Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/343 E. 2026/1564 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/343
- Karar No
- 2026/1564
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/343
KARAR NO: 2026/1564
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/10/2022
NUMARASI: 2020/680 Esas, 2022/671 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari satımdan kaynaklanan)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının ... plakalı, ... şase nolu, ... marka, 2013 model aracı .... Noterliğinin 09/06/2020 tarihli, ... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi ile davalı şirketten satın aldığını, tescil işleminden bir kaç gün sonra Antalya ilinde araç davacıya teslim edildiğini, araç satış ve teslim işlemleri yapılmadan önce davalı tarafça davacıya araç gereği gibi muayene imkanı tanınmadığını, davacının aracı teslim alıp yola çıktığında arıza lambası yandığını, müvekkilinin arıza lambasının yandığını davalı tarafa anında bildirdiğini, davalı tarafça da arızanın sebebi olarak "Pis yakıt girmiş olabilir bu nedenle lamba yanmıştır endişelenmeye gerek yok" yanıtını aldığını, araçta " Araba balataların ısınması, EDC Lambasının yanıp sönmesi, Fren lambalarının yanıp sönmesi" gibi arızalar için aracın 17/06/2020 tarihinde, 19/06/2020 tarihinde ve 17/08/2020 tarihinde yetkili serviste tamir gördüğünü, araç ile ilgili yetkili servis tarafından yapılan incelemede aracın bulunan gizli ayıplar sebebiyle tamir masrafının 16.499,02 TL olacağının tespit edildiğini, ... Sitesi .... Blok No:... Merkez/....... adresinde bulunan ... isimli araç tamir servisinde yapılan inceleme sonucunda aracın tespit edildiği üzere, ... mazot pompası olması gerektiği halde Euro 4 mazot pompası takılı olduğu anlaşıldığını, ayıbın gizlendiği ve bu ayıbın olağan bir gözden geçirme ile tespit edilemeyecek, kullanıma bağlı olarak ortaya çıkabilecek bir ayıp olduğunu kanıtlar nitelikte olduğunu, davacı zararlarının giderilmesini birden çok kez davalıdan talep ettiğini, davalının her seferinde davacıyı oyaladığını, sonuç alamadığını, davacının 09/06/2020 tarihinde satın aldığı araçtaki ayıpları öğrenir öğrenmez satıcıya bildirdiğini, satıcı tarafından zararların giderilmemesi üzerine zorunlu arabuluculuk müracaatında bulunduğunu, taraflarca arabulucu da da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, ... plakalı ... marka 2013 model araçta ki ayıplar nedeniyle tamir gideri için 100,00TL, aracın tamirde kaldığı süre boyunca çalışmaması nedeniyle meydana gelen zararı için de 100,00TL olmak üzere toplam 200,00TL nin arabulucuya başvuru tarihi olan 23.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 26.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini hasar bedeli için 100,00 TL miktarın bilirkişi raporu doğrultusunda 11.412,88 TL olarak, ikame araç zararı için istenen 100,00 TL miktarın da 2.000,00 TL olarak arttırıldığını belirterek toplam 13.412,88 TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; iddia edildiği üzere müvekkilinin davacı yanın aracı muayene etmesini engellemediğini, davacının böyle bir talebi olmadığını, davalının davacı yanı aracı muayene etmesini talep etme veya alıcıyı muayene etmeye zorlama yükümlülüğü bulunmadığını, nitekim, 2. el bir araç alımında alıcının araçta herhangi bir ayıp durumu olup olmadığı konusunda ilgili servis ve bakım yerlerine aracı muayene ettirmesi keyfiyeti, hayatın olağan akışı gereğinde olduğunu, hal böyle iken, satıcı tarafından davacının aracın muayene edebilme talebi engellendiği takdirde aracı satın almama inisiyatifi bulunmadığını, davalı müvekkilinin söz konusu uyuşmazlığın konusu aracın bakımlarını kendisinde olduğu süre zarfında düzenli olarak yaptırdığını, nitekim periyodik araç muayenesinde fren sistemi, lambalar, yansıtıcılar, ... vb. unsurları denetlenmekte olup uygun olmaması halinde söz konusu arızaların tamir edilmeden trafiğe çıkabilmesinin mümkün olmadığını, davalı müvekkilinin söz konusu aracı davacı yana ayıpsız olarak teslim ettiğini, aracın 2013 model olduğu gözetildiğinde kabul etmemekle sıfır araçta bulanabilecek niteliklerin bulunamayacağını bilebilecek durumda olduğunu, davacının dava dilekçesinde aracı teslim alır almaz yola çıktığı anda arıza lambasının yandığını beyan ettiğini, davalı müvekkiline söz konusu ayıpları kabul etmemekle beraber aksi düşünüldüğünde dahi uyarı ikaz lambalarının yandığını ileri sürmesi araçta belirtilen tüm arızaların araç sistemi tarafından