Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2023/7619 E. 2026/7168 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/7619
- Karar No
- 2026/7168
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2020/762 Esas, 2020/1674 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM: Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 17... . maddeleri uyarınca zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden sonra katılma talebinde bulunması karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine dair Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2018 tarihli ve 2016/209 Esas, 2018/285 sayılı hükmünün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi sonrasında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 09.11.2018 tarihli ve 2018/1962 Esas, 2018/2389 sayılı Kararı ile sanığın eyleminin zimmet suçunu oluşturabileceği, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulması sonrasında Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesince 20.11.2018 tarihli ve 2018/529 Esas, 2018/603 sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın gönderildiği Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 18.07.2019 tarihli ve 2019/11 Esas, 2019/246 sayılı Kararı ile sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1-2 ve 62. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3,5. maddesi gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 14.10.2020 tarihli ve 2020/762 Esas, 2020/1674 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün sanığın neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin paragraftan sonra gelmek üzere; "CMK'nın 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanık hakkındaki sonuç cezanın 6.000,00 TL adli para cezası ve 80 TL adli para cezası üzerinden infazına" ibaresi eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiilerinin Temyiz İstemleri İstinaf Mahkemesince verilen hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın yüklenen suçu işlediğinin somut ve kesin delillerle ortaya konulamadığına, eylemin sübutu kabul edilse dahi güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağına, zimmet suçu yönünden ise değer azlığının uygulanması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi İstinaf Mahkemesi kararında belirtilen kazanılmış hakkın söz konusu olmadığına, bu sebeple hükmün bozulması gerektiğine, kurumun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören olduğuna ve davadan usulüne uygun şekilde haberdar edilmediğine, sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanması ve alt sınırdan cezaya hükmolunmasının hukuka aykırı olduğuna ve hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Bodrum Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.