Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/2190 E. 2026/7856 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2190
Karar No
2026/7856
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/220 E., 2021/330 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz talebinin süresinde olduğu, temyiz talebinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 18.03.2015 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 03.08.2019 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; I. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın üzerine atılı "resmi belgede sahtecilik” suçunun 5237 sayılı TCK'deki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 29.09.2008 tarihinden, duran süre de eklenmek suretiyle hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, II. Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1-İddianamede şüpheliye yüklenen suç hakkında; suç teşkil eden fiil, zamanı ve işlendiği yer konusunda açıklama gerektiği gibi olay öyküsünde isnat edilen fiilin hangi fiil olduğu açıkça anlatılmalıdır. Fiilin aynı failin diğer fiillerinden ayırt edilebilir nitelikte belirtilmesi gerekir. Failin her biri birbirinden bağımsız biri diğerinin unsuru olmayan ve ayrı ayrı suç teşkil eden fiilleri yönünden de iddianamede kamu davasının sınırları açıkça gösterilmelidir. Cumhuriyet Savcısının iddianamesine göre, mahkemenin suç teşkil eden hangi fiiller konusunda karar vermesi gerektiği belirsiz kalmamalıdır. Eksiklik ve yetersizlik varsa bu, yargılamada giderilmelidir. İddianamede dava konusu yapılmak istenen suç teşkil eden eylemlerin ayrı ayrı açıklanıp belirlenmesi gerekir. Yani suç teşkil eden fiiller bakımından kamu davasının sınırı açıkça gösterilmelidir. Suç teşkil eden fiil yönünden kamu davasının dışına çıkılması, dava olmadan karar verilmesi anlamını taşır. Böyle bir uygulama CMK’nin açık hükümleri karşısında olanaklı değildir. Hakim, fiilin niteliğini tayin ve takdirde iddianamedeki hukuki görüş ile bağlı değildir. Ancak bilindiği üzere, iddianamede bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesi o olay hakkında dava açıldığını göstermez. İddianamede dava konusu yapılan ve herbiri ayrı ayrı bağımsız suç teşkil eden her bir fiilin açıklanması gerekir.

İddianameyle açılan ve yürütülen yargılama sonucu değişen suç vasfı ile bir görevsizlik kararı verilmesi halinde, öncelikle açılan davanın dönüşen suç niteliğine uygun olup olmadığı değerlendirilip, olanaklı değilse usulünce kamu davası açılması zorunludur. Şayet, iddianamede suç teşkil eden eylem açıkça anlatılmış ancak suçun vasıflandırılması hatalı ise bu halde bir görevsizlik kararı verilmesi mümkündür. Bu durumda, mahkemenin görevsizlik kararına konu suç ile ilgili değerlendirme yapması olanaklı olacaktır. Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 204/1 maddesi uyarınca resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, Ümraniye (kapatılan) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2007 tarihli ve 2006/241 Esas, 2007/905 Karar sayılı görevsizlik kararındaki suçun vasfı esas alınarak yargılamanın sürdürülmesinin açıkça Ceza Yargılama yasasının ve usul haklarının ihlali anlamına geldiği, bu nedenle sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı CMK’nin 170/3 ve 225/1. maddelerinde öngörülen yönteme ve biçime uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde bu suçtan yargılama yapılarak hüküm kurulması, 2-Kabule göre de; a.Gerekçeli karar başlığında "24.02.2006" olması gereken suç tarihinin "24.12.2005" şeklinde hatalı gösterilmesi, b. 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanunun 52. maddesi uyarınca suç tarihine göre 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği hâlde, somut olayda elde edilen haksız menfaat miktarının altında uygulama yapılmak suretiyle eksik adli para cezası tayini, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı CMUK'nin 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 14.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/2190, K. 2026/7856, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2022-2190-e-2026-7856-k-6857bbeb7093