Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/10672 E. 2026/7163 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10672
- Karar No
- 2026/7163
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/3053 Esas, 2025/1239 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak atılı suçtan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli mahkumiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi tarafından mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen Kararın sanık ve katılan Hazine vekilli tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.05.2024 tarihli ilamı ile hükmün bozulmasına ve dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 17.04.2025 tarihli ve 2024/3053 Esas, 2025/1239 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi gereğince beraatine hükmolunmuştur. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın hapis hakkından fazla bir miktarı uhdesinde tuttuğu ve katılana vermediğinin bilirkişi raporuyla sabit olduğuna, kararın başlık kısmında suç isminin "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" olarak belirtilmesine rağmen"zimmet" suçundan hüküm kurulmasının çelişki oluşturduğuna, sanığa atılı zimmet suçunun unsurlarının oluştuğuna, mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraate hükmedilmesinin usul, yasa ve maddi gerçeğe aykırı olduğuna ilişkindir. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Kararın başlık kısmında suç isminin "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" olarak belirtilmesine rağmen"zimmet" suçundan hüküm kurulmasının çelişki oluşturduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi kararında sanığın, her iki icra dosyasına ilişkin toplam alacak miktarının %20'si oranında vekalet ücreti hak ettiğine dair gerekçesinin isabetsiz olduğuna, mahkeme masrafları olarak katılan tarafından sanığa verilen ve karşılığında makbuz alınmayan masrafların hapis hakkı kullanılan miktar içerisine dahil edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati karşısında katılanlar vekillerinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin Kararında, katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.