Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/4813 E. 2026/7124 K. – İhaleye Fesat
Konu: İhaleye Fesat Karıştırma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4813
- Karar No
- 2026/7124
- Karar Tarihi
- Konu
- İhaleye Fesat Karıştırma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/42 Esas, 2021/112 Karar SUÇ : İhaleye fesat karıştırma HÜKÜM : Mahkumiyet EK KARAR : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler ve ek Karar temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar ile Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8. maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesine göre (1) hafta olduğu gözetilmeksizin, hüküm fıkrasında temyiz süresinin 15 gün olarak belirtilmesi suretiyle tarafların yanıltıldığı anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin 30.03.2021 tarihinde tefhim edilen hükmü 07.04.2021 tarihinde temyiz ettiği, bu nedenle temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1-Sanık ...'ün temyiz isteminin reddine dair ek Karara yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Yukarıda açıklandığı üzere temyiz süresine ilişkin tarafların yanıltıldığı, ek kararda sanığa tefhim edilen hükmün 7 günlük süreden sonra temyiz edildiği belirtilmiş ise de sanığın hükümde bildirilen 15 günlük süreden de sonra temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen temyiz isteminin reddine dair ek Karar sonucu itibarıyla usul ve kanuna uygun olduğundan, sanık ...'ün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle temyiz isteminin reddine dair ek Kararın ONANMASINA, 2-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise; Doğrudan temin yöntemi ile yapılan alımlara yönelik ihaleye fesat karıştırma suçundan kamu davaları açılmış ise de doğrudan teminin bir ihale usulü olmaması nedeniyle ihaleye fesat karıştırma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, bu nedenle kamu görevlisi olan sanıklara isnat edilen eylemlerin sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu, kamu görevlisi olmayan sanıklara yönelik isnatların ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça iştirak olacağı, diğer yandan atılı suça konu olabilecek ihalenin yaklaşık maliyetin altında gerçekleşmiş olması nazara alındığında ihaleler nedeniyle kamu zararı oluşmadığının anlaşılması karşısında, sanıklara isnat edilen ihaleye fesat karıştırma eylemlerinin sübutu halinde suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı, anılan her iki suçun söz konusu maddelerde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihleri olan 2005-2006 ile hüküm tarihi arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.