Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/11958 E. 2026/7140 K. – İcrai Davranışla

Konu: İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2024/11958
Karar No
2026/7140
Karar Tarihi
Konu
İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2062 Esas, 2024/2344 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık hakkında kurulan hükümlerin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Tayin olunan ceza miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından, sanığın duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2024 tarihli ve 2023/500 Esas, 2024/180 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. maddesi uyarınca iki kez 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/1-2-3. maddeleri gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 20.09.2024 tarihli ve 2024/2062 Esas, 2024/2344 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmolunmaması aleyhe istinaf talebi bulunmadığından eleştiri konusu yapılmak suretiyle sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Katılanlar ile aralarında uzlaştırma hükümlerinin uygulanmadığına, kendisi adına insanlarla görüşüp vekaletname çıkarttıran ... sebebiyle mağdur olduğuna, benzer iddiaların bulunduğu davalardan hakkında beraat kararı verildiğine, suçun manevi unsuru olan suç işleme kastının bulunmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Olay tarihinde ... Barosuna kayıtlı avukat olan sanık hakkında, katılanlardan ...'in işçi alacakları için işvereni aleyhine, ...'ın ise bina çatısında meydana gelen hasar sebebiyle ilgili müteahhit aleyhine dava açmak üzere vekilliğini üstlenip masraf aldığı halde şikayet tarihi olan 25.06.2019 tarihine kadar söz konusu davaları açmadığı bu suretle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davalarında; sanığın aşamalarda değişmeyen ve katılan beyanları ile de desteklenen, davaların açılması için kendisine vekalet verilmesi hususunda görüşmediğine, hiçbir zaman katılanlarla bir araya gelmediğine dair savunması, sanığın eski eşi olan ve katılanların aşamalarda değişmez şekilde ilgili davaların açılması hususunda görüşüp anlaştıklarını ifade ettikleri ... hakkında benzer eylemler nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararlarının bulunması karşısında, savunmasının denetlenmesi açısından sanığın aynı suçtan benzer eylemler nedeniyle yargılandığı ve beraatine karar verilen dava dosyalarının tespit edilip incelenmesi sonrasında hasıl olacak sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeler sonucu verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, Kabule göre de; Sanığın söz konusu davaları açmamak şeklinde kabul edilen eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek aynı Kanun'un 257/1. maddesi uyarınca icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hükümler kurulması, Temel cezalar belirlenirken teşdit nedeni olarak gösterilen suçun işleniş biçiminin ne suretle benzer eylemlerden ayrıldığı, suç konusunun önem ve değerinin ne olduğu ile hükmedilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinde öngörülen eylemin ağırlığı ile orantılılığı karar yerinde yöntemince açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılarak cezalara hükmedilmesi, Dosya kapsamına nazaran "25.06.2019" olan suç tarihinin, karar başlığında "22.06.2018" olarak gösterilmesi, Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca yeniden ele alınması için ilgili mahkemelere ihbarda bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2024/11958, K. 2026/7140, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2024-11958-e-2026-7140-k-837b57635db1