Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/12082 E. 2026/7257 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/12082
- Karar No
- 2026/7257
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1136 Esas, 2025/1628 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2025 tarihli ve 2023/3 Esas, 2025/35 sayılı Kararı ile sanıkların zimmet suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine hükmedilmiştir.
B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 21.05.2025 tarihli ve 2025/1136 Esas, 2025/1628 sayılı Kararı ile katılan ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi İstinaf sebeplerinin dikkate alınmadığına, sanıkların atılı suçu işlediklerinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğuna, hükümlerin bozulması ve sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere sanıklar ile katılan ... arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, isnat konusunun sanıkların avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan ... ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, avukat olan sanıkların tahsil ettikleri meblağı katılana vermeyerek uhdelerinde tuttukları şeklindeki isnadın sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği nazara alınarak, bu suç yönünden değerlendirme yapılması gerekirken, isnadın zimmet suçu kapsamında değerlendirilmesi suretiyle sanıkların beraatlerine karar verilmiş ise de hükümler sonucu itibarıyla doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Sanıkların leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati karşısında katılan ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararlarında, katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.06.2026 tarihinde karar verildi.