Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/9645 E. 2026/7158 K. – İrtikâp

Konu: İrtikâp

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2025/9645
Karar No
2026/7158
Karar Tarihi
Konu
İrtikâp

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2025/21 Esas, 2025/150 Karar SUÇ : İrtikâp HÜKÜM: Eylemin zincirleme olarak rüşvet alma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında irtikâp suçundan açılan kamu davasında eylemin zincirleme olarak rüşvet alma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) rüşveti tanımlayan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükte kalan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır." denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının (05.07.2012 tarihine kadar) rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı, bu eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesine uyan görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu kapsamında değerlendirildiği, somut olayda şikayetçi ...'in mahkeme huzurunda verdiği beyanda sanığın kendisinden menfaat temin etmediğini belirtmesi karşısında, sanığın şikayetçiden menfaat elde ettiğine dair iddiaların şüpheli kaldığı, bu haliyle rüşvet alma suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı, sanığa isnat edilen diğer eylemlerin ise sübutu halinde suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un mülga 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçunu oluşturacağı, bu suçun anılan maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 15.06.2005 tarihi ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/9645, K. 2026/7158, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2025-9645-e-2026-7158-k-b397bf2d63cf