gözüktüğünü, ortalama bir bireyin anlayabileceği şekilde açık olduğu adi bir muayene ile de anlaşılabileceğini ve araçta gizli bir ayıbın olmadığını ortaya koyduğunu, davacı arızayı belirtir uyarı ikaz lambalarının teslim tarihinden itibaren yanması sebebi ile aracı tamire götürdüğünü beyan ettiğini, araç satışı anlaşılacağı dosya kapsamına sunulan .... Noterliğinin 09/06/2020 tarihli ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile satıldığını, daha sonrasında araç davacı yana teslim edildiğini, davacının ikaz lambalarının teslim alır almaz yandığını belirttiğini, gizli bir ayıp bulunmaması sebebiyle aracı mevzuatta öngörülen 8 günlük yasal süre içerisinde muayene ettirmediğini, davalı müvekkiline süresinde ihbarda bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Tüm dosya kapsamı yukarıda izah olunan hususlar ile birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın satın alınan araçta gizli ayıp olduğunu iddia ederek tazminat talebinde bulunduğu, ispat kuralları gereği davacının öncelikle araçta gizli ayıp olduğunu ve kanuni ihbar sürelerine uygun bir şekilde ayıp ihbarında bulunduğunu ispatlaması gerektiği, davacının ayıp iddiasına ilişkin olarak alınan iki rapor arasında çelişki oluştuğu, bu nedenle mahkememizce Yargıtay içtihatları uyarınca çelişkilerin giderilmesine yönelik olarak yeniden rapor alınmasına karar verildiği, delil avansını ikmal etmek üzere davacı vekiline usulüne uygun ihtarda bulunulduğu, ancak davacı vekili tarafından süresi içinde delil avansı ikmal edilmediği gibi duruşma tarihi itibari ile de avansın ikmal edilmemiş olduğu, bu durumun yasal sonucu olarak dosyada mevcut deliller uyarınca değerlendirme yapılması gerektiğinden, araçtaki ayıbın gizli ayıp olduğuna dair alınan ilk raporun kesin yargı taşımadan ihtimale dayalı yorum niteliğinde olması nedeniyle hükme esas alınamayacak olması, satışa konu aracın 290.000 km'de olması, aracın satıştan sonra ortaya çıkardığı arızaların normal eskime arızaları olduğu, bu arızaların gizli ayıp sayılamayacağı yönündeki ikinci raporun da dayalı yorum niteliğinde olduğu, bu hali ile her iki raporun da uyuşmazlığın çözümüne yeterli olmadığı, bu durumda davacının iddiasını ispatlayamadığı ... " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ara karar ile araç başında yapılan keşif sonucunda düzenlenen17/06/2021 havale tarihli Makine Mühendisi bilirkişi raporu ile dava konusu satışı yapılan araçta bulunan ayıpların gizli ayıp olduğu ve toplam zarar miktarının 13.412,88 TL olarak tespit edilmiş olduğu halde mahkemenin hukuka uygun bu rapor ile yetinmeyerek daha sonra da tekrar rapor aldırdığını, keşif yapılmadan aracı görmeyen bilirkişi raporlarına dayanarak davayı reddettiğini, bilirkişi raporlarının yorum içerdiğinden bahsedilmiş ise de, ilk rapor da yorumdan ziyade dava konusu araçtaki ayıpların gizli ayıp mahiyetinde olduğunun açık bir şekilde tespit edilip raporda bu hususun açıkça ifade edildiğini, mahkeme tarafından bilirkişi ücret tarifesinin çok üzerinde 3.kez bilirkişi incelemesi için fahiş miktarda bilirkişi ücreti yatırmalarının istediğini, bu miktarlar dava miktarını aşar mahiyete gelince müvekkili tarafından yatırılamadığını, 10.000 TL lik dava için bundan daha fazla mahkeme masrafı yatırılmasının istenmesinin adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu, mahkemenin yatırdıkları masraftan açık bir şekilde birden fazla rapor aldırılmasına mahal vermeyecek açıklıkta talimat yazıp rapor aldırması gerektiğini, ayrıca ilk sunulan raporun da hukuka uygun olduğunu, mahkemenin hukuka aykırı uygulamaları sonucunda müvekkilinin hak kaybına sebebiyet verildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, taraflara arasındaki ikinci el araç satımına konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı tamir masraflarının ve zararın satıcı davalıdan tahsili istemiyle açılmış bir maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı vekili; davacının davalıdan 09/06/2020 tarihli noter araç satış sözleşmesi ile davalı şirketten satın aldığı aracın teslimin hemen ardından arızlandığını, aracın gizli ayıplı olduğu ileri sürerek, bu sebeple yaptırdığı tamir masraflarını ve aracın tamirde kalması sebebiyle doğan zararın davalıdan tahsilini istemiş, dava dilekçesinde, anlaşamama tutanağına, araç satış sözleşmesine, araç trafik sicil kayıtlarına, yetkili servis kayıtlarına, faturalara, Milas pompa tamir servisinin tespit raporuna, bilirkişi incelemesine, tanık ve yemin deliline dayanmıştır.
