Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/12334 E. 2026/7100 K. – İcrai Davranışla
Konu: İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/12334
- Karar No
- 2026/7100
- Karar Tarihi
- Konu
- İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/597 Esas, 2024/828 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2024 tarihli ve 2022/266 Esas, 2024/172 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan açılan kamu davasında değişen suç vasfına göre icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunlukları uygulanmasına hükmedilmiştir. B. İstinaf Sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşmasız olarak yapılan inceleme sonucunda, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 17.10.2024 tarihli ve 2024/597 Esas, 2024/828 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Katılan ile dava açılması hususunda anlaşamamaları nedeniyle katılanın kendisinden danışma ücretini geri istediğine, danışma ücretini geri vermemesi nedeniyle kendisini haksız göstermek için katılanın şikayet yoluna başvurduğuna, ödenmiş bir paranın ve teslim edilmiş bir vekaletnamenin bulunmadığına, vekalet ilişkisinin varlığı kabul edilse dahi katılanın verdiği ücretin dava ücretini karşılamayacağına ve hükmün bozulması istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, dava konusu yapılan eylemin açıkça ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, iddianame yerine geçen son soruşturmanın açılmasına ilişkin kararda sanık hakkında, katılanın kardeşi ile birlikte malik olduğu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması amacıyla dava açmak üzere vekilliğini üstlenip masraflara mahsuben 1.000,00 TL ayrıca katılanın oğlundan 01.10.2018 tarihli banka havalesi ile 3.000,00 TL olmak üzere toplamda 4.000,00 TL almasına rağmen şikâyet tarihine kadar gereğine tevessül etmediği isnadı ile kamu davası açıldığı, ''katılanın hukuki süreçten bilgi almak maksadıyla kendisine ulaştığı zamanlarda katılanı oyaladığı'' şeklinde bir anlatıma yer verilmediği halde bu yöndeki kabulle iddianın dışına çıkılarak "davasız yargılama olmaz" ilkesine aykırı olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; İddianame yerine geçen son soruşturmanın açılması kararında 5237 sayılı Kanun'un 247/1 ve 53/1. maddelerinin uygulanması talep edildiği halde sanığa ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı Kanun'un 257/1 ve 53/5. maddelerinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece avukatlık hak ve yetkisinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi suretiyle sınırlı uygulama yapılması, Adli sicil kaydına nazaran mükerrir olan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 58/6-7. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, Hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.