında taşınmazın %5-8 eğime sahip olduğu belirlenmişse de hatalı ölçümün nasıl yapıldığı belirtilmediğinden esas alınamayacağı ve bu nedenle çelişki de oluşturamayacağı, 1972 ve sonrasına ilişkin hava fotoğraflarına göre taşınmazın açılarak delicelerin aşılandığı, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'un (3573 sayılı Kanun) 2. ve devamı maddeleri gereğince tahsis edilip imar ve ıslah işlemleri tamamlanarak yetkili makamlarca yapılan temlik işlemine ya da tapuya dayanmadığından taşınmaz üzerinde bulunan ve orman ağacı niteliğindeki delice ağaçlarının aşılanması halinde orman sayılan yerlerde 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesinin uygulanmayacağı, %12’den fazla eğimli taşınmazlardaki delicelerin muhafaza (koruma) makisi olduğunun kabulü gerektiği, bu yerlerin 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddesi kapsamında zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, ... Mahallesi ... sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu ve özel mülkiyete konu edilemeyeceği, davacı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde düzenlenen imar ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı ve İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kapama zeytinlik vasfında olduğunu, kesinleşmiş orman kadastrosu sırasında orman sınırları dışında bırakıldığını, toplanan deliller, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri gereğince zilyetlikle kazanma koşullarının müvekkili lehine oluştuğunun ispat edildiğini, mahkeme hakiminin bizzat keşifte taşınmaz başına gitmediğini, bu hali ile verilen raporun sadece konusunda uzman olmayan iki bilirkişinin şahsi görüşlerini taşıdığını, dayanaksız bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların reddedildiğini, dava konusu taşınmazın dört bir tarafının eski ve yeni tapuya tescil edilmiş kadastro parselleri ile çevrili olduğunu, ... Müdürlüğüne müzekkere yazılarak taşınmazın 3573 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığının sorulduğunu, cevabi yazıda taşınmazın kadastro tutanağından 3573 sayılı Kanun kapsamında edinimine yönelik herhangi bir ibare bulunmaması nedeniyle taşınmaz tescili açısından bu kanun kapsamında değerlendirilmediğinin bildirildiğini, İlk Derece Mahkemesince kesin delil niteliğindeki resmi yazılara değer verilmediğini, taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının müvekkillerine ait olduğu hususunun tapu kaydının beyanlar hanesine yazılmamasının da hatalı olduğunu, müvekkili ve murislerinin dava konusu taşınmazı taşlık, çalılık iken verimli bir zeytinlik haline getirdiklerini, tüm tanık, mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişi beyanlarının birbirleriyle uyumlu olduklarını, bu beyanlara değer verilmediğini, Asliye Hukuk Mahkemesinde alınan bilirkişi raporuyla çelişen, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek hakkaniyete aykırı karar verildiğini, Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan keşfe hakimin bizzat katıldığını ve keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın eğiminin %5-8 olarak ölçüldüğünü, bilirkişi raporları arasındaki bu çelişkilerin giderilmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/355, K. 2026/2298, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-355-e-2026-2298-k-a5e5c6daaac9