Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/7796 E. 2026/7157 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7796
Karar No
2026/7157
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/501 Esas, 2020/1979 Karar SUÇLAR : Rüşvet alma (sanık ... hakkında), rüşvet verme (sanıklar ..., ..., ... hakkında), rüşvet verme suçuna aracılık etme (sanık ... hakkında) HÜKÜM : Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında atılı suçlardan verilen beraat hükümleri ile değişen suç vasfına göre sanık ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre kamu görevlisi olmayan sanıklar ..., ..., ... ve ...'a isnat edilen rüşvet verme ve bu suça aracılık etmeden doğrudan zarar görmeyen ... Bakanlığının kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz hakkının bulunmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmıştır. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 sayılı Kararında kesin nitelikteki hükümlerin, suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırları içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabilecekleri kabul edildiğinden ve somut olayda katılan vekilinin değişen suç vasfına göre sanık ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi hükmünü "suç vasfına" ilişkin, eylemlerin rüşvet alma suçunu oluşturabileceğinden bahisle aleyhe temyiz ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz kanun yoluna tabi olduğu ve esasın incelenmesi gerektiği belirlenmiştir. Sanık ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2019 tarihli ve 2019/198 Esas, 2019/319 sayılı Kararı ile değişen suç vasfına göre sanık ...'ın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın aynı Kanun'un 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince 6.000,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, 53/5. maddesi gereği hakkında hâk yoksunluğu uygulanmasına hükmolunmuştur. B. İstinaf O yer Cumhuriyet savcısının, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 25.12.2020 tarihli ve 2020/501 Esas, 2020/1979 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan dava açılmasına rağmen İlk Derece Mahkemesinin delilleri hatalı değerlendirerek eylemi görevi kötüye kullanma olarak nitelendirmesinin ve alt sınırdan, haksız indirimlerle ceza tayin etmesinin hukuka aykırı olduğuna, dosya kapsamındaki iddia ve savunmaların suçun maddi unsurlarının oluştuğunu açıkça gösterdiğine, mahkemenin delil toplama aşamasında eksiklikler bulunduğuna, görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün bozularak sanığın rüşvet alma suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak üst hadden en ağır hapis cezası ile cezalandırılması lüzumuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanması yerine sadece memuriyet hak ve yetkilerini kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması, Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR 1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, ... Bakanlığı vekilinin rüşvet verme ve bu suça aracılık etmeden kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesine ait hüküm fıkrasının (A) bendinin (7) numaralı paragrafında yer alan "memuriyet hizmetini yapmaktan" ibaresinin " 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan" şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Elmalı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/7796, K. 2026/7157, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2022-7796-e-2026-7157-k-322877ca71e3