Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/11172 E. 2026/7256 K. – İcrai Davranışla

Konu: İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2025/11172
Karar No
2026/7256
Karar Tarihi
Konu
İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1332 Esas, 2025/241 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmünün kaldırılarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2022 tarihli ve 2019/216 Esas, 2022/434 sayılı Kararı ile sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine hükmedilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 22.01.2025 tarihli ve 2023/1332 Esas, 2025/241 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmünün kaldırılarak sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın aynı Kanun'un 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince 4.500 TL adli para cezasına çevrilmesine, 53/5. maddesi gereği hakkında hak yoksunluğu uygulanmasına hükmolunmuştur. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi İbranamenin geçerli olduğuna, alacaklılardan birisine ödeme yaparak borcundan kurtulduğuna, tanık ...’nın adresinin bildirilmesine rağmen mahkemece dinlenmediğine, kararın hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, dava konusu yapılan eylemin açıkça ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, iddianame yerine geçen son soruşturmanın açılmasına ilişkin kararda sanığın davacı katılanlar vekili sıfatıyla Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/535 esasına kayden görülen tazminat davasında yapılan yargılama sonunda katılanlar ve ... lehine hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat alacaklarının tahsili için Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2010/12435 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takip sırasında 17.08.20 10... .09.2010 tarihlerinde tahsil ettiği toplam 90.300,00 Türk lirasını katılanlara vermeyerek uhdesinde tuttuğu isnadı ile dava açıldığı, katılanların alacağını diğer davacı ... 'e katılanların rızasını ve muvafakatini almadan ödemesi şeklinde bir anlatıma yer verilmediği halde iddianın dışına çıkılarak "Davasız yargılama olmaz." ilkesine aykırı olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi, "06.09.2010" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında hatalı şekilde "12.07.2010" olarak gösterilmesi, Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının 150 gün yerine 300 gün olarak belirtilmesi, Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde, fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında bu bentteki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine, aynı madde ve fıkranın "a" bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/11172, K. 2026/7256, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2025-11172-e-2026-7256-k-5b889a29f3f3