Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1278 E. 2026/1944 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1278
Karar No
2026/1944
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1278 KARAR NO : 2026/1944

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/06/2026 NUMARASI : 2025/1 Esas DAVA : KONKORDATO KARAR TARİHİ : 17/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 17/09/2026

Taraflar arasında görülen konkordato davasının yargılaması sırasında verilen ara kararın kesin karar olması sebebiyle, müdahil alacaklı ... Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair verilen ara karara karşı yasal süresi içerisinde müdahil alacaklı ... Bankası A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan açık yargılama sırasında 08/06/2026 tarihli ara kararda; ''...Müdahil ... Bankası A.Ş. Vekili dilekçesinde özetle; mahkememizce verilen 23/01/2026 tarihli ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ara karara karşı yapmış oldukları itirazında mahkememizce 22/05/2026 tarihli değerlendirilmesinde, mahkememizce verilen ara kararın yasaya uygun olduğu maddi hukuku etkileyen karar niteliğinde olmadığından ara karardan dönülmesi talebinin reddine karar verilmiş olması sebebiyle bu değerlendirmeyi istinaf ettiklerini beyan etmiştir. İİK'nın 7101 sayılı kanun ile değişik "Geçici mühlet" başlıklı 287/1 maddesi; "Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır." 287/son maddesinde; "Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." şeklinde düzenlenmiş, İİK'nın 293. maddesinin gerekçesi ise; "Konkordato hakkındaki kapsamlı kanun yolu denetimi konkordatonun tasdiki aşamasında kabul edilmekte; mühlet aşamasında kanun yolu denetimi sınırlandırılmaktadır. 287 nci maddenin son fıkrası hükmüne göre geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı gibi, 293 üncü maddeye göre de kesin mühlet talebinin kabulü ile kesin mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı da kanun yoluna başvurulamayacaktır. Kesin mühlet talebinin reddi kararlarına karşı ise kural olarak sadece istinaf yolu öngörülmüştür. İstisna olarak mahkemenin veya bölge adliye mahkemesinin konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflasına da karar verdiği hallerde bu kararlara karşı hem istinaf hem de temyiz kanun yollarına başvurulabilmesini öngören 164 üncü madde hükmü uygulanacaktır." şeklinde açıklanmıştır. İş bu yasal düzenlemeler ..." gerekçesi ile, verilen ara kararın kesin karar olması sebebiyle, müdahil vekilinin istinaf başvurusunun reddine ara karar verilmiş, verilen bu ara karara karşı müdahil alacaklı ... Bankası A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Müdahil alacaklı ... Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, konkordato süreci sonunda tasdik kararı verilip verilmeyeceği dahi kesin olmayıp müvekkili bankanın mülkiyetindeki bedellerin komiserlik hesabına aktarılmasının açıkça mülkiyet hakkının ihlali anlamına geldiğini, iskonto kredilerinin peşin krediler olduğunu, faiz kesildikten sonra kalan miktarın müşteriye ödenmekte olduğunu, kullandırılan kredinin çek karşılığı olarak davacıya ödendiğini, çek verilmediği takdirde kredinin kullandırılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından temlik cirosu ile müvekkili bankaya verilen çeklerin iskonto kredisinin teminatı olarak geçici mühlet kararından önce verildiğini, müvekkili bankanın yetkili hamil olmasına rağmen bu çeklerin iadesinin istenmesinin mülkiyet hakkının açık ihlali olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme ara kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep, mahkemenin 08/06/2026 tarihli ek kararı ile kesin ara kararın istinafının reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. HMK'nun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341/(1). maddesi, "İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmünü, İİK'nun 7101 Sayılı Yasa ile değişik "Geçici mühlet" başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, " Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. ...Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." hükmünü içermektedir. HMK'nın 346. maddesinde; "İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar." hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenleme uyarınca ilk derece mahkemesince verilen kesin nitelikli kararlara ilişkin istinaf istemleri hakkında HMK'nın 346/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince bir karar verilebileceği gibi, Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da bu hususta karar verilebilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13.03.2013 tarih ve 2013/444 Esas 2013/4848 Karar sayılı, 04.06.2013 tarih ve 2013/8345 Esas 2013/11632 Karar sayılı, 24.09.2013 tarih ve 2013/13228 Esas 2013/16450 Karar sayılı, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 25.11.2013 tarih ve 2013/25812 Esas 2013/20072 Karar sayılı kararları ile yerleşik diğer içtihatlarda da belirtildiği üzere; ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen kararlar ile yokluğunda ihtiyati tedbir kararı verilen kişinin itirazı üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilecektir. Gerek Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda gerekse Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda ara kararlarına karşı kanun yoluna başvuru kabul edilmemiştir. Pozitif hukukta aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi düzenlemenin uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün; önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkelerindendir. Buna göre, 6100 sayılı HMK'nun 12.01.2011 tarihinde kabul edildiği ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği; 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Yasanın ise 28.02.2018 tarihinde kabul edilerek 15.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna göre 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu açıktır. Ayrıca 6100 sayılı HMK, hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir kanun iken, 7101 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrası usule ilişkin özel bir düzenlemedir.. Gerek özel yasa-genel yasa ilişkisi, gerekse önceki yasa-sonraki yasa ilişkisi ve gerekse kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince konkordato isteminin yargılaması sırasında 23.012026 tarihli ara karar ile çek bedellerinin bankalar tarafından mevcut kredi borçlarına takas ve mahsup edilmemesine, geçici mühletin ilan tarihinden sonra konulan blokelerin de kaldırılarak takas ve mahsup edilen paraların, çek bedellerinin davacıların hesabına aktarılmasına, ara kararın ilgili bankalara bildirilmesine karar verildiği ve müdahil bankanın ara karardan rücu talebinin 22/05/2026 tarihinde verilen ara karar reddine kesin olarak karar verildiği ve verilen bu ara karara karşı müdahil banka tarafından istinaf kanun yolu başvurusunun mahkemece ara kararın kesin nitelikte olduğundan ve kesin olarak verilen ara kararın müdahil banka tarafından istinaf kanun yolu başvurusunun da HMK'nun 346. maddesi gereğince reddine 08.06.2026 tarihinde karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, istinaf incelemesine konu ara karar ve ek karara karşı HMK'nun 341/(1). maddesi ve İİK'nun 287. maddesi gereğince istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün değildir. Mahkemece verilen kesin nitelikli ara/kararlara karşı yapılan istinaf kanun yolu başvuruları hakkında HMK'nın 346. maddesi uyarınca bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilecektir. Bu durum karşısında; istinaf istemine konu ilk derece mahkemesi ara kararının kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, mahkemece 08.06.2026 tarihli ek karar ile müdahil alacaklı ... Bankası AŞ. vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, müdahil alacaklı ... Bankası AŞ. vekilinin 08.06.2026 tarihinde verilen ek (kesin kararın istinafının reddi) karara yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1 Esas sayılı dosyasında verilen 08.06.2026 tarihli EK (kesin kararın istinafının reddi) KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan müdahil alacaklı ... Bankası AŞ. vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında müdahil alacaklı ... Bankası A.Ş.'nden alınması gereken 732,00.TL maktu karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan müdahil alacaklı ... Bankası A.Ş. tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 17/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1278, K. 2026/1944, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1278-e-2026-1944-k-6e3d79e5de27