Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/4839 E. 2026/7860 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2026/4839
Karar No
2026/7860
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/371 E., 2016/187 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın, katılana Muğla Adliyesinde Cumhuriyet savcısı ile birlikte çalıştığını, Yargıtayda tanıdıklarının olduğunu, katılanın Yargıtayda olan dosyası için yardımcı olacağını beyan ederek 700 TL parasını aldığı iddia edilen somut olayda; 5237 sayılı TCK'nın 158/2. maddesinde yer alan nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, suç failinin, ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, unvanı ve lakabını beyan etmesi yanı sıra lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını ve işini yaptırabileceğini belirterek mağduru kandırması gerektiği; somut olayda ise sanığın, katılana Muğla Adliyesinde Cumhuriyet savcısı ile birlikte çalıştığını, Yargıtayda olan dosyası için yardımcı olacağını beyan ederek 700 TL parasını alarak haksız menfaat temin ettiği, hangi savcıyı tanıdığının somut olarak belli olmamakla birlikte eyleminin TCK’nın 158/2. maddesi kapsamında kalmayıp, sanığın kendisini adliyede görevli olarak tanıtması nedeniyle eyleminin TCK 158/1-L'de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, ancak bu düzenlemenin suç tarihinden sonra yürürlüğe girmesinden dolayı sanığın eyleminin aynı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, bu suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 14.06.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 14.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/4839, K. 2026/7860, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2026-4839-e-2026-7860-k-6ad51a24b6aa