Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/5073 E. 2026/7155 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5073
- Karar No
- 2026/7155
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/331 Esas, 2023/2259 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli ve 2014/96 Esas, 2022/597 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1-2, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 13... ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve aynı Kanun'un 53. maddesi gereği hâk yoksunlukları uygulanmasına hükmolunmuştur.
B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/331 Esas, 2023/2259 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiilerinin Temyiz İstemleri Banka çalışanları hakkında açılan davanın birlikte görülüp hükme bağlanması gerektiğine, eylemin hangi sanık tarafından gerçekleştirildiğinin ve sanıkların sorumlu olduğu zimmet miktarının tespit edilmediğine, 20.04.2019 tarihli bilirkişi raporuna dair itirazlarının değerlendirilmediğine, sanık ...'nin kaymakam ve müdürün imzasını taklit ederek sahte gönderme emri düzenleyerek atılı eylemi gerçekleştirdiğini ikrar ettiğine, 20 12... yıllarında yapılan Sayıştay denetiminde herhangi bir usulsüzlüğün tespit edilmediğine, müvekkilinin denetim görevini yerine getirdiğine, Sayıştay denetçileri ve İç İşleri Bakanlığı başmüfettişinin göremediği usulsüzlük nedeniyle sanığa kusur atfedilemeyeceğine, bilirkişi raporunda sanığın menfaat temin ettiğine dair somut delil bulunmadığının belirtildiğine, gönderme emirlerinin sahteliği konusunda bir araştırmanın yapılmadığına, müvekkilinin kredi borcunun ödenmesi için yakınlarından borç alıp sanık ...'ye vererek bankaya gönderdiğine, soruşturmaya başlanmadan bir hafta önce kredi yapılandırması için bankaya davet edildiğinin tanık beyanı ile sabit olduğuna, diğer tanık beyanları ile sanık ...'nin eylemine iştirak etmediğinin anlaşıldığına, kabul anlamına gelmemekle birlikte sanığın eyleminin denetim görevini ihmal suçunu oluşturacağına, Bölge Adliye Mahkemesinin resmi belgede sahtecilik suçundan eksik inceleme neticesinde verilen kararın bozulmasına hükmetmesinin çelişkiye neden olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın geçici işçi statüsünde çalıştığı kuruma ait 154.190,67 TL'yi sahte belgelerle usulsüz şekilde bankadan çekerek mal edindiğini samimi ikrarı ile beyan ettiğine, atılı eylemi tek başına işlediğine, sanığın ilçe özel idare ve köylere hizmet götürme birliği ile ilgili mutemet yetkisinin bulunmadığına, görevinin ödeme emirlerini hazırlamak ve onay sonrası bu emirleri bankaya götürmekten ibaret olduğuna, müvekkiline yasal olarak tevdi edilen bir para bulunmadığından özgü suç olan zimmet suçunun faili olamayacağına, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1)Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2)Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden Temel amacı maddi gerçeğin ortaya çıkartılması olan ceza yargılamasının en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi olup, bu kapsamda sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesi için suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilmesi ve sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin mutlaka sanık yararına değerlendirilmesi gerektiği nazara alındığında; sanığın hakkındaki mahkumiyet hükmü onanan ... tarafından gerçekleştirilen mal edinme eylemlerinden haberinin olmadığını, kredi borcunu yakınlarından borç para alıp ...'ye verdiğini, onun da bankaya yatırdığını savunması, sanık ...'nin aşamalarda değişmeyen savunmalarında zimmet eylemini tek başına gerçekleştirdiğini ikrar etmesi, dinlenen tanıkların da sanık ...'ın savunmasını doğrulaması karşısında, sanığın zimmet suçunu diğer sanık ile birlikte işlediğine dair mahkumiyetlerine yeterli somut, kesin, tarafsız, inandırıcı ve her türlü kuşkudan uzak delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR 1) Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, hükümde sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2) Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. ve 307/5. maddeleri uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Burdur Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.