Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7550 E. 2026/4305 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7550
Karar No
2026/4305
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/822 E., 2023/814 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını açıklayıp toplam 377,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada sigortalının kusurunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı meydana gelen kazada davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıya sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kolluk ifadesinde sağ şeritten gelen aracın sıkıştırması üzerine sol şeride geçtiği şeklindeki ifadesi bulunduğunu, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün dava dışı bir aracın kendisine çarptığı için savrularak davacı aracına çarptığını iddia ettiğini, kaza tutanağının da bu beyana göre düzenlendiğini savcılık soruşturmasında ise 3. bir aracın varlığına rastlanmadığının tespit edildiğini, bu durumda kaza tutanağının ispat kabiliyeti bulunmadığını, ispat yükünün yer değiştirdiğini, kaza mahallinin hafif raylı ulaşım istasyonunun tam önü olmasına rağmen trafik memurlarınca herhangi bir görgü tanığı ifadesine başvurulmadığını, hafif raylı ulaşım sistemi güvenlik kameralarında üçüncü aracın varlığının tespit edilemediğini, kaza tutanağında herhangi bir görgü tanığı ifadesinin yer almadığını, kazanın meydana geldiği tarihte havanın güneşli ve açık olmasına rağmen kent güvenlik sistemi kayıtlarında kazaya neden olduğu ileri sürülen üçüncü bir aracın tespit edilemediğinin zabıt altına alınması karşısında, olayın dava dışı ...'ın iddia ettiği gibi gerçekleşmediğinin açık olduğunu, raporlarda kazanın aydınlatılmadığını, dava konusu kazanın nasıl ve neden olabileceğine dair herhangi teknik bir görüş ve mütala verilmediğini, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında davacıya ait araca çarpan araç sürücüsünün genel sürüş teknikleri doğrultusunda kazanın oluşumunu engelleyip engelleyemeyeceği hususunda herhangi bir mütala verilmediğini, gerçekte olmayan ve fakat olduğu varsayılan aracın, davacının aracına çarpan 55... plakalı aracı sıktırmış olduğu hatta sunulan bilirkişi raporlarında çarptığı varsayımına dayanılmasına rağmen, davacının aracında hasara neden olan 55... plakalı aracın sağ tarafında herhangi bir hasar oluşmamasının nedeninin açıklanamadığını, maluliyet raporunun yeterli incelemeye dayanmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazası nedeniyle araç hasarına dayalı tazmininat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7550, K. 2026/4305, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-7550-e-2026-4305-k-70b6b6399792