Mahkemece, talimat yoluyla araç başında keşif yaptırılarak aldırılan 17.06.2021 tarihli bilirkişi raporu sonrasında davalı vekilinin rapora itirazı üzerine 20.10.2021 tarihli ara karar ile yeni bir bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verildiği, alınan18.04.2022 tarihli raporla ilk alınan rapor arasında çelişki oluştuğu, bunun üzerine 31.05.2022 tarihli duruşmada verilen 1 numaralı ara kararda '' Dosyada bulunan iki rapor arasında çelişki oluştuğundan çelişkilerin giderilmesi için Bodrum ASHM talimat yazılarak dava konusu aracın yerinde incelenerek gerekirse aracın labarotuvar ortamında muayenesinin yapılarak servis kayıtları ve raporlarda değerlendirilmek suretiyle aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın gizli ayıp olup olmadığı, davalı satıcının ağır kusurunun bulunup bulunmadığı, sunulan belge ve raporların incelenmesi, önceki talimat raporu, mahkememizce alınan rapor ve servis formlarının incelenerek iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi, EDC ve fren hatasının alıcıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirlenmesi, varsa davacının uğradığı zararların ve taleplerinin değerlendirilerek hesaplanması konusunda resen mahkememizce seçilecek otomotivden anlayan 3 kişilik makine mühendislerinden oluşan heyet tarafından rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, inceleme sonucu düzenlenecek raporun mahkememize gönderilmesine, her bilirkişi için 1.500,00 TL ücret takdirine, toplam 4.500,00 TL bilirkişi ücretinin ve talimat masraflarını yatırması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen süre içerisinde yatırılmaması halinde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, (ihtarat yapıldı) '' denilerek davacıya bilirkişi ücretini yatırması için kesin süre verilmiştir.
HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
HMK'nın ''Delil İkamesi İçin Avans'' başlıklı 324. maddesinde; taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olduğu, delil avansının yatırılmaması halinde, tarafın o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı düzenlenmiş olup, bu durumda mahkemenin davayı dosyada mevcut delil durumuna göre değerlendirerek karar vermesi gerekmektedir. Diğer deliller ile dava kanıtlanamıyorsa, davanın esastan reddi gerekir.
Mahkemece alınan ilk raporda aracın fren ikaz lambasının yanmamasının bir çok nedeni olabileceği, bunun sebebinin yetkili servisin incelemesi ile belirlenebileceği, lambanın yanmasının belirtilen hatalardan kaynaklanabileceği ve aracın gizli ayıplı olacağı kanaati bildirilmiş, 18.04.2022 tarihli raporda ise; aracın arızalarının normal eskime arızaları olduğu, üretimden kaynaklı arıza olmadığı, alıcının yanıltılmasının mümkün olmadığı kanaati bildirilmiştir. Bu şekilde iki rapor arasında çelişki oluşmuş olduğundan mahkemece bu çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişiden rapor alınması gereklidir. Çelişki giderilmeden karar verilemez.
Bu sebeple mahkemece çelişkinin giderilmesi için yeniden rapor alınmasına karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Bu durum adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurmaz. Mahkemece verilen usulüne uygun kesin sürede bilirkişi ücretinin yatırılmadığı görülmektedir. Dava konusunun hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlemeyecek niteliktedir. Aracın ayıplı olup olmadığının ancak teknik bilirkişilerce inceleme yapılması ile mümkündür. Davacının dayandığı diğer delillere göre de aracın ayıplı olduğu tespit edilemediğinden davacı vekilinin istinaf sebepleri kapsamında yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usule ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2- Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 23.09.2026