Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14305 E. 2026/10300 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14305
Karar No
2026/10300
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/398 Esas, 2025/1196 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Karacabey 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/300 Esas, 2023/147 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bila tarihli ek kararla temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.

Ek karar davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin "kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar" yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.

Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla bila tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, Karacabey ilçesi, ... Mahallesi 3 61... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırması yapılmak suretiyle rayiç değerinin tespit edilmesini, aksi kabul edildiği takdirde taşınmazın yılda iki ürün yetiştirilebilen sulu arazi olduğu dikkate alınarak kapitalizasyon faizinin %3-4 oranında, objektif değer artışının yüksek oranda alınması gerektiğini, arta kalan kısımda değer düşüklüğü hesaplanmasının zorunlu olduğunu ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında alınmasının hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alındığını, kamulaştırmadan arta kalan alan kısımların gerek büyüklüğü gerek geometrik şekli göz önüne alındığında kullanıma elverişli olduğundan, bu kısımlar için değer azalışı hesaplanmasının hatalı olduğunu, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaldırma kararı öncesi yargılamada davacı idareye iki kez süre verilmesine rağmen kamulaştırma bedelinin süresinde depo edilmediğini, istinaf aşamasında bedel depo edildiğinden yargılamaya devam olunmuşsa da bu konuda muvafakatlerinin alınmadığını, sonradan depo edilen bedele muvafakatlerinin bulunmadığını, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla arsa vasfında kabul edilmesi gerektiğini, aksi kabul edildiği takdirde taşınmazın yılda iki ürün yetiştirilebilen sulu arazi olduğu dikkate alınarak kapitalizasyon faizinin %3, objektif değer artışının %300 oranında uygulanması gerektiğini, arta kalan kısım için öngörülen değer düşüklüğü oranının yeterli olmadığı ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece daha önce kamulaştırma bedelinin 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasına uygun verilen yasal süreler sonucunda depo edilmemesi nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği ve davacının dava reddolunduktan sonra kamulaştırma bedelini depo etmesi üzerine Dairelerince karar usulen doğru bulunmakla birlikte usul ekonomisi gerekçesiyle ve esastan karar incelenerek kaldırıldığı, Mahkemece kaldırma kararı sonrası yeniden rapor alınarak esastan karar verildiği, kararı her iki taraf vekilinin de istinaf ettiği, davalı vekilince kararın öncelikle usulden reddinin talep edildiği, yasal olarak iki kez verilen sürede kamulaştırma bedelinin yatırılmaması nedeniyle usulden ret kararı verilen bir dosyada Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin bozma kararı vermesi üzerine direnme sonucu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/5-1281 Esas, 2024/309 Karar sayılı kararında 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında düzenlenen sürenin kanuni süre olduğu ve bu sürenin taraflar için konulmuş süre olup, gerekli işlemlerin bu süre içinde yapılması gerektiği aksi takdirde süresi içinde yapılmayan işlemlerin tekrar yapılamayacağı ve süreyi kaçıran taraf aleyhine sonuçlar doğuracağı belirtilip, süresi içinde bedelin depo edilmemesi nedeniyle usulden ret kararı veren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin direnme kararını oy çokluğuyla onandığı, bu açıklamalar ışığında işbu dosyadaki dava tarihinin 2019 yılı olması, davacı idarenin süresinde kamulaştırma bedelini depo etmemesi ve Dairelerince verilen kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sırasında davalı tarafça, dava tarihi olan 2019 yılı verilerine göre yapılan değerlendirme ile belirlenen kamulaştırma bedelinin kabul edilmediğinin ifade edilmesi karşısında, bu süreçte yüksek enflasyon sebebiyle paranın alım gücünün erimesi ve yasal faizin bu parasal erimeyi gideremeyecek derecede az olması, açıkça Anayasanın 46 ncı maddesinde belirlenen "gerçek karşılığın" olamayacağı ve dolayısıyla mülkiyet hakkının özünü yok edici olması gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince kararın kesin olarak verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın depo edilen bedeli bankadan çektiği hâlde, bu bedelin yatırılmasına muvafakatlerinin bulunmadığını bildirmesinin iyiniyet kuralları ve hukuki güvenlik ilkesi ile bağdaşmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bila tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/14305, K. 2026/10300, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-14305-e-2026-10300-k-9fc177ae3c52