Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2023/4470 E. 2026/6970 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4470
- Karar No
- 2026/6970
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/216 Esas, 2022/611 Karar SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında), rüşvet alma (sanık ... hakkında 2 kez), rüşvet verme (sanıklar ... ve ... hakkında) HÜKÜMLER : Mahkumiyet (sanıklardan ... ve ... hakkında atılı suçlardan, ... hakkında rüşvet verme ve ihaleye fesat karıştırma suçuna teşebbüsten), beraat (diğer sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesi, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle kamu görevlisi olmayan sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, vekilinin bu hükümlere yönelik temyiz istemi ile tayin olunan cezaların miktarına nazaran sanık ... müdafiinin yasal koşulları bulunmayan duruşma talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 3 17... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı reddine, incelemenin katılan Hazine vekilinin ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümlerine, katılan ... vekilinin ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümleri ile sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, sanıklar ... , ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin ise vekalet ücretine münhasır temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Tüm dosya kapsamına göre dava konusu ihaleler nedeniyle ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar oluşmadığı nazara alındığında, sanıklara isnat edilen ihaleye fesat karıştırma eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6459 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturacağı, rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarına ilişkin ise 5237 sayılı Kanun'un 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır." denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, eylemin, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için menfaat temin edilmesi durumunda rüşvet, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanması durumunda ise 6352 sayılı Kanun'dan önceki haliyle 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesinde düzenlenen "görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama" suçunu oluşturacağı, kamu görevlisi olmayan diğer kişilerin ise özgü suç niteliğindeki bu suça aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak edecekleri gözetildiğinde, rüşvet ilişkisine konu eylemlerle ilgili olarak sanıklar ..., ... ve ... 'nin üzerlerine atılı ihaleye fesat karıştırma suçuna ilişkin 04.12.2009 tarihli ihale yönünden dava zamanaşımı süresinin dolduğu ve bozma ilamından önce de bir kısım sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşıldığından, rüşvet alma ve rüşvet verme suçu ile ilgili olarak sanıkların meşru zeminde bulunduklarının kabulü gerekeceği, buna bağlı olarak kamu görevlisi olan sanık ...'ye yüklenen rüşvet alma isnadının suç tarihlerinde yürürlükte olan ve sanık lehine bulunan 5237 sayılı Kanun'un mülga 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, kamu görevlisi olmayan sanıklar ... ve ...'a yüklenen rüşvet verme eylemlerinin ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etmeyi oluşturacağı, söz konusu maddelerde öngörülen cezalarının üst sınırına nazaran bahse konu suçların 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi oldukları, suç tarihleri ile hüküm tarihi arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği dikkate alınarak kamu davalarının düşmesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hükümler kurulması, Